Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Hakkı Başgüney

Fransa’da Milliyetçi Cephe

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:56 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:56

Hakkı Başgüney'in "Fransa'da Milliyetçi Cephe" başlıklı yazısı 19 Mayıs 2013 Pazar tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Fransa’da aşırı sağın politik temsilcisi Marine Le Pen ve partisi Front National (FN-Ulusal Cephe diye de çevriliyor ama ben 1970’lerin sonu Türkiyesi’ne atıfla Milliyeçi Cephe ifadesinin daha yerinde olduğunu düşünüyorum) bir kez daha yükseliyor tartışmalarıyla Fransa’nın gündeminde. Fransa’da son günlerde daha da ayyuka çıkan Hollande’ın düşüşü, rekor popülarite kaybı bir miktar Mélenchon ve FKP’ye yarasa da, öte yandan yükselen faşist Milliyetçi Cephe. Le Pen’in anketlerde yüzde 24’lere yükseldiği söyleniyor. Bir siyaset bilimci bunun mümkün olduğunu söylüyor. Humanité gazetesinin Cergy-Pontoise Üniversitesi’nden Céline Braconnier’la yaptığı söyleşi, bu olasılığa dikkat çekiyor. Bence de mümkün olabilir.

Bildiğiniz gibi bu köşede uzunca bir süredir Fransız siyasetine dair yazıyorum ama yelpazenin sağında, özellikle aşırı sağında, faşist demekte de beis görmeyelim, bir boşluk olduğunun farkındayım. Bu yazıyla beraber bu boşluğu daha fazla doldurmaya çalışacağım. Fransa’da aşırı sağın güncelliğini gazetenin sayfalarında da yer verdiğimiz, Fransız Komünist Partisi ve Sol Cephe Strasbourg Milletvekili Adayı Antoine Splet ile konuşurken de bir kez daha farketmişim. Ben kendisine bir son soru olarak “ne dersin Fransa’da devrimin güncelliği var mıdır?” dediğimde, devrimden çok karşı devrim tehlikesine dikkat çekmişti.

Fransa’da aşırı sağın yükselmesi Komünist Parti’nin özellikle yoksul, halk mahallelerinde kaybettiği etkiye bağlanır. Bunun iki türlü bir sonucu oluyor eskiden komünistlere oy veren ya da vermesi gereken seçmenin faşistlere oy vermesi mümkün ama öte yandan aslolarak bu kesimlerin oy vermemesi, ve son yıllarda seçimlere artan katılmama oranı da örneğin 2012 milletvekili seçimlerinde oy vermeme oranı yüzde 43’e kadar yükselmişti, bu partinin yükselmesinde rol oynuyor. Öte yandan bu söyleşide Braconnier FN seçmeni ile Sosyalist Parti (PS) seçmeni arasında da yakınlıklar kuruyor. FN seçmeninin bir özelliği de liberal sağdan da pek haz etmemesi. Örneğin Sarkozy’ye ne olursa olsun oy vermeyeceğini söyleyen kayda değer bir FN seçmeni vardı bir yıl önce yapılan anketlerde. Bu kesim PS’ye yönelebiliyor ve Hollande hayal kırıklığına uğratınca bir kez daha kopuyor. Fransa’da sol seçmenin oy vermeme alışkanlığı da buna eklenince, FN spektaküler sonuçlara ulaşabiliyor.

Bunun en ilginç örneklerinden birini PS’nin adayı Lionel Jospin’in 2002 seçimlerinde ikinci tura çok küçük bir farkla kalamadığı seçimlerde, FN adayı baba Le Pen’e karşı ikinci turda herkesin Chirac’a yönelmesi ile görmüştük. Chirac, yüzde 82,2 ile Fransa Devlet Başkanı şeçilmişti. Sonrasında Sarkozy aşırı sağa yönelen politikasıyla FN seçmenini daraltmıştı. Fransa’da faşist partinin yükselmesinde Sarkozy’nin de vebali yüksek. Hem ülkede aşırı sağ söylemi yükselten hem de zamanla inandırıcılığını kaybederek yeniden aşırı sağın yükselmesine yol açan Sarkozy’nin politikalarının sonucunda 2012 başkanlık seçimlerinin ilk turunda Le Pen, yüzde 18 ile Fransa siyasetinin bir kez daha önemli bir aktörü oldu. Le Pen, şu anda da Fransa’da kamu hayatının, politik arenanın önemli bir figürü olmayı sürdürüyor. Gazete sayfalarında yer verdiğimiz gibi Bob Dylan’a şeref nişanı verilmesi konusunda bile olumsuz fikir beyan eden bu zat, önümüzdeki dönemde de Fransa’da etkisini sürdürecek gibi görünüyor. Bu noktada düzen solunun yarattığı hayal kırıklığı karşısında radikal solun, Mélenchon’un, FKP’nin ve diğer sol aktörlerin nasıl bir politika izleyeceği ve ne kadar yükselebileceği de faşist partinin önünün kesilmesi için önemini koruyor.

Hakkı Başgüney 'ın Son Yazıları