Rıfat Okçabol
Kendini bitiren kurumlardan biri: YÖK (II)!
Yayın Tarihi: 17.12.2020 , 23:35 Güncelleme Tarihi: 29.01.2025 , 11:27
Bir tarikatı ziyaret edip orada sürdürülen Kuran kursuna da uğrayarak YÖK başkanlığı görevine başlayan A. Y. Saraç, Allah için kendisini bu göreve getirenleri mahcup etmemiştir. A. Y. Saraç’ın göreve geldiği Kasım 2014’den bugüne kadar, bir YÖK başkanının şaşırtıcı icraatlarını aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür.
27 Mart 2015 tarih ve 6639 sayılı yasayla Sağlık Bilimleri Üniversitesi ve bu üniversitede bir mütevelli heyeti oluşturulmuştur. Bu mütevelli heyetinin başı Sağlık Bakanlığı müsteşarı olacaktır ve heyet üyelerinin çoğunluğunu sağlık bakanlığı belirleyecektir. A. Y. Saraç üniversite özerkliğini yok edecek bu yasaya karşı çıkmamıştır. Anayasa Mahkemesi, mütevelli heyeti yapısının Anayasa'nın 130. maddesiyle güvenceye alınan bilimsel özerklik ilkesiyle bağdaşmadığı için mütevelli heyeti oluşumuyla ilgili maddeyi 9 Aralık 2016’da iptal etmiştir.
1 Nisan 2015 tarih ve 6641 sayılı bir yasa ile “Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesi” kurulmuştur. Bu üniversiteyle ilişkili olarak bir “Üniversite Danışma Kurulu” ve “Türkiye Uluslararası İslam, Bilim ve Teknoloji Üniversitesini Güçlendirme Vakfı” oluşturulmuştur. Danışma kurulunda siyasal kurumların temsilcileri çoğunlukta olacaktır. Yine siyasal kurum temsilcileri ile yandaş vakıfların temsilcilerinin çoğunlukta olduğu bu vakıf, özel okullar açabilecek ve bu okulların denetimini, bakanlık tek başına değil, vakıfla birlikte yapacaktır! A. Y. Saraç, bu üniversitenin adına da, danışma kurulu ile vakfın oluşumuna da, vakfa üniversite dahil eğitim kurumları açma yetkisi verilmesine de, itiraz etmemiştir.
Bir camisi ve 10 kadar mescidi olan ODTÜ’de, 25 Aralık 2015 günü basketbol sahasının kenarında namaz kılmaya kalkışan öğrencilere, diğer öğrenciler “Neden mescitte namaz kılmıyorsunuz” diyerek tepki göstermiştir. Bu olay üzerine AKP Lideri, “ODTÜ'de namaz kılan gençlerin üstüne saldırıldı, YÖK gereğini yapmalı" demiştir. İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nin ‘Gençlik ve Tarih’ konulu etkinliğinde tesadüfen aynı gün konuşan A. Y. Saraç, “öğrencilerin sadece eğitim aldığı konularla ilgilenmelerini değil, düşünce ve ruh dünyalarına hitap edecek konuları da göz ardı etmemelerini istediklerini” belirtmiştir
2015 genel seçimleri sonrasında güneydoğuda yaşanan olaylar üzerine, 11 Ocak 2016 tarihinde, 1.128 akademisyenin imzaladığı bir ‘Barış Bildirisi’ yayımlanmıştır. Birkaç yıl önce düşünce hürriyetinden söz eden
Dokuz Eylül Üniversitesi Buca Eğitim Fakültesi, 17 Haziran 2016 günü, Ege'ye özgü zeybek ve çeşitli dans koreografilerinin sahnelendiği mezuniyet töreni düzenlemiştir. Bu tören, öğrenciler ve veliler tarafından coşkuyla karşılansa da gerici basının saldırısına uğramış ve A. Y. Saraç, o günlerde vekaleten dekanlık görevini yürüten profesörü, anında görevden almıştır.
Milli eğitim bakanlığıyla ilişkili olarak bir Milli Eğitim Vakfı varken, 17 Haziran 2016 tarih ve 6721 sayılı yasayla Maarif Vakfı kurulmuştur. Bu vakıf, milli eğitime ve YÖK’e alternatif olarak yasanın ikinci maddesine göre “Okul öncesi eğitim, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim kurumları” açabilecektir. Bu vakfın 13 kişiden oluşan mütevelli heyetinin 12 üyesini siyaset ve birini de YÖK belirleyecektir. A. Y. Saraç, bu vakfın kurulmasına da, mütevelli heyetinin yapısına da karşı çıkmamıştır.