Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hakkı Başgüney

Komünistler ve Mali saldırısı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:48 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:48

Hakkı Başgüney'in “Komünistler ve Mali saldırısı” başlıklı yazısı 20 Ocak 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Libya’da islamcıların iktidara gelmesine yol açan, Suriye’de onları destekleyen Fransa’nın Mali’de islamcılarla korakor bir mücadeleye girişmesi açıkca bir çelişki. İslamcılara karşı müdahaleyi desteklediğini söyleyen bir komünist senatör de iktidara, “tamam islamcılara karşıyız, o halde neden ülkemiz bu grupları destekleyen Katar ve Suudi Arabistan ile yakın ilişkiler kuruyor” diyerek eleştiri yöneltmiş.
İsterseniz yazıda FKP’nin çeşitli gerekçeler öne sürerek bu emperyalist müdahale karşısında nasıl bir çelişkiye düştüğünü anlatalım. Gerçi daha önceki yazılarımızda da vurguladığımız gibi FKP homojen bir yapı değil, partinin içindeki Marksist kanat ve son yıllarda önemli bir gelişme sergileyen Genç Komünistler Birliği Fransa’nın emperyalist müdahalesini mahkum ettiler, açıklamalarında derhal operasyonun durdurulması isteniyor ve saldırının emperyalist karakteri vurgulanıyordu. Operasyona troçkist iki organizasyon NPA (Yeni Anti Kapitalist Parti) ve Lutte Ouvrière (Sınıf Mücadelesi) de net bir şekilde tavır aldılar.

FKP merkezi ise reel siyaset yapma adına islamcıların oluştuduğu tehlike, ve insan hayatı boyutu, Mali’de devlet mekanizmasının uzun bir süredir fiilen yokolması ve yeniden inşa edilmesi gerekliliği gibi noktaları da öne sürerek, ilk önce Fransız devletini tek başına bu operasyona girişmekle eleştirse de, kararlı bir şekilde müdahaleye karşı çıkma tavrını sergileyemedi. Açıkca dillendirilmese de Mali halkının kayda değer bir kısmının bu müdahaleyi açıkca desteklemesi de bu kararsızlığı beslemiş olabilir. Parti merkezinin çeşitli açıklamalarından sonra Libération gazetesinin bir haberine göre henüz bir karar niteliği olmasa da senato da müdahaleyi destekleyen bir tartışmada komünist senatörlerden bazıları mudaheleyi çekinceler sunsalar da desteklediler. Bu durum röportajını yayınladığımız Strasbourg milletevekili adayı Antoine Splet de dahil olmak üzere birçok komünisti öfkelendirdi.

Peki şu soruları soralım? Bu başlıklar FKP merkezini tereddüte düşürmek için yeterli mi? Partinin açıklamalarında tutarlı komünistlerin açıklamalarında olduğu gibi, saldırının emperyalist karakteri ve Fransa’nın çıkarları için yapıldığı gibi noktalar neden gündeme getirilmiyor?
Geçtiğimiz hafta yazdığımız yerden devam edersek, iç siyasette komünistler Sosyalist Parti iktidarından ciddi kopma sinyalleri veriyorlar, eleştiriyorlar, ama emperyalizme karşı kararlı duruş gerektiren bu konudaki falso, partinin içindeki muhaliflerin güçlenmesinin ancak Partinin tutarlı, etkili bir siyaset izlemesi için gerekli koşul olduğunu ortaya koyuyor.

Mali’de Fransa’nın müdahalesi ülkenin güneyinde destekleniyor da olsa emperyalist bir müdahaledir, islamcılar bahane edilerek Fransa’nın ekonomik, siyasi çıkarları kollanmaktadır. Fransa’nın bu müdahalesi bir çok nedenden islamcılara karşı etkili bir çözüm üretme şansına sahip değildir. Afganistan’da El Kaide’ye karşı ABD’nin desteklenmesinin mümkün olmadığı gibi, şimdi de Fransa’yı desteklemek yanlış olur. Fransa’nın saldırısından sonra çatışmanın BP’nin tesislerinde çalışan birçok Batılının rehin alınmasıyla Cezayir’e de sıçradığı ve bölgesel bir savaş tehlikesinin giderek arttığı bir noktada, Fransız devletine kredi açmak, ona Mali’nin yeniden inşasında dolaylı da olsa rol tarif etmek reel politika adına ilkesiz siyasete sarılmak anlamına geliyor. Fransa’nın Mali’de daha önce bir çok yozlaşmış hükümeti destekleyen ve bu ülkenin hükümran bir devlet olarak şekillenmesine izin vermeyen bir eski sömürgeci olduğunu ekleyelim. Öte yandan, SoL gazetesinde de birçok kez yazdığımız gibi müdahaleyi insan hayatı kurtarmaktan çok kuzeydeki uranyum madenlerinin ve Fransa’nın bölgeyi kontrol etme ve stabilize etme isteğinin tetiklediğini anlamamak için kör olmak gerekiyor.

Hakkı Başgüney 'ın Son Yazıları