Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hakkı Başgüney

İntihar eden işçi, sendikal af yasasında çark eden hükümet

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:55 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:55

Hakkı Başgüney'in “İntihar eden işçi, sendikal af yasasında çark eden hükümet” başlıklı yazısı 28 Nisan 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Rekabetçi istihdam yöntemlerinin 2000’lerde uygulanmakta olduğu Renault fabrikasında “Baskılar ve şantajlar arttı, grev hakkımız yok, protesto etme, yoksa kovulursun, korku, geleceğe dair belirsizlik... Carlos (Renault fabrikasının yöneticisi) bunların hepsini kızlarıma anlatacaksın” diyordu çalışmakta olduğu birimde intihar eden bir teknisyen işçi... Fransa’da 2000’li yıllardan beri uygulanması artan neoliberal, esnekliği ve rekabeti artıran işveren uygulamaları, işçilerin yaşamına mal oluyor. Son yıllarda Fransız Telekom’unda ve Postane teşkilatında artan intiharlar da düşünüldüğünde acı çeken, kendini kıstırılmış hisseden Fransız işçi sınıfı, son çareyi hayatına kıymakta buluyor.

Fransa hükümeti Sol Cephe’nin senatoya sunduğu ve Sosyalist Parti’den de senatörlerin desteklediği ve sonuçta Senato’dan geçen ve sendikacılara sosyal af tanıyan yasadan geri adım atıyor. Yasa geçtikten sonra sağ kesimlerin ve sermaye sınıfının yoğun baskısı, Sosyalist Parti’nin de içini baya karıştırmıştı. Son yıllarda yukarda da anlattığımız ağır çalışma koşullarına, işverenin baskısına karşı verdikleri ve zaman zaman sertleşen mücadelede tutuklanan sendikacıların affedilmesini öngeren yasa Fransa’da gündem olmaya devam ediyor. Hükümetin Parlemento’da 16 Mayıs’ta yapılacak oylamada hayır vereceğini, bu af yasasını ya da herhangi başka bir af yasasını desteklemeyeceğini söylemesi üzerine FKP’den, Sol Cephe’den ve sınıf sendikası CGT’den de açıklamalar geldi. Jean Luc Melenchon, işçileri adi suçlular gibi göstermek isteyen ve patron şiddetine, tamamen işletme kârlarını artırmaya dönük işten çıkarmalara, ağır çalışma koşullarının sonucunda hayatına kasteden işçilere karşı sessizliğini koruyan hükümete ateş püskürüyor. Pierre Laurent ise milletvekillerini senatonun kararına saygı duymaya ve desteklemeye davet ederken, Sol Cephe Lille Milletvekili Marc Dolez ise hükümetin işçi sınıfına bir dayanışma, destek mesajı olan bu yasayı reddetmesine karşı çıkıyor.

Hükümetin işçi sınıfına destek olmak bir yana, bir yıla yaklaşan iktidarında işçi sınıfı aleyhinde pek çok yasayı geçirdiğini biliyoruz. İlk olarak tasarruf yasası, yakın bir tarihte ANI yasası olarak bilinen işverenin işçi sınıfı karşısında kazanımlar elde ettiği ve radikal solun Sosyalist Parti’den de kimi miletvekillerini yanına çekerek epey muhalefet ettiği diğer yasa ve son olarak Sosyalist Parti’nin işçi sınıfına bu son kazığı... Evet, Fransa’da sosyal demokrasi can çekişiyor, tabii artık ne kadar sosyal demokrasi denebilirse. Emekçi sınıfların filmlerini çeken, sosyalist mücadeleyi yürekten destekleyen ünlü yönetmen Ken Loach’un da söylediği gibi, Avrupa’da sosyal demokrasi iflas etmiş ve başarısız olmuş durumda.

Büyük boşluk Sovyetler Birliği’nin çözülüşünden sonra önemli bir krizin içine düşen ve son yıllarda yeniden toparlanmakta olan Fransız Komünist Partisi, diğer radikal sol unsurlar ve başka ülkelerde başka partiler tarafından dolduruluyor. Bir kısmı Avrupa Sol Partisi bünyesinde faaliyet gösteren bu partiler, bu gazetenin okurlarının bildiği gibi daha Ortodoks ve Marksist geleneğe bağlı Komünist partiler tarafından reformist partiler olarak değerlendiriliyor. Evet, sosyal demokrasinin krize yuvarlandığı ve liberal politikaları uygulayarak halkın nezdinde inandırıcılığını kaybettiği bir dönemde sosyal refah devletinin kazanımlarını, emekçi sınıfların mücadeleler sonucu kazandığı hakları savunan bu partiler de önemli arızalara ve zaaflara sahip. Sistem partileriyle köklü ilişkiler tesis eden, devrimci Marksist geleneği en azından merkezi düzeyde reddeden bu partiler giderek sola kaysa da, krizin derinleştiği ve işçi sınıfının öfkesinin yükseldiği bir dönemde ne yapacakları da merak konusu olmaya devam ediyor.

Hakkı Başgüney 'ın Son Yazıları