Hakkı Başgüney
Henri Alleg
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:59 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:59
Türkiye’de de 1992 yılında Belge yayınları tarafından yayımlanan La Question (Sorgu) kitabı ile tanınan ve Cezayir’deki anti kolonyalist mücadelenin önemli isimlerinden Henri Alleg, Perşembe günü aramızdan ayrıldı. Alleg’in Cezayir Savaşı sırasında uğradığı işkenceleri anlattığı kitabının arka kapağında, Jean Paul Sartre’ın şu sözleri yer alıyordu:
“Dünyada olmayacak iş yok. İşte 1958 yılı ve bugün Cezayir’de halka, sürekli yöntemli, işkence yapılıyor. Bunu her bir kişi, validen köylüye herkes biliyor, ama hiç kimse bu konuda konuşamıyor. Arada tek tük zayıf bir ses duyuluyor. Fakat bir önemi yok bunların. Fransa işgal altındaymışcasına suskun. Saf değil iğrenciz. Vicdanımız rahatsız edilmedi. Yönetici beylerimiz bizi çürüten bir bilmezliğin içinde tutarak suç ortaklarına çevirmek istiyorlar. Herkes işkenceleri duydu, tüm çabalara karşın gazetelere bir şeyler sızdı. Tirajı düşük ama dürüst gazeteler tanıkların anlattıklarını yayınladılar, broşürler elden ele dolaşıyor, askerler geri dönüyor ve anlatıyorlar. Ama özellikle bunlar, ahlakın yozlaştırılmasına yarıyor: Çünkü toplumun ormanı içinde her şey yitiyor ya da
körleşiyor.”
Jean Paul Sartre’ın Alleg’in yaşadıklarına dair bu sözleri, 1950’ler sonu Fransası’nda aydınların, komünistlerin bu kirli savaşa karşı mücadelesini de özetliyor. Sömürge Cezayiri’nde 1939’da Komünist Parti’ye katılan Alleg, sömürge karşıtı mücadelede ön plana çıkan isimlerden biriydi. Cezayir savaşı sırasında aktif mücadelede yer aldı ve L’Alger Republicain (Cumnhuriyetçi Cezayir) adlı gazeteyi çıkardı. Paramiliter güçler tarafından kaçırılan ve öldürülen Maurice Audin gibi o da kaçırıldı ve çok ağır işkencelere maruz kaldı. Yaşadıklarını anlattığı kitabı “Sorgu” Fransa’da yasaklansa da kısa bir süre içinde el atından yüz elli bin kopyası
satıldı.
Bu kitap Cezayir Savaşı’nın içyüzünün Fransız kamuoyu tarafından anlaşılmasında da önemli bir rol oynadı. Henri Alleg Çekoslovakya’da sürgün hayatı yaşadığı yıllarda, Fransa’ya geri dünüşünde ve ABD ve Sovyetler Birliği seyahatlerinde de hiç bir zaman komünist kimliğinden ödün vermedi. Fransa’ya döndükten sonra 1972’de Fransız Komünist Partisi’ne katıldı.
Alleg’in bir diğer önemli özelliği ise 1990’larda reel sosyalizmin çözülüşünden sonra da komünizm idealine olan bağlılığından vazgeçmemesiydi. Fransa’da bu yıllarda Komünist Parti içinde de Marksist-Leninist kanadın içinde yer alan ve partinin komünist ideallerden uzaklaşmasına karşı direnen Alleg her sene katıldığı Humanité şenliklerinde de gençlerle buluşuyor ve onlara deneyimlerini aktarıyor ve siyasi görüşlerini paylaşıyordu.
Fransa’da Alleg’in ölümü komünistler arasında da derin üzüntü yaratttı parti sekreteri Pierre Laurent’dan, partideki devrimci gruplara her kesimden taziye mesajları yayımlandı. Henri Alleg’e ayırdığımız bu yazıda Fransa’da komünizmin ülkedeki mücadele tarihinde önemli izler bıraktığı ve bir kitapla ülke tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan Cezayir Savaşı’nı teşhir etmeyi başardığı ve geniş kesimlerde farkındalık yarattığı vurgusuyla bitirelim.