Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Rıfat Okçabol

Rıfat Okçabol

Okullar açılıyor!

Laik ve bilimsel eğitim anlayışına sahip olup olmaması bir yana, öğretmenin insanca yaşamasına yetecek ücret alma hayali devam edecek.

Yayın Tarihi: 04.09.2025 , 23:41 Güncelleme Tarihi: 05.09.2025 , 00:03

Okullar açılsa da, asgari ücretle çalışan bir emekçinin çocuğunu okula göndermesi mucizeye kalacak.

Ailesi varlıklı olan çocuklar, büyük olasılıkla imam hatipleştirme baskısının göreceli olarak çok daha az olduğu özel okullarda okuyacak.

Bazı varlıklı aileler ise ailenin anlayışını çocuklarına dayatma yolunu seçip onları tarikat niteliğindeki kişi ya da kuruluşların sahip olduğu özel okullara gönderecek. Benzer durum bazı dar gelirli/yoksul ailelerde de yaşanacak: Ailenin dünya görüşü nedeniyle ya da ekonomik koşulları nedeniyle çocukların bir kısmı kaçak veya iktidarın göz yumduğu gerici anlayışları öne çıkaran eğitim kurumlarına gidecek.

Devlet okuluna gitmek zorunda kalan çocuklar şanslı ise, laik ve bilimsel eğitimi savunan bir avuç öğretmende okuyacak. Bu şanslı çocuklar, gerici "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" doğrultusunda eğitim görecek olsalar da büyük olasılıkla: 

  • Okulunu ve yeni bir şeyler öğrenmeyi sevecek;
  • 23 Nisan, 19 Mayıs, 30 Ağustos ve 29 Ekim bayramlarının ne anlama geldiğini; Son padişah Vahdettin’in düşmanla işbirliği yaptığını, Kurtuluş Savaşı’nı başlatanları idama mahkum ettiğini ve bir İngiliz zırhlısıyla Kasım 1922’de yurt dışına kaçtığını öğrenecek;
  • İnsana, doğaya, emeğe, hukuka, … saygı duyacak;
  • Barışsever ve yurtsever olacak;
  • Bilimsel bilgiler edinip kendisini, toplumunu ve dünyayı gerçekçi bir biçimde tanıyıp kendi iradesinin ayrımına varabilecek.
  • Fikri hür, vicdanı hür ve irfanı hür olma şansını elde edecek.

Bu çocukların şansı, laik ve bilimsel eğitimi savunan öğretmenler işten el çektirilene ya da emekli olana değin devam edecek. Çünkü Milli Eğitim Akademisi faaliyete geçtikten sonra, laik ve bilimsel eğitimi savunan kişilerin öğretmen olması pek mümkün olmayacak.

Devlet okuluna gitmek zorunda kalan diğer çocuklar ise aileleri laik ve bilimsel eğitimi savunanlar dahil, laik, bilimsel ve karma eğitim karşıtı ya da öyle davranmak zorunda kalan öğretmenlerin eline düşecek. Bu şanssız çocuklar büyük bir olasılıkla, 

  • "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli"nin gericiliği yanında öğretmenlerinin gericiliğini de birebir yaşayacak;
  • 4. sınıftan sonra imam hatip ortaokuluna gitmeye ve seçmeli ders olarak da dini içerikli dersleri seçmeye, namaz kılmaya, oruç tutmaya ve kızsa türban kullanmaya yönlendirilecek;
  • Son Osmanlı padişahı Vahdettin’in düşmanla işbirliği yapmadığını, Osmanlı, Osmanlıca, ümmet ve mücahit hayranı olmayı, günlük yaşamını 1400 yıl öncesinin değerlerine göre sürdürmeyi öğrenmeye zorlanacak;
  • Yetmeyecek namaz kılmaya, oruç tutmaya, tarikat niteliğindeki kuruluşların etkinliklerine katılmaya, “6 yaşındaki kızlar evlenebilir” ve “Taliban’ın dini anlayışıyla bizim dini anlayışımız arasında fark yok” gibi düşünce sahiplerinin konuşmalarını dinlemeye, dininin ve kininin davacısı olmaya zorlanacak;
  • Derslerinde ya da okulun düzenlediği etkinliklerde laiklik, bilimsellik, barışseverlik, insan hakları, özgürlük, bağımsızlık ve halk egemenliği gibi değerlerden haberdar olmayacak;
  • Yandaş gazeteleri ve dini kitapları okumaya yönlendirilecek;
  • Her an öğretmenin çağ dışı bir uygulamasıyla karşılaşabilecek;
  • İmam hatip ortaokulu, imam hatip lisesi, meslek lisesi ya da açık liseye gidenlerin bilişsel ve duyuşsal gelişimleriyle gelecekleri sınırlanacak. İmam hatiplere gidenleri dünyayı yalnız inanç penceresinden görecek, başka pencerelerin olduğunun ayrımına bile varamayacak. Meslek lisesine gidenler, öğrenciyken ve yetişkinlik yaşamında işveren tarafından sömürülecek.

Bu arada öğrencilerin önemli bir bölümü, kayıt yaptırmayacak; kalem defter ve okul çantası gibi malzemeleri almakta zorlanacak; okula aç gidecek; okulu terk edecek; din kültürü ve ahlak bilgisi dersinde, ailesinin inancından farklı bir inancı öğrenmek zorunda kalacak. 

Sınavla girilen bir proje okulunu kazanan öğrenci, Danıştay proje okullarında hami uygulamasıyla ilgili yönetmeliği iptal etmezse, bir "hami"nin gericiliğiyle ya da piyasacılığıyla haşır neşir olacak.

İyi eğitim görenin ise gözü büyük olasılıkla yurt dışında olacak.

Müfredat gerici olduğundan ve devlete ait eğitim kurumlarına genelde AKP’li ya da yandaş kişiler atandığından, çocuklarının çağdaş değerler kazanması ailelerin ferasetine kalacak.

Öğretmenlerin çoğunluğu yandaş sendikalara üye olduklarından, çağdaş eğitimle bağdaşmayan gelişmelere sessiz kalacakları gibi, hem kendi hakları için bile bir çaba göstermeyecekler hem de çağdaş eğitime ve kendi haklarına sahip çıkan öğretmenleri engellemiş olacaklar.

Laik ve bilimsel eğitim anlayışına sahip olup olmaması bir yana, öğretmenin insanca yaşamasına yetecek ücret alma hayali devam edecek. Öğretmenlikle bağdaşmayan ve öğretmenliğe yakışmayan işleri üstlenmek zorunda kalacak.

Bu durumda okulların açılmasına sevinmek mümkün mü?

[email protected] 

Rıfat Okçabol 'ın Son Yazıları