Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Ali Rıza Aydın

Ali Rıza Aydın

Kandırma

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Yeni anayasa haberleri basına iyi malzeme oluyor ama o kadar… Bir de manşetlik değerlendirmeler yapılıyor. Anayasa Mahkemesi Başkanı, “kendimizi evlenme vaadiyle kandırılan insanlara benzetiyorum” demiş.

Nereden tutsak, elimizde kalıyor. Bizim anlatmaktan dilimiz kurudu, onlar anlamamaktan vazgeçmedi. Bugünün Türkiye’sinde, yeni anayasanın ne hukuksal, ne siyasal ne de toplumsal meşruiyeti var. Bugünün Türkiye’sinden halkın anayasası çıkmaz.

Yapılacak olan anayasanın, adıyla da içeriğiyle de “AKP’nin diktatörlük anayasası” olacağı açık. Boyun eğmeyenler bu saptamayı daha baştan yapmıştı. Haziran Direnişi gümbür gümbür haykırmıştı. Türkiye’nin “AKP Anayasası’na sığmayacağı” söylenerek ret cephesi oluşturulmuştu.

AKP’nin anayasa planları ortada: Türkiye’yi yönetimiyle ve yaşam tarzıyla dönüştürmek… Dönüştürme işini yaparken yürürlükteki Anayasa’yı yok saymak… AKP politikalarına uygun yeni anayasa yapmak… Yürürlükteki Anayasa’nın, aksayan, sınırlayan, yasaklayan hükümlerini değiştirmek isteyenlere yem atıp, onları yeni anayasa projesine destek yapmak… Ortadoğu projesinin büyük parçalarından biri olan Kürtleri, emperyalist oyunun ve AKP çıkarının gereklerine çekmek için pazarlık alanı açmak… Gereğine göre ilk dört madde, gereğine göre başkanlık-hilafet-eyalet gibi dayatmalarla uzlaşma masasındaki tüm kozları elinde tutmak istediğini dikte ettirip, istemediğinde tarafları suçlamak…

Bu ön saptamalar bir yana, asıl saptanması gereken Meclis muhalefeti ne kadar tıraşlarsa tıraşlasın, ortaya çıkacak anayasanın, emperyalizmin Türkiye’ye biçtiği rolü ve gericiliği tanımlayacağı sermayenin önünü açık tutacağı, emeğin önünü tıkayacağıdır. TÜSİAD’ın yakınması da bundandır.

AKP Anayasası’na ve AKP politikalarına sığmayanlar bunları gördü. Haziran Direnişi bunları gördü. Görmekle yetinmedi, anlattı, uyardı. AKP Anayasası yapılamadığı için kendilerini evlenme vaadiyle kandırılan insanlara benzetenlere, daha baştan, “bu Meclis’in yeni anayasa yapması halinde biz kendimizi zorla evlendirilen genç kız ve erkeklere benzeteceğiz” dedi. “Ne yaparsanız yapın, bu halk size boyun eğmez” dedi.

Kandırma o kadar yaygın ki… İşçi, memur, emekli, işsiz… Türk, Kürt, Roman, Alevi… Vergi baskınına uğrayan, işyerlerine ve malvarlığına el konulup sonra yandaşlara devredilen sermaye… 2B’den medet uman orman köylüsü…

Genç kızlar ve ekonomik bağımsızlığı olmayan kadınlar, ya dinsel özgürlükle ya da imam nikahı ile kandırılıyor. Polis şiddet uygularken, “göstericiler saldırdı” deniyor. Savcı, polis notlarını iddianameye yazarken, “merak etmeyin, yargı adaleti sağlar” deniyor.

Başbakan yardımcısı bile “Benim hiçe sayılmamam lazım” demiyor mu? Tutuklu milletvekilleri için Meclis içi muhalefeti kandırmadılar mı? Dershanelere para vermeyin diyerek eğitimin, istediğiniz hastaneye gidiyorsunuz diyerek sağlığın ticarileştirilmesinin üstünü örtmüyorlar mı? Özelleştirme, verimlilik ve istihdam getirecek demediler mi? Suriye’de yönetimi yıkmak için militanlara destek vermediler mi? Din diyerek aklı ve aydınlanmayı yok saymıyorlar mı? “Sınıflı toplum” yok sayılıp, kapitalizmin seçeneksizliği ilan edilmedi mi?

Kimi kandırmalara muhalefet de katılıyor. Yönetimde istikrar diye seçim barajı getirip seçmeni kandırıyorlar. Kötü yasalar çıkarken, “ne yapalım, çoğunluk” diyorlar. AKP’den kurtulmak için bir sermaye paylaşımcısını aday gösteriyorlar. Demokratik anayasa yapma sevdasına kapılıyorlar. Aslında kandırma, burjuva demokrasisinin aletlerinden biri... Alabildiğine sömürgen, gerici ve baskıcı, anayasa ve hukuk tanımayan bir iktidar meşrulaştırılıyor. Sonuçta, egemenin kuralı güçsüzü, ezenin kuralı ezileni, sermayenin kuralı emekçiyi “hukukun üstünlüğü” sloganıyla kandırıyor. Yargı da bu kuralları uygulayarak, kandıranlara destek veriyor. Geriye, yargının özelleştirilmesi kaldı ki, Anayasa Mahkemesi Vakfı kurulmasına ilişkin yasa tasarısı bunun önemli adımlarından biri...

Artık, gülünüp geçilen olaylar haline geldi, egemen siyasetin yaptıkları… Artık, ezilenler, emekçiler, gençler, bilim insanları, aydınlar, sanatçılar, halk kanmıyor, “gerçek” için ayağa kalkıyor. Sol, emperyalizme, sömürüye ve gericiliğe karşı cephesini kuruyor. Hem halkı kandıranları hem de kendi kendini kandıranları uyarıyor.

Ali Rıza Aydın 'ın Son Yazıları