Hakkı Başgüney
Yeni iş yasasına karşı eylemler ve Chavez
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52
Hakkı Başgüney'in "Yeni iş yasasına karşı eylemler ve Chavez" başlıklı yazısı 10 Mart 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Salı günü Fransa genelinde CGT , FS, FO, Solidaires sendikalarının çağırısıyla düzenlenen eylemlere 200 bin kişi katıldı. Fransa’nın TÜSİAD’ı Medef ve sendikal temsiliyeti sınırlı olan ve sınıf sendikası özelliği taşımadıklarını söyleyebileceğimiz CFDT ve birkaç başka küçük sendikanın hükümetle beraber uzlaşmaya vardıkları yeni iş yasasına karşı düzenlenen gösteriye katılım anlamlıydı. 11 Ocak’ta uzlaşılan bu yeni iş yasasına göre Fransa’da sermaye sınıfının leyhine önemli değişiklikler yaşanacak ve işçiler önemli hak kayıplarına uğrayacak. Bu değişiklikler altı başlıkta toplanıyor.
İlk olarak şu anda Fransa’da elliden fazla işçi çalıştıran bir işletme bir ay süresinde ondan fazla işçiyi işten çıkarmak istiyorsa bir iş kurtarma planı uygulamak zorunda. Yeni yasa ise işten çıkarmaları hızlandırabilecek. İkinci olarak yasa işletmenin iş yerinin işlerinin iyi olmadığı gerekçesiyle çalışma koşularında ve ücretlerinde getirebileceği yeni düzenlemeleri genişletiyor. Yeni yasa aynı işletmenin farklı birimlerinde işçilerin kolaylıkla yer değiştirmesine izin veriyor işveren açısından. İşverenle işçi arasındaki uzlaşmazlıkta devreye giren arabulucuların rolü azaltılıyor. Fazla mesai saatlerindeki esneklik arttırılıyor ve çalışanların işletmedeki temsil gücü ve işverenin aldığı kararlardaki söz söyleme hakkı daralıyor. Bütün bu başlıklar Fransız ve dünya sermaye sınıfı temsilcilerinin de Fransa’da sık sık şikayet ettikleri iş gücü maliyetlerinin yüksek olduğu eleştirisinin hükümet tarafından dinlendiği ve çözümler üretilmeye çalışıldığı şeklinde yorumlanabilir.
Bu yasaya karşı harekete geçen sendikalar ve Sol Cephe ise eylemler düzenleyerek bu yasanın parlemontada kabul edilmemesini hedefliyordu. “Sol” bir hükümetin bu yasayı geçirmek istemesi Sosyalist Partinin sol kanadı olarak adlandırılan milletvekillerini de yasa karşısında harekete geçirdi. Eyleme katılanlar arasında, Sol Cephenin yanında yer aldılar. Solun solunda hükümete karşı alınan mesafe ve Hollande’a oy verdiğine pişman olduğunu söyleyen işçilerin bu eylemlere yüksek katılımı Fransa’da hükümetin solunda bir gücün oluşmaya başladığı şeklinde yorumlanabilir.
Chavez’in yaşamını yitirmesi Fransa solunun bütün bileşenleri tarafından derin bir üzüntüyle ve Venezüella halki ile dayanışma duygusu ile karşılandı. Sol Parti lideri Jean Luc Mélenchon’dan, FKP sekreteri Pierre Laurent’a dek bütün sol siyasetçiler taziye mesajları yayımlarken, sol basında da Chavez’in ölümüne çok geniş yer verildi ve Bolivarcı devrimin başarılarına dair pek çok makale yayımlandı. Chavez’le yakın ilişkiler kuran ve örnek aldığı değerlendirmesi yapılan Jean Luc Mélenchon’un açıklaması “Chavez’in temsil ettikleri asla ölmeyecektir” olurken, Laurent ise “onun halkıyla beraber açtığı umut yolunun asla ölmediğini” söyleyerek, “Venezüela ile dayanışma” mesajı veriyordu. Perşembe günü Paris’in 8. İlçesinde düzenlenen anma eylemine de Fransa ve Latin Amerika solundan bir katılımın olduğunu söyleyebiliriz. Darbeler sonrası ülkelerini terketmek zorunda kalan ve Paris’te yaşayan on binlerce Latin Amerikalı devrimci de düşünüldüğünde Chavez’in Fransa’daki etkisi daha iyi anlaşılabilir.
Fransa’nın Mali’ye askeri müdahelesi Fransız kamuyounda ve basınında büyük bir sessizlikle ve kayıtsızlıkla süre dursun, bu hafta 4. Fransız askeri yaşamını yitirdi. Fransız Komünist Partisinin muhalif eğilimlerinden Paris 15. İlçe merkezli düzenlenen bir konferansta ise Fransa’nın Mali müdahalesi Afirka’lı ve Mali’li katılımcıların da konuşmalarıyla protesto edildi. Fransa’da geçtğimiz hafta solun ve işçilerin gündemlerinde bunlar vardı.