Kürt ufku

10/05/2017 Çarşamba
Kürt ufku

Dört ülke topraklarına yayılan bir ulusal coğrafyası var Kürt halkının. Kürt ulusal siyasetinin merkezi on yıllardır bu bölmeler arasında yer değiştirir. Öncesine gitmeyeyim; Mehabad zamanında İran Kürdistanı’ydı merkez. Barzani aşireti uzun süreliğine Güney’e taşıdı ağırlığı. Türkiye’deki isyanlar bu ağırlığı değiştirmeye yetmeyecekti.

Ama 1980’lerde başlayan Apocu rüzgâr bir kaymayı daha yaşattı. O kadar ki, Irak’ın kuzeyinde bir fiili devlet oluşmasıyla şekillenen tablonun bile bu durumu değiştirdiği zor söylenir. Irak Kürdistanı özerk devleti uluslararası ilişkiler alanında çok kritik bir öneme sahip hale geldi. Ama Kürt ulusal dinamiği açısından bakarsak, Türkiye’deki Kürt faktörü başat konumunu sürdürdü.

Ancak çözüm sürecinin 2015’de tıkanmasıyla iş değişmeye başladı. Kürt siyaseti bütün yatırımını Türkiye’de reform umuduna yapmıştı. Bugün bile, 16 Nisan’dan sonra, belediyelere el konmuşken, dayanışma tasfiye gerekçesi olmuşken, siyasal temsilcilerin kaderi AKP’nin iki dudağı arasındayken bile Türkiye’de Kürt hareketi varını yoğunu ve beklentilerini müzakere masasına yatırıyor. Hal böyle olunca, son ağırlık kayması gerçekleşti ve Kürt ulusal dinamiğinin merkezi Suriye’ye yerleşti.

İkinci Dünya Savaşının bitiminde İran coğrafyasında Sovyetlerle ittifak ilişkisi arayan bir hareket vardı. Bundan 15-20 yıl sonra Türkiye sosyalist hareketinin içinde nefes alıp veriyordu Kürt özgürlükçülüğü. Şimdi aynı akım Rojava’da Amerikan-Rus dengesine sığınmıştır. ABD tarafından terk edilmek iflas, yine ABD’nin ağır silah verme kararı tarihsel başarı sayılacaksa içinde bulunduğumuz evrede Kürt siyasetinin koordinatları belli demektir. Sağcı Barzani geleneği ile solcu Türkiye Kürtleri arasındaki politik gerilim artık yerini Amerikancılık yarışına bıraktı. Sahaya bir süredir Rusya da dahil ve Rusçuluk da bir yarışma konusu olabilir pekâlâ…

Syriza’nın sosyalizm getireceğini sanan ve bunu samimi olarak dileyenler var diye Yunan oportünizmi emperyalizm yanlısı bir düzen hareketi olmaktan çıkmadı. Bir seçim önce Hollande’ın zaferi Paris’te kızıl bayraklarla kutlandı diye yüz yıllık sosyal-demokrasinin gerici ve burjuva karakteri değişmedi. Kürt hareketinin saflarında solcuların varlığı da Kürt siyasetini emperyalist denklemlerin içinden çekip çıkartmıyor.

Dahası var. Kürt ulusal özgürlükçülüğü ve ulusal kurtuluşçuluğu Rojava’da bitmiştir. O denklemin içinde özgürlük ve kurtuluş bir burjuva demagojisi olmaktan ileri gidemez artık. Komün masalları çocukları kandırabilir, ama bunları anlatmak da çocukların saflığına karşı suç sayılır.

Modern Kürt siyasi tarihi şöyle de okunabilir: Türkiye sosyalist ve devrimci hareketi, serpilme çağında Kürt hareketinin iki tarihsel özelliğine darbe vurdu. 1930’ların sonuna kadar süren cumhuriyet karşıtı “feodal isyancılık” ve tek parti döneminde başlayıp sonrasında devam eden cumhuriyetle “mülk sahipliği temelindeki uzlaşmacılık”, Kürt emekçilerin Türkiye işçi sınıfıyla ve ilerici hareketleriyle ittifaka yönelmesi sonucu geriledi. Artık ulusal özgürlük talepleri solda konumlanacak, isyan halkçı olacak, yoksul köylülüğe dayanacaktı.

Geleneklere ve “yapıya” bu solcu meydan okuma solun gerilemesiyle değer yitirmiştir. İlişki tersine döndü ve bu kez Kürt ulusalcılığı sol değerleri aşındırmaya, liberalleştirmeye başladı. Hareketin sıklet merkezinin Suriye Kürdistanı’na yerleşmesiyle birlikte bu yönelimin mantıksal sonucuna varmış bulunuyoruz. Bu noktada konu ulusal haklar olacaksa, herhangi bir sol programın ABD vaatleriyle, örneğin ekmek kadar su kadar ihtiyaç duyulan ağır silahlarla rekabet etme şansı kalmamıştır.

Tüm bunların Kürt dinamiğinin Türkiye sosyalist devrimi için anlamını yitirdiği gibi bir sonuca bağlanacağını hiç düşünmeyin. Kürt emekçileri ülkenin her hücresine yayılmışlardır ve bizim işçi sınıfımızın organik, ayrılmaz bir bileşenini oluşturmaktadırlar. İşçi sınıfımızın Kürt parçası ne Rojava’ya sığar, ne de büyük güç politikalarının çarkları arasında öğütülebilir.

Madem ki Kürt ulusalcılığı Amerikan üssüne, Rus taktiklerine demir attı, Kürt emekçileri için sosyalizm zamanıdır.

 

YAZARIMIZIN SON YAZILARI

Deprem… 19/08/2017 Cumartesi
Yobazlar patinajda 12/08/2017 Cumartesi
Aptal 07/08/2017 Pazartesi
Meczup 05/08/2017 Cumartesi
Betonu kırmak 29/07/2017 Cumartesi
Birlikte daha da çirkinler 17/07/2017 Pazartesi
İki ihtimal, tek yol 15/07/2017 Cumartesi
Adını koyalım 12/07/2017 Çarşamba