Hakkı Başgüney
Milliyetçi cephe ve herkes için evlilik hakkı
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56
Hakkı Başgüney'in “Milliyetçi cephe ve herkes için evlilik hakkı” başlıklı yazısı 26 Mayıs 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Geçtiğimiz hafta başladığımız Fransa’da aşırı sağın, faşist partinin gelişimi, gündemi üzerine değerlendirmelerimizde, son günlerde bu partinin hangi karşıtlıkla yükseldiği konusunu eksik bırakmıştık. Eksik bıraktığımız yerden, yani aşırı sağın son günlerdeki en temel gündemi olan herkes için evlilik hakkı yasasına karşı verdikleri mücadele ile devam edelim. Bu konudaki güncel bir gelişme de bu konunun önemini bir ölçüde artırdı, her ne kadar Fransız basını bir tür meczupluk olarak değerlendirdiği bu olaya pek fazla yer vermese de. Olay, Fransa’da 78 yaşında bir faşist militanın Notre Dame kilisesinde sansasyon yaratmak kaygısıyla gerçekleştirdiği intihar eylemi. Bu intihar eylemi, Fransa’da senato ve parlementoda kabul edilen ve anayasa mahkemesinden de geçen ve LGBT bireylerin evlenebilmesini ve çocuk evlat edinebilmesini sağlayan yeni yasaya karşı gerçekleştirildi.
Eylemi gerçekleştiren Dominique Venner azılı bir anti komünist, Cezayir savaşı sırasında binlerce kişinin ölümünden sorumlu OAS adlı para militer örgütün üyesi. Venner hakkında ünlü tarihçi iddialarına da avcılık ve silah konusundaki uzmanlığı kaynaklık ediyor. Venner tipik bir faşist, karanlık bir kişilik, ırkçı, yabancı düşmanı, homofobik ve ülkesinin kozmopolit, özgürlükçü vb. yüzlerinden nefret eden bir kişi olarak değerlendirilebilir. Basının tavrı yerindeydi, bu olayı büyütmek yerine bir ölçüde kayıtsızlık. Ama bu eyleme kayıtsız kalmayan ve önünde saygıyla eğilen Milliyetçi Cephe lideri Marine Le Pen, Fransa için ne kadar büyük bir tehlike olduğunu bir kez daha kanıtladı. Le Pen’in son dönemki anketlerde yükselişini de bu yasaya karşı duruşuna bağlayanlar çok.
Bu sembolik intihar eylemi, ayrıca siz bu yazıyı okurken 26 Mayıs Pazar günü Paris’te gerçekleştirilmesi hedeflenen “Herkes için Evlilik Hakkı” yasasına karşı düzenlenen ve yüksek katılım hedeflenen eyleme de bir çağrı niteliğindeydi. Bu eylemi örgütleyen ve Fransız Baharı ismiyle hareket eden bu aşırı sağ kesimlerin hareketini Neslişah Başaran soL portalda yayımlanan bir yazısında ele almış ve bu “halk hareketini” bir güzel eleştirmişti. Yazısında şöyle diyordu:
“Bunların sloganı da “Herkes için Gösteri Hakkı!” (Manif pour Tous!). Çünkü onlar mağdurlar. Paris’in merkezinde gerçekleştirdikleri kitlesel bir gösterinin ardından, içlerinden bir grup polisle çatıştığında polisin göz yaşartıcı gaz saldırısına maruz kaldıkları için.
“Aşağı yukarı aynı gruplar göçmenlere de karşı çıkıyor, özellikle Arap ve Müslüman göçmenlerin Fransız kimliğini bozduğunu ileri sürüyorlar.
“Ama olsun. Küçümsemeyelim. Halk hareketine burun kıvırmış oluruz sonra.”
Sosyalist Parti hükümetinin belki de şimdiye kadar gerçekleştirdiği az sayıda olumlu şeyden biri olan bu yasaya, aşırı sağın saldırısına karşı hükümet şimdilik iyi direniyor. Örneğin, İçişleri Bakanı Valls, Fransız Baharı hareketine kaşı bir yasaklama kararını gözden geçirdikleri söyledi. Radikal sol da yasaya başından beri destekliyor. Belki bu yasanın kriz ve diğer eşitsizlik gündemlerinin ötesine geçerek ülkedeki sağ-sol kamplaşmasını başka bir düzlemde yeniden üretmekle eleştirenler çıkabilir ama yapacak birşey yok, bu yasa önemli bir yasa ve toplumun önemli bir kesiminin haklarını aşırı sağa, homofobiklere karşı savunmak da solun görevi. Bu Pazar Paris’te yaşanacakları ve bu yasanın Fransa toplumunda yarattığı kırılmayı ve bütün gerici, sağ güçlerin geliştirdiği kutsal ittifakı da ele almaya devam edeceğiz.