Polonya'daki gizli CIA tesisine yönelik soruşturma hala devam ediyor

Bush’un ABD başkanlığı döneminde CIA’nın şüphelendiği kişileri yasa dışı yollarla alıkoyduğu ve işkence yaptığı Polonya’daki gizli hapishanenin, 2008’de başlayan soruşturması devam ediyor. Soruşturma kapsamında edinilen veriler CIA’ nin uyguladığı işkenceleri gözler önüne serdi.
Çarşamba, 15 Ağustos 2012 11:13

CIA’nin 2002-2003 yılları arasında Polonya’da kurduğu bir gizli tesiste yasadışı yollarla alıkoyma ve işkence uygulama faaliyetleri yürüttüğü ortaya çıkmıştı. Uzun bir süre reddedilen bu iddia son olarak Polonya Başbakanı Donald Tusk tarafından doğrulanmış ve bu gizli merkez ile ilgili soruşturma başlatılmıştı. Resmi olarak 2008 yılında başlayan soruşturma hala devam ediyor. Soruşturma sırasında, hapishanede uygulanan işkenceleri ve yasadışı muameleleri kanıtlayan birçok delil ele geçirildi.

Savcılık tarafından hazırlanan iddianamede o dönemde Polonya İstihbarat Dairesi Başkanlığını yapan Zbigniew Siemiatkowski kanunlara aykırı bir şekilde yabancı ülkelerle işbirliği yapmakla suçlanıyor. Buna karşılık Siemiatkowski konunun devlet sırrı olduğu iddiasıyla ifade vermeyi reddetti.
İşkence merkezinin varlığı çok uzun zaman boyunca çeşitli basın kuruluşları tarafından iddia edilmişti. Fakat bu süre zarfında dönemin Başbakanı Leszek Miller ve Cumhurbaşkanı Aleksander Kwasniewski hapishanenin varlığını reddettiler. Tesisin varlığı kabul edildikten ve soruşturma başlatıldıktan sonra Miller ifade vermeyi reddederken söz konusu davanın Polonya'yı radikal İslamcıların hedefi haline getireceği endişelerini öne sürdü.

Polonya savcılığı ABD tarafından kaçırılarak yasadışı bir şekilde ülkeye getirilen ve işkence gören 8 tutukludan ikisi olan Abdül Rahim Nasiri ve Ebu Zübeyde’ye mağdur statüsü verdi. Abdül Rahim Nasiri’nin Yemen’ deki USS Cole adlı ABD gemisine yönelik bombalı saldırının lideri olduğu öne sürülürken, Ebu Zübeyde’de ise Bush hükümeti tarafından El Kaide’nin üst düzey sorumlularından olmakla suçlanıyordu. Bu iki tutuklu da Polonya’daki işkencehanede tutulduktan sonra Guantanamo’ya götürüldü. Nasiri’nin ölüm cezasına çarptırılması olasıyken, Zübeyde ise 10 yıldır hükümsüz bir şekilde Guantanamo'da tutuluyor.

Polonyalı hukukçular:"Polonya hükümeti çelişkili davranıyor."
Yaklaşık 5 yıldır devam eden ve iki kez iddia makamı değişen soruşturma geçen hafta ilan edildiği üzere Şubat 2013 ortasına kadar devam edecek.
Nasiri’nin Polonyalı avukatı Mikolaj Pietrzak Varşova’daki bir röportajında soruşturmanın yavaş fakat ciddi bir şekilde ilerlediğini söyledi. “Savcı ne kadar ciddi çalışsa da soruşturma etkili bir şekilde ilerlemiyor. Dava çok daha hızlı bir şekilde sonuçlandırılabilirdi” diye ekledi. Pietrzak’ın müvekkili Nasiri hakkında toplanmış bütün verileri görmeye hakkı olmasına rağmen, gizli dosyalara erişimi engelleniyor. Fakat erişebildiği kaynaklar bile tesiste müvekkiline uygulanan korkunç muameleleri gözler önüne sermeye yetti.

Helsinki İnsan Hakları Derneği’ne göre savcılık soruşturma esnasında 62 görgü tanığı ile görüştü ve 20 cilt kaynak derledi. Polonyalı hukukçular Polonya hükümetinin süreç boyunca çelişkili bir tutum sergilediğini ve süreçle ilişkili olan yöneticileri yargılamak konusunda da isteksiz davrandığını dile getiriyorlar. ABD hükümeti de hukukçuların süreci aydınlatmaya yönelik bütün isteklerini geri çeviriyor. Tesis ile ilgili birçok dosya gizleniyor veya yok ediliyor.

CIA'nin işkence teknikleri
Pietrzak, Nasiri’nin yaşadığı işkenceler hakkında şunları söyledi:

“Yaşananların bir kısmı zaten biliniyor. Bazı açık ABD kaynaklı dosyalarda Polonya’daki 7 aylık tutsaklığı süresince Nasiri'nin matkapla ve silahla infaz edilmekle tehdit edildiği yazmaktadır. Ebu Zübeyde ise su tahtası olarak bilinen işkence yöntemine ve daha birçok 'geliştirilmiş sorgulama teknikleri'ne maruz kalmıştır.”

11 Eylül saldırısıyla suçlanan Şeyh Halil Muhammed’e de Mart 2003’te 183 kez su tahtası (suda boğulma hissi yaratan uygulama) işkence yöntemi uygulandığı belirtiliyor. Helsinki Vakfı'ndan Irmina Pacho’ya göre Muhammed bu işkencelerin büyük kısmını Polonya’da tutulduğu esnada yaşamış.

Bu veriler yalnızca açık dosyalardan elde edilebilenler. CIA tarafından uygulanan ve belgelenmeyen veya belgelense bile hasıraltı edilen sayısız işkence uygulaması olduğunu tahmin etmek zor değil. Vakıf ayrıca 11’e yakın mahkumun aynı tesiste insanlık dışı uygulamalara maruz kaldığını bildirdi. Bu uygulamalar arasında su tahtası, tutuklunun hücresine tehlikeli böcek koyma, tutukluyu duvara çarpma, Filistin askısı ve uykusuz bırakma, infazla tehdit etme ve daha birçok işkence yöntemi bulunuyor.

İşkencehaneler Polonya’yla sınırlı değil
İnsan Hakları İzleme Örgütü'ne göre ABD'nin sadece Afganistan'da 30 civarında gizli işkence merkezi bulunuyor. Afganistan dışında CIA'nın Romanya, Litvanya, Irak, Türkiye, İspanya, Portekiz, Fas ve Kuzey Irak'ta da gizli gözaltı merkezleri var. Avrupa Parlementosu raporundan sonra Romanya ve Litvanya işkencehanelerin varlığını kabul etse de resmi bir soruşturma başlatmadı. Ayrıca Wikileaks’in sızdırdığı belgeler arasında mahkumları bu merkezlere götüren CIA uçaklarının 2002-2006 yılları arasında 24 kez Türkiye’ye uğradığı bilgisi yer alıyordu.

İşkenceler Obama döneminde de hız kesmeden devam ediyor
ABD eski Başkanı George W. Bush, 2006'da, "Bazı kişilerin gizli bir şekilde tutulması ve uzmanlar tarafından sorgulanması için bu gerekliydi. Bu şekilde elde ettiğimiz bilgiler sayesinde birçok masumun hayatı kurtarıldı" açıklamasıyla gizli merkezlerin varlığını kabul etmişti. Bunun yanı sıra Bush’un başkan yardımcısı Dick Cheney de bir konuşmasında “Kimsenin size ‘pekiştirilmiş sorgunun işe yaramadığını söylemesine izin vermeyin. Bu yöntem çok önemli bilgiler sağladı” demişti. Dönemin CIA gizli operasyonlar şefi Jose Rodriguez uyguladıkları yöntemleri anlattığı kitabı “Sert Önlemler”le ilgili olarak ABD'nin CBS kanalına verdiği röportajda “Ne yaptığımızdan ve birçok Amerikalının hayatını kurtardığımızdan eminim” diyerek yaptıkları işkenceleri savunmuştu.

Obama da iktidara geldikten sonra, Bush döneminde yürütülen CIA faaliyetlerini ortaya döktükten sonra, sorumluların yargılanmayacağını açıklayarak işkence yanlısı tutumunu gösterdi. Obama hükümeti Bush dönemiyle hesaplaşmadığı gibi o dönemin uygulamalarını aratmayan sayısız icraata da imza attı. Özellikle doğrudan Beyaz Saray’dan talimat alan Ortak Özel Operasyonlar Komutanlığı (JSOC) Orta Doğu’da sayısız cinayete, işkenceye ve suikasta imza attı. ABD hükümetinin insanlık dışı uygulamaları son dönemde Afganistan, İran, Libya ve Suriye gibi ülkelerde artarak devam ediyor. Özellikle Suriye’de ABD tarafından donatılan ve CIA ajanları tarafından eğitilen “muhalifler”in çok sayıda insana işkence ettiği ve öldürdüğü haberleri basına yansımaya devam ediyor.

(soL-Dış Haberler)