Ali Şimşek
Haydaa! Geziciler de penguenci olmuş
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10
Tape’ler, kasetler, ortalık toz duman. Vizyona çıkacak bir film bekler gibi, yerel seçimler yaklaştıkça savaş daha da azgınlaşıyor. Herhalde dünya tarihinde ilk defa bir hükümet, 11 yılı aşkın bir süredir “paralel yapı” tarafından kandırıldığını söylüyor. Dile kolay 11 yıl usta olunacak bir süre. Anlaşılan büyük usta meğer ne saf ve acemiymiş. Asıl şaşırdığımız ise yaklaşık aynı “badem” tabana sahip hükümet ve Cemaat’in birbirlerine karşı kullandıkları son derece sert dil. Geçmişte Erbakan için bol bol iyi niyet temennileri söylenirdi rahmetli, İslami hareketi şiddet hareketlerinden siyasete kanalize etti diye. Taraflardaki şiddete bakınca insanın iyi etmiş diyesi geliyor.
İlginç zamanlar gerçekten yaklaşık 2006’dan itibaren biz ne demişsek şimdi ya hükümet, ya Cemaat diyor aynısını. Şaşırıp kalmamak elde değil. Taraf bazen öyle manşetler atıyor ki, apışıp kalıyoruz. Sanki sol bir gazete duyarlılığı diyelim abartı olmasın... Müdahil olamadan seyrediyoruz.
Keyiflenmiyor değiliz elbette ya da kızgınlık depremleri yaşamıyor değiliz. Telekulak mı dersiniz yasal olmayan inşaat haberleri mi dersiniz, kutu kutu rüşvet iddiaları ve düzmece örgüt uydurarak insanları Selamsız sabahsız hapse atmak senaryoları mı dersiniz... AKP veya Cemaat duruma göre bunlardan birine angaje oluveriyor, biz seyrediyoruz. Ama nereye kadar seyredeceğiz!
Ben sabahları Yeni Şafak ile güne başlıyorum, arkasından Star ve Yeni Türkiye geliyor. Türkiye basını geçmişte olmadığı sertlikte bir taraf olma hali yaşıyor. Bu üç gazete ortak yayın ve editörler toplantısı yapsa zamandan kazanır örneğin. AKP’nin vesayete karşı kullanışlı sol liberaller ile ittifaka girdiği dönemlerde Taraf, bir proje gazetesi olarak önemli bir misyon üstlenmişti. Gazete yeni yazarlar sokmuştu hayatlarımıza: Genç Sivil Yıldıray Oğur, carlayan Rasim Ozan ve bizden sepet Melih Altınok gibi. Bu yazarlar cüretli üsluplarıyla belli bir dönem önemli işlev gördüler. Özellikle “yetmez ama evet” furyası boyunca, birçok siyasal bagajı AKP’ye yedeklemede başarılı oldular. Bugün Yıldıray, Yeni Türkiye’de erken yaşlanmış yazar kadrosundan devam ederken Rasim Ozan tam bir medya vakası açıklıklığıyla duruyor karşımızda. Elbette içine girdiğimiz bu yeni dönemin de yazarları var daha sakin ve özgüvenli bir dille kalem oynatıyorlar tarafları boyunca.İşte bunlardan biri de Yeni Şafak yazarlarından Cem Küçük. Dış politika, gizli örgütler ve komplolar konusunda belli bir uzmanlığı olduğunu düşündüğümüz Küçük, öncülleri gibi feveran etmiyor. Sanki elinde belge var sakinliği var her satırında. Binlerce kişinin dinlendiğinin ortaya çıktığı skandala atfen 25 Şubat tarihli yazısında sözü çok rahat Gezicilere vurmaya getiriyordu. Komik olmayı göze alarak “Penguenciler, geziciler, çakma demokratlar neredesiniz” diye soruyordu. Sanki bu dinleme süreçlerinin geçmişten bu yana en büyük mağduru değil sanki cemaatin yanında saf tutuyoruz gibi konuşuyordu sakin yazarımız. Hürriyet’i kastederek şöyle diyordu: “Aydın Doğan kaderinin yargıçların ve imamların elinde olduğunu biliyor. O yüzden ağzını açamıyor. Gazetelerinde yazan ve paralel yapının Odatv davasıyla hizaya getirdiği yazarları da değirmene su taşıyor. Ama artık güneş balçıkla sıvanmaz. Gezi’de penguen belgeseli yayınladılar diye kıyamet koparan özgürlükçü, sözde demokrat yazarlar nerede? Sizleri bile dinlemişler. Niçin ağzınızı açıp bu paralel yapıya tek laf etmiyorsunuz? Bu hukuksuz dinlemeleri eleştirmiyorsunuz?” Küçük ne bekliyor bizim şaşırmamızı mı? Sol sosyalist basında biz yıllardır tele kulak manşetleri atıp duruyorduk. İmamın Ordusu vakasıyla Ahmet Şık ve Nedim Şener içeri atılırken Cem Küçük neredeydi acaba? Büyük bir ihtimalle bunlar sadece gazeteci değil zaten diyordu o yıllarda Taraf’ın attığı manşetler gibi. Üstelik Aydın Doğan medyası ve Gezicileri hemen nasıl eşitleyiverdi zannedersin Doğan baretiyle Gezi’de fink atıyor revire solisyon yetiştiriyordu. Bir de Penguenci ve Gezicileri aynı cümle içinde yan yana getirivermiş. Oysa biz biliyoruz ki Penguen medyası sadece Gezi süreci içinde işler değildi o hep vardı ve AKP’nin de bunda katkısı çoktu. Küçük, kurnazlıkla AKP, Cemaat kavgasını Gezi üzerine yıkmaya çalışıyor hizaya geldiğimiz ima ediyor. Ama yemiyoruz!