Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

YÖK'ün '2024-2028 Stratejik Planı'!

Yasal olarak devlet kurumlarının stratejik plan hazırlama zorunluluğunda olduğu biliniyorsa da, bu planların kimin için hazırlandığı, kimlerin bu planı okuduğu ve de kime/kimlere nasıl yararı olduğu bilinmiyor.

Yayın Tarihi: 09.10.2025 , 23:26 Güncelleme Tarihi: 10.10.2025 , 00:04

YÖK’ün stratejik planları genelde şu 6 bölümden oluşuyor: 1. Başkan Sunuşu, 2. Bir Bakışta Stratejik Plan, 3. Durum Analizi, 4. Geleceğe Bakış, 5. Strateji Geliştirme: Amaç, Hedef, Performans Göstergeleri ile Stratejilerin Belirlenmesi, 6. İzleme ve Değerlendirme.

Planlardaki ikinci bölüm, Misyon, Vizyon ve Temel Değerler, Stratejik Amaç ve Hedefler, Temel Performans Göstergelerini içeriyor.

Üçüncü bölüm de Kurumsal Tarihçe, Uygulanmakta olan Stratejik planın değerlendirilmesi, Mevzuat Analizi, Üst Politika Belgeleri Analizi, Faaliyet Alanları ile Ürün ve Hizmetlerin Belirlenmesi, Paydaş Analizi, Kuruluş İçi Analiz, PESTLE Analizi, GZFT Analizi alt başlıkları bulunuyor. 

PESTLE analizi, politik, ekonomik, sosyal, teknolojik, yasal ve çevresel gelişmelerin değerlendirmesini içeriyor. GZFT analizi ise, sistemin güçlü ve zayıf yanları ile fırsat ve tehditleri değerlendiriyor.

Dolayısıyla her stratejik planın önemli bir kısmı tarihçe ve mevzuat analizi gibi genellikle yinelenen bilgilerden oluşuyor. Örneğin temel değerler kısmında "çeşitlilik" ve "kalite" gibi sözcüklere her planda yer veriliyor. Bazen bir planda "Fırsat eşitliği ve sosyal adalet" temel değer oluyor, bir sonraki planda ise bu değerin yerine "Erişim, fırsat eşitliği ve kapsayıcılık" ifadesi yazılıyor. Bazen de "Uluslararasılaşma" gibi yeni bir değere yer veriliyor. GZFT analiz kısmının 2019 planında ve 2024 planında da “Türkiye’de yükseköğretim, dünyadaki küresel dinamikler ve ülkemizdeki sosyo-ekonomik gelişmelerin etkisi ile önemli bir değişim süreci ile karşı karşıyadır” cümlesiyle başlaması gibi farklı planlarda aynen tekrarlanan cümleler de yer alıyor.

Ülkemizde hukuk katlediliyor, eğitim gericileşiyor, okula aç giden çocuklar artıyor, göller kuruyor, ormanlar talan ediliyor, … üniversitelerden bir ses çıkmıyor. Üniversitelerden, genelde toplumu rahatlatıcı haberler yerine tatsız haberler geliyor. Ancak YÖK başkanı Erol Özvar, 2024 planının "Başkan Sunuşu" sayfasında, “Cumhuriyetimizin 100. yılında, ülkemizin ekonomik ve sosyal refahının artırılmasında önemli roller üstlenen üniversitelerimizin eğitim ve öğretim, araştırma-geliştirme ve topluma hizmet alanlarında ulaştıkları seviye memnuniyet vericidir” diyor! Başkanın bu açıklamasıyla kimi kandırmaya kalkıştığı merak ediliyor.

Bu planın "Bir Bakışta Stratejik Plan" başlıklı sayfada "Temel Değerler" başlığı altında, “Bilimsel rekabet ortamı, Şeffaflık, Hesap verilebilirlik, İş birliği, Akademik ve bilimsel özgürlük, Kurumsal özerklik" gibi YÖK’te ve üniversitelerimizde esamesi okunmayan değerler yer alıyor!

Kurumsal Tarihçe kısmında, yıllara göre üniversite sayılarının yer aldığı bir çizelge bulunuyor. Ancak üniversite sayıları, YÖK 1981’de oluşturulup 1982’de yeni üniversiteler açıldığı halde, nedense 1982/1983 yılından değil de, 1984 yılından başlatılıyor!

Yandaşlar dışında, yükseköğretimle ilgili tarafsız kişiler içinde, üniversitelerin istenen düzeyde olduğunu düşünen pek bulunmuyor. Ancak bu planda "2019-2023 Dönemi Stratejik Planının Değerlendirilmesi" başlığı altında yapılan açıklamaya göre, 2019 planındaki 4 Stratejik Amaç, 16 Stratejik Hedef ile 46 Performans Göstergesiyle ilgili performans değerlendirmesi göz yaşartacak derecede yüksek gösteriliyor! 2019 planındaki stratejik amaçlar, “Yükseköğretimi Nitelik ve Nicelik Olarak Ulusal ve Uluslararası Standartlara Uygun Etkin ve Etkili Olarak Planlamak ve Yönetmek; Yükseköğretim Kurulunun Kurumsal Kapasitesini ve İşleyişini Geliştirmek; Yükseköğretim Denetim Sistemini Daha Etkin ve Etkili Hale Getirmek; Üniversitelerarası Kurulun Kurumsal Kapasitesinin İşleyişini Geliştirmek” olunca,  dişe dokunur amaçlar olmayınca, performansı yüksek göstermek çok kolaylaşıyor.

2024 planında da,

  1. Üniversitelerin nitelik yönünden gelişimlerinin izlenmesi ve gerekli yönlendirmelerin yapılması
  2. Akademik personelin niteliğinin yükseltilmesi
  3. Üniversite öğrencilerinin/mezunlarının mesleki yetkinliklerinin yükseltilmesi
  4. Yükseköğretimin uluslararasılaşma düzeyinin yükseltilmesi, ülkemizin nitelikli uluslararası öğrenciler ve akademisyenler için çekim merkezi hâline getirilmesi
  5. Doktoralı insan kaynağının nicelik ve niteliğinin artırılması
  6. Üniversite kampüslerinin sürdürülebilir ve iklim dostu kampüslere dönüştürülmesi
  7. Yükseköğretimde dijital dönüşümün sağlanması
  8. Araştırma ve yenilik kapasitesinin geliştirilmesi ve üniversitelerdeki Teknoloji Transfer Ofislerinin (TTO) güçlendirilmesi
  9. Yükseköğretim programlarının istihdama duyarlılığının gözden geçirilmesi ve hayat boyu öğrenmenin teşvik edilmesi
  10. Yükseköğretimde kalite, üretkenlik ve mükemmellik kültürünün geliştirilmesi
  11. Yükseköğretimde erişim ve kapsayıcılığın geliştirilmesi  

gibi stratejik amaç bulunuyor. Bu stratejik amaçlarla ilgili olarak planda, 

  • "Dünya akademik başarı sıralamalarında ilk 200’e giren üniversite sayısı"nı 0’dan 2’ye;
  • "2547 sayılı Kanun’un Ek 46’ncı maddesi kapsamında görevlendirilen Türk vatandaşı nitelikli araştırmacı sayısı"nı da 52’den 200’e;
  • “Yükseköğretim Eğitim Programları Danışma Kurulunun yıllık toplantı sayısı"nı 0’dan 10’a ve
  • "Danışma kurulu bulunan üniversite sayısı"nı 23’ten 200’e 

çıkarmak gibi (çok önemli!!!) 60 temel performans göstergesine yer veriliyor! Stratejik amaçlar ve performans göstergeleri bu nitelikte olunca, 2029’da bu amaçlara yüzde 100’e yakın bir yüzdeyle ulaşılacağı bugünden belli oluyor!

Sakın yanlış anlaşılmasın, bu göstergeleri lise öğrencileri değil, Stratejik Planlama Ekibi yazıyor! Bazı planlarda, planı kimin/kimlerin hazırladığı belirtilmese de, 2024 planında, YÖK’ün 14 üyeden oluşan Strateji Geliştirme Kurulu’nun oluşturduğu Stratejik Planlama Ekibi'nin bu planı hazırladığı açıklanıyor. Bu ekipte, uzman, YÖK uzmanı, memur, şube müdürü, mühendis, istatistikçi, müşavir ve öğretim görevlisi gibi unvanları olan 5, 10, 30 değil, nedense 37 kişi bulunuyor. Bu kişilerin YÖK’teki birimlerin çalışanı olduğu belirtiliyor. Ancak YÖK için, dolayısıyla yükseköğretim sistemi için stratejik plan hazırlayan bu ekipte, bir tek YÖK üyesi ya da doçent/profesör yer almıyor!

Yasal olarak devlet kurumlarının stratejik plan hazırlama zorunluluğunda olduğu biliniyorsa da, bu planların kimin için hazırlandığı, kimlerin bu planı okuduğu ve de kime/kimlere nasıl yararı olduğu bilinmiyor.

YÖK başkanı, 2024 planındaki 11 stratejik amaç içinde yer almayan, “Üniversitelerin 3 yılda mezun verebileceğini” söylerken yeni ve çok stratejik bir amacı dile getirebiliyor! Bu durumda stratejik planların ne için ve kimin için hazırlandığı, ne işe yaradığı sorusu daha da can alıcı bir soru oluyor.

[email protected]

Rıfat Okçabol 'ın Son Yazıları