Erdoğan bir telden diğerleri ayrı

İftar yemeklerini siyasi nutukları için değerlendiren Başbakan Erdoğan ve AKP’li bakanlar bu kez krizi ele aldılar. Ancak dil birliğinden yoksun kriz yorumlarına göre Türkiye avantajlı bir konumda.
Cumartesi, 20 Eylül 2008 08:10

soL (HABER MERKEZİ) İftar yemeklerini siyasi nutukları için değerlendiren Başbakan Erdoğan ve AKP'li bakanlar bu kez krizi ele aldı.

Türk Armatörler Birliği ve Armatörler Kooperatifi'nin davetlisi olarak Büyük Kulüp'te konuşan Başbakan Erdoğan, biz ABD'ye göre avantajlıyız derken, Devlet Bakanları Mehmet Şimşek ile Kürşad Tüzmen daha temkinli açıklamalarda bulundular. Şimşek, önceki günlere göre daha net konuştu ve Türkiye'nin bir adada yaşamadığını söyleyerek, küresel krizden etkilenmemenin mümkün olamayacağına değindi. Tüzmen ise kriz etkilerinin genel olarak ağır olacağını vurguladı.

Kule üzerimize düşerse
Konuşmasının sadece belli bir bölümünde ABD'de yaşanan krizi ve Türkiye'ye olası etkilerini yorumlayan Erdoğan'a göre 2000'li yılların başlarındaki krizlerden çıkarılan ders sayesinde finans sektöründe "ciddi manada bir risk yaşamıyoruz.'' Finans sektörünün iyi bir noktada olması neden ile ciddi manada bir risk yaşanmadığını ileri süren Erdoğan, bunun Türkiye'nin avantajı olduğunu Amerika'nın halinin ise ortada olduğunu söyledi.

Erdoğan, 'ABD'yi bir kuleye benzeterek, "Şimdi bir kule... Bugün bir karikatürist gayet güzel yapmış. Bizimki yanında adeta bir gecekondu gibi duruyor, ama kulenin tepesi yıkılıyor. Bizim üzerimize düşerse, biz ezilip yok olur gideriz. Onun için bizim bu konuda çok dikkatli olmamız lazım" şeklinde konuştu.

TOKİ var bizde kriz olmaz
Mortgage krizine benzer bir sürecin Türkiye'de yaşanamayacağını savunan Erdoğan, TOKİ ile bu olasılığı ortadan kaldırdıklarını ileri sürdü. Kriz değerlendirmesine TOKİ icraatlarını da katan Erdoğan, hükümetin bir sosyal devlet mantığıyla bu sosyal konutları yaptığını ve bundan sonraki süreçte de bunları başarıyla sürdüreceğini belirtti.

Büyüme yavaşlayacak
Şimşek, Türkiye şu ana kadar krizden nispi olarak az etkilendi derken, ancak gelişmelerin çok kritik olduğunu vurguladı. Şimşek, ilk defa ABD hazinesinin parça parça çözüm üretmeyi bir kenara bıraktığına işaret etti. Şimşek, "Dünya ekonomisi yavaşlayacak, yavaşlıyor. Muhtemelen dünya, buna Türkiye de dahil, bir süreliğine potansiyel bir büyümenin altında bir büyümeyle yoluna devam edecek'' uyarısında bulundu.

Türkiye'nin şoklara dayanıklı olmasının bir başka nedeninin bankacılık sektörünün oldukça sağlıklı olmasından kaynaklandığını ileri süren Şimşek, Türk bankalarının yapısının sağlam olduğunu söyledi. Şimşek bir kez daha kendi evimizi toparladığımızı dolayısı ile risklere karşı daha dayanıklı olunduğunu anlattı.

Derin bir kriz
Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, yaşanan ekonomik krizin kapsam ve derinliğinin bugüne kadar yaşananlardan çok daha farklı olduğunu ve etkilerinin de buna göre çok ağır olacağını söyledi.

Tüzmen, İslam ülkeleri büyük elçilerine verilen iftar yemeğinde yaptığı konuşmada, artık uzunca bir süre, dünya ülkelerinin önemli bir bölümünün düşük kalkınma hızı, yüksek işsizlik ve enflasyon gibi sorunlarla, daha fazla mücadele etmek zorunda kalacaklarına değinirken bu vesile ile İslam ülkelerini dayanışmaya çağırdı.

Yaşanmakta olan büyük krize eş zamanlı olarak da başta gıda maddeleri olmak üzere, dünya emtia fiyatlarının hızla arttığını belirten Bakan Tüzmen, özellikle gıda maddelerindeki artışların, dünya ülkeleri arasında var olan gelir dengesizliğini daha arttıracağı gibi, sosyal ve politik sorunların çözümlerini daha da güçleştireceğini ifade etti.

İslam ülkelerinin bundan etkileneceğini söyleyen Tüzmen, işbirliğinin gerekliliğine değindi .

AB durursa biz daha fazla etkileniriz

Daha önce de yaptığı bir açıklamada Devlet Bakanı Kürşad Tüzmen, AB büyümesindeki yüzde 1'lik bir gerilemenin Türkiye ihracatını yüzde 3,3 oranında gerilettiğini söylemiş krizi bir tehdit unsuru olarak gördüklerini belirtmişti. Aynı zamanda Tüzmen bu tehdit unsurunu nasıl fırsat unsuru haline getirebiliriz, bunun çalışmalarını yürütüyoruz açıklamasında bulunmuştu.

AKP hükümeti krizden çıkışın bir aracı olarak Körfez sermayesine önem verirken, AB pazarında yaşanan daralmadan fazlası ile etkileniyor.