Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Ali Rıza Aydın

Ali Rıza Aydın

Taşımak

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:20 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:20

Ülke, herkesin gözü önünde adım adım karanlığa sürüklenirken

Düzenin kurallarına masumiyet ve demokrasi adına uyarak “muhalefet” yapmakla yetinenler…

İktidar ile işbirliği yapmamayı “karşı siyaset” için yeterli sayanlar…

Siyaseti Meclis içine sıkıştırıp, halk gücünü ve direnme hakkını önemsemeyenler…

Siyaseti büyük partilere bırakıp, halk olmayı seçimden seçime ya da bayramdan bayrama anımsayanlar…

Meclis içi siyaseti meşru sayıp, dışını görmezlikten gelenler…

İnandıkları dini, hırsızlık, yolsuzluk, talan ve çıkar için kullananlara kutsallık adına ses çıkarmayanlar…

Aydınlanmanın ve laikliğin bu halka fazla geldiğini, iktidarın halkın nabzını iyi tuttuğunu, “ben o partiye oy vermiyorum ama…” diye başlayan ağdalı sözcüklerle anlatırken, halkı küçümseyip kendilerini seçkin ilan edenler…

Kapitalizmin ekonomi politiğini anlatanlara “mülkiyet düşmanı mısın” diyerek tepki gösterenler…

Adaletsiz düzene ve hukuka gözlerini kapatıp, adliye odalarında adalet arayanlar…

Cumhuriyet yıkılırken, yıkılmakla kalmayıp tüm ilkeleri ayaklar altında çiğnenirken, bu yıkıcı siyasetin lideri için yeni saraylar yapılırken, o saraya gitmemekle yetinmek, “Cumhuriyet”i korumak mıdır?

Aynı siyasetin partisi ile Meclis sıralarında oturup yasa çalışması yapmak, “Demokratik Cumhuriyet” midir?

Aynı siyaset, dini “devletin hizmeti”ne, devleti de “dinin hizmeti”ne sunarken, “dinsel özgürlük” nakaratları ile yaşama geçirilen gericilik, “Laik Cumhuriyet” midir?

Karanlığın içinden karanlığın kurallarıyla kurtulma umudunun varlığına inandırarak halkın umudunu ipotek altına almak ve halkı seçimden seçime var saymak “demokrasi” midir?

Yok edilen Cumhuriyet’i yılda bir gün kutlamak, Cumhuriyet’in değerlerini taşımak mıdır? O Cumhuriyet, ilkeleriyle tarihin içinden bugüne getirilmeden, ağırlığı yüklenilmeden yaşamda tutulabilir mi?

Sermayeyi besleyip ondan destek alan, devletin ve hukukun tüm olanaklarını kendi çıkarı için kullanan, dinsel özgürlük adına aydınlanma ve laikliği yok eden gerici siyasetin benimsettiği ve dayattığı yaşam tarzı içinde umudunu hep başkalarına bağlayanlar, aynı yaşam tarzı içinde kalmayı da kabullenmiş oluyorlar.

Sol adı ile yola çıkıp, Cumhuriyet’in ilkelerini taşıyamayanlar aslında sömürü düzeninin siyasi temsilcilerini ve gerici müdahaleyi korumuş oluyorlar.

Sol adı ile yola çıkıp, politikasını etnik, dinsel ya da mezhepsel farklılıklar üzerinden yürütmekle yetinenler, sınıflı toplumu saklamış oluyorlar.

Sol adı ile yola çıkıp özelleştirmeyi reddetmeyenler, kapitalizmi yaşatmış oluyorlar.

Sol adı ile yola çıkıp NATO’yu reddetmeyenler, emperyalizmi beslemiş oluyorlar.

Sol adı ile yola çıkıp ücretli emeği tartışma konusu bile yapmayanlar, sömürü düzenini yaşatmış oluyorlar.

Sol siyaset, muhalefette olmakla yetinmeyip, gerçekleri görüp, anlatan siyasettir.

Sol siyaset, siyasi parti olmakla yetinmeyip, halkın içinde bulunduğu siyasettir.

Sol siyaset, içi boşaltılmış Cumhuriyet’i taşıma yanılsamasına düşmeyen, yükünü taşımayı bilen, bununla yetinmeyip, taşıdığını koruyan ve hep ileriye taşıyan siyasettir.

Sol siyaset, gerici siyaseti ve yaşam tarzını reddetmekle yetinmeyip, yok etmeye kilitlenen siyasettir.

Sol siyaset, emeği yüreğinde taşıyıp sınıf mücadelesi yapan, geleceğin eşitleştirilmiş, özgürleştirilmiş düzeninin politikalarını üreten ve tüm emeğini bu politikaları yaşama geçirmek için kullanan siyasettir.

Ali Rıza Aydın 'ın Son Yazıları