Hakkı Başgüney
Solun solu ve yaklaşan belediye seçimleri
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:54 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:54
Hakkı Başgüney'in “Solun solu ve yaklaşan belediye seçimleri” başlıklı yazısı 7 Nisan 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Fransa’nın TUSİAD’ı Medef ve azınlık sendikaların uzlaşmasının ürünü olan, hükümetin desteklediği iş yasası, hem Sosyalist Parti dışındaki kesimlerin tepkisini çekerken hem de parti içinde fikir ayrılıkları yarattı. “Sağ sadece hayal etti, sol ise gerçekleştirdi” pankartlarıyla eleştirilen bu yeni yasa, François Hollande’ın son televizyon konuşmasıyla da birleşince, uzunca bir süredir hayal kırklığı yaratan hükümetin sol bir hükümet olmadığı da netleşmiş oldu. Hollande, televizyondaki son konuşmasında da büyük bir popülarite kaybına uğrarken Fransız sermayesinin çıkarlarını korumakta ne kadar istekli olduğunu ve emekçi sınıfların taleplerine kulaklarını tıkadığını gösterdi. Bu konuşmadan sonra, Fransız Komünist Partisi Genel Sekreteri Pierre Laurent Hollande için toplumsal aciliyetlerden tamamen kopmuştur diyordu. Sol Cephe’nin başkanlık adayı Jean Luc Mélenchon da Hollande’a karşı etkili bir muhalefetin öne çıkan isimlerinden.
Peki solun solu, Sosyalist Parti’den bağımsız etkin bir siyasi hat örebiliyor mu? Bu noktada Mélenchon’un Sosyalist Parti’ye karşı tavizsiz ve solu ayrıştırmayı hedefleyen siyaseti uzun yıllardır Sosyalist Parti’yle daha doğru bir değişle düzen soluyla birlikte hareket etmiş komünistleri zaman zaman zorluyor. Bunun temel nedenlerinden biri de yaklaşan belediye seçimleri. Komünistlerin şu anda, Fransa genelinde irili ufaklı 800 belediyesi ve 10 bin yerel seçilmişi bulunuyor. Bu belediyelerden 89 tanesi 9 bin kişiden büyük yerleşimler. Fransa genelindeki 101 departman düzeyinde ise Paris’in yakın şehirlerinden tarihi olarak da FKP’nın kalesi olan Val de Marne ve Allier departmanları FKP tarafından yönetiliyor. Bu 800 belediye Fransa’nın dört bir yanına dağılmakla beraber, dört ana bölgede yoğunlaşıyor. Son seçimlerde 3 milletvekili çıkaran Lille merkezli Kuzey Fransa, Paris çevresi, İkinci Dünya Savaşı’ndaki direniş sırasında FKP’nin çok etkili olduğu orta Fransa ve son olarak güneydoğu Fransa ve Marsilya çevresi olarak kabaca sınıflandırabiliriz.
Fransız Komünist Partisi kaybettiği güce karşı yerel örgütlenmelerinin sağlamlığı sayesinde, Fransa’da halen 3. büyük parti olmayı sürdürüyor. Peki, bu gücünü nasıl sürdürecek? Eğer yaklaşan belediye seçimlerinde Sosyalist Parti ile geleneksel ittifakını sürdürmezse bu belediyelerden bir kısmını kaybedebilir. Öte yandan Sosyalist Parti, birçok belediyede FKP’nin rakibi, yani muhalefeti yükselterek de bu belediyelerden bir kısmını koruyabilir. Ama iki türlü seçim sistemi ilk turda birinci gelen sol partinin ikinci turda diğeri tarafından desteklenmesini ve ilk turdan yapılan ittifakların meşruluğunu sağlıyor Fransa’da. Yani tamamen bağımsız siyaset, sanırım, FKP için imkansız.
Ancak Mélenchon’un Sol Partisi’nin tek bir milletvekilinin bile Fransız sol jargononun meşhur ettiği goşist suçlamasını yönelterek partisinden ayrılmadığını düşünürsek, Mélenchon’un tavizsiz siyasetinin henüz radikal solu ayrıştırarak güç olmaktan uzak olduğunu söyleyebiliriz. Sol Parti’nin belediye seçimlerinde 60 birimde şimdiden bağımsız listeler oluşturması da FKP’nin Sosyalist Parti ile olası ittifaklarına karşı Sol Parti’nin de bağımsız hareket etme isteğini göstermesi olarak yorumlanabilir. FKP’nin içinden yükselen seslere kulak verelim, örneğin Ortodoks kanadın temsilcilerinden Emmanuel Dang Tran, son Ulusal Konsey toplantısında partiyi Mélenchon’un goşist siyaseti ile Sosyalist Parti arasında sıkışmakla suçladı.
Bu tartışmalar süredursun Paris İl Meclisi’nde FKP ve Sol Parti ortak grubunun temsilcileri Paris seçimleri için şimdiden bir program ortaya koydular ve Paris’in ana sorunun barınma sorunu olduğunu ve bu konuda kimi adımlar atılmasının gerekli olduğunu vurguladılar. Bu açıklamada, Paris’te emekçilerin barınma problemlerinin çözülmesini, konut eksikliğinin giderilmesini, yüksek kiraların dizginlenmesini ve boş bırakılan, kullanımayan konutların boş bırakılan ikinci konutlara konulan yüksek vergiyle kullandırılmasını savunuyor. Bu program Sol Cephe’nin, FKP’nin iki seçimdir ilk turdan desteklediği Sosyalist Parti’yi desteklemesi için de şart gibi konuyor. FKP’nin en azından Paris’te Anne Hidalgo’nun adaylığı dışında bir aday çıkarma ihtimali zayıf da olsa, 2014’de gerçekleşecek belediye seçimleri solun solunun geleceği için de önemli tartışmaları beraberinde getirecek gibi görünüyor.