Rıfat Okçabol
Milli Eğitim Akademisi!
Yayın Tarihi: 11.07.2025 , 00:08 Güncelleme Tarihi: 11.07.2025 , 00:09
Bilindiği gibi bu akademi 10 Ekim 2024’te yürürlüğe giren 7528 sayılı Öğretmenlik Mesleği Kanunu ile kurulmuştu. Bu akademi 10 bin öğretmen adayı alacağını açıkladığına göre yargının, var olan eğitim fakültelerinin yaptığı işi iktidar adına yapacak bu gereksiz kurumla ilgili yasa maddesini iptal etmediği anlaşılıyor.
Oysa bu akademiyle ilgili pek çok belirsizlikler yaşanıyor.
Örneğin, bakanlık 17 Mart 2025’te "Milli Eğitim Bakanlığı Giriş Sınavı (MEA-AGS) Detayları"nı açıklamış ve 19 Mart 2025’te de "Milli Eğitim Akademisi Başkanlığı (MEAB) Yönetmeliği" yayımlanmış. 7528 sayılı yasa ile "Milli Eğitim Akademisi" olan kurum, bu yönetmelikle başkanlık olmuş! 10 Nisan 2025’te de Cevdet Vural1 bu akademiye başkan olarak atanmış.
Başkanı bile belli olmayan bu akademiyle ilgili 17 Mart açıklaması ile 19 Mart yönetmeliğini kimin/kimlerin hazırladığı ve bu akademiye neden başkanlık dendiği bilinmiyor! Ancak bu akademi başkanlık olunca, bu kurumun akademik değil siyasal bir kurum olacağı belli oluyor.
MEAB Yönetmeliğine göre bu akademi, “Başkanlık; Başkan, Kurul ve birimlerden” oluşuyor (m.5). Yönetmelikte bunların görevleri ayrıntılı bir şekilde belirtilse de, bu görevlere getirileceklerde aranacak niteliklere yer vermiyor. Yönetmeliğe göre akademide şu hizmet birimleri bulunuyor (m.11):
- Araştırma, İzleme ve Politika Geliştirme Daire Başkanlığı.
- Mesleki Gelişim Daire Başkanlığı.
- Hazırlık Eğitimi Daire Başkanlığı.
- Eğitim Yönetimi, Denetim ve Rehberlik Eğitimi Daire Başkanlığı.
- Mesleki Yeterlikler ve Kalite Geliştirme Daire Başkanlığı.
- Dijital İçerikler ve Yayınlar Daire Başkanlığı.
- Bütçe ve Mali Hizmetler Daire Başkanlığı.
- Yönetim Hizmetleri Daire Başkanlığı.
- Maarif Arşivi ve Müzeler Daire Başkanlığı.
Yönetmeliğin 21. maddesine göre, “verilen görevleri mevzuat doğrultusunda koordine ederek etkin ve verimli bir şekilde yerine getirmek üzere Başkan tarafından görevlendirilen yeterli sayıda personelden oluşan ‘Özel Büro’” oluşturuluyor! Yönetmeliğin, 23. maddesinde "Millî eğitim uzmanı ve millî eğitim uzman yardımcılarının görevleri" ve 26-29. maddelerinde de "Eğitim ve Uygulama Merkezleri" hakkında bilgiler yer alıyor!
Görüldüğü gibi akademi devasa bir birim olarak kurulup yeni bir istihdam (kadrolaşma) alanı yaratıyor. Yönetmelikte, akademideki birimlerde görevlendirilecek kişilerin niteliği hakkında bir bilgi verilmemesi, öncelikle iktidara bu akademiyi bir çiftlik gibi kullanma kolaylığı veriyor. Bu yönetmeliğe göre, örneğin bir bahçıvan ya da herhangi biri akademiye başkan atanabilecek. Bu nedenle Danıştay’ın bu yönetmeliği iptal etmesi gerekse de, böylesi bir iptal kararının çıkmayacağını öngörmek de zor olmuyor.
Yönetmeliğin bu esnekliğinden yararlanarak, profesör ya da doçent değil yüksek lisanslı Cevdet Vural’ın akademiye başkan yapıldığı anlaşılıyor. Her halde profesörlerin ve doçentlerin görevlendirileceği bu akademinin başkanlığına, ne denli deneyimli olsa da, yüksek lisansı olan bir bürokratın atanması, pek ‘akademik’ olmuyor. Akademiyle ilgili diğer birimlere de, başkan atanmasında olduğu gibi ağırlıklı olarak bürokratların atanacağı ve bu kuruluşun AKP’nin akademisine/siyasal aygıtına dönüşeceği şimdiden belli oluyor.
İki gün sonra giriş sınavları yapılacak akademinin web sayfasında, yönetmelikte belirtilen birimlerin işlevsel hale gelip gelmediğinin bilgisi de bulunmuyor. Öğretmen adaylarının gireceği sınavlardan birine neden MEB-AGS -"sınav" ve ötekine de "Öğretmenlik Alan Bilgisi Testi" (ÖABT)-"test" dendiği de bilinmiyor.
Akademide başkan dışında kimlerin çalıştığı bilinmediğine göre, MEB-AGS’de ve ÖABT’de hangi konularda kaçar soru sorulacağına kimlerin karar verdiği de bilinmiyor. Bu arada örneğin ÖABT’nin alt testi olan "tarih" alanında, neden Osmanlıca Türkçesi konusunda soru sorulacağı da, bu alt testte Osmanlı tarihine %18’lik ağırlık verilirken neden Türkiye Cumhuriyeti tarihine yüzde 14 ağırlık verileceği de, bunlara kimlerin karar verdiği de bilinmiyor.
Bakanlık açıklamasına göre bu akademi, bakanlığa bağlı olan hizmetiçi-eğitim merkezlerinde faaliyet gösterecek. Ancak bakanlık sayfasında şu anda öğrencisi bulunmayan akademiye aitmiş gibi gösterilen öğrencilerle dolu bir sınıf fotoğrafı yer alsa da, alınacak 10 bin aday öğretmenin nerelerde okuyacağı belirtilmiyor.
Bu bilinmezliklerin yanında, akademinin web sayfasında ‘Öğretmen Akademilerinin Önemi’ başlığı altında bazı açıklamaların ne anlama geldiği ise biliniyor. Örneğin bu bölümde akademinin kilit rol oynayacağı vurgulanıp “Çağın gereksinimlerini karşılayacak, yenilikçi ve sürdürülebilir eğitim çözümleri üzerinde çalışırken, eğitimde adalet ve eşitlik ilkelerini de merkezine alır” deniyor. Ancak AKP’nin 23 yıllık iktidarında hiçbir zaman “eğitimde adalet ve eşitlik ilkelerini” önem verilmediğinden bu açıklamanın toplumu kandırmaya yönelik olduğu biliniyor.
Bu bölümde yer alan, “Eğitim, her toplumun temel taşıdır ve bir ülkenin ileriye dönük vizyonunu şekillendirir” ifadesi de toplumu kandırıcı bir ifade oluyor. Çünkü AKP’nin tüm geçmiş uygulamaları, AKP’lilerin söylemleri, Diyanetin fetvaları, daha geçen Nisan’da yenilenen "Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu" üyelerinin savunduğu değerler, sınavda Osmanlı tarihine Cumhuriyet tarihinden daha fazla önem verilmesi, … gibi gerçekler göz önüne alındığında, bu açıklamadaki vizyonun “ileriye dönük” değil, geriye dönük-piyasacı ve gerici- içerikte olacağı belli oluyor.
Toplumun, AKP iktidarda olduğu sürece bu akademiden laik ve bilimsel anlayış sahibi öğretmen yetişmesinin neredeyse olanaksız olduğunu görüp seçimlerde oyunu ona göre kullanması gerekiyor.
- 1
Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi’nden lisans ve yüksek lisans diploması almış. Öğretmenlik ve okul müdürlüğü yapmış, bakanlıkta şube müdürü, Personel Genel Müdürlüğü Eğitim Daire Başkanı, 24 Eylül 2018 - 6 Mayıs 2019 tarihleri arasında Ortaöğretim Genel Müdürü ve 2021’den sonra da Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürü olarak görev yapmış. Bu özgeçmiş, bir AKP bürokratı olan Sayın Vural’ın büyük olasılıkla Eğitim-Bir-Sen üyesi olduğunu ya da bu sendikaya sıcak baktığını gösteriyor.