Bok 10: Piyasa edebiyatına karşı ön yargı listesi...

16/06/2017 Cuma
Bok 10: Piyasa edebiyatına karşı ön yargı listesi...

Bu yazıda Piyasa Edebiyatı-Edebiyat Piyasası’na karşı kullanışlı olabilecek ön yargılardan söz etmek istiyorum.

Ön yargılar kötü olarak bilinse de, aslında hayatta kalmak için zorunlu ve bir o kadar da yararlıdır. Burada oldukça pratik ve kullanışlı bir ön yargı listesi yapılmıştır. Bu listenin duyarlılığı yüzde 90’dır. Ancak okurken her yargı gibi birçok istisnası olabileceğini unutmamak gerekir.

***

“Bok 10” listesi

  • Bir kitap sizi “naif ve duygulu bir anlatımla içsel bir yolculuğa” çıkartıyorsa, o kitap yüzde 90 boktan bir kitaptır. Siz siz olun o yolculuklara çıkmayın, eksik olsun!
  • Bir kitabın tanıtım yazısının kapladığı yer, yazarının fotoğrafından küçükse o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır.
  • Yıl olmuş 2017 ve yeni çıkan bir kitabın tanıtım yazısında hâlâ “yazarın çağına tanıklığı”, “kendi içine yaptığı yolculuk”, “katmanlı anlatı”, “duru dil” gibi tanımlamaların en az ikisi kullanılıyorsa o kitap büyük olasılıkla boktan bir kitaptır.
  • Bir önceki maddedeki “muhtemelen” boktan olduğunu düşündüğümüz malum kitap hakkında o yazıyı yazan eleştirmen ise “muhtemelen” değil KESİNLİKLE ve KESİNLİKLE boktan bir eleştirmendir.
  • Bir kitabın kapağı, erkekler için gri, kadınlar için pembe olarak tasarlanmış ve piyasaya sürülmüş ise o kitap yüzde 100 boktan bir kitaptır.
  • Bir kitap daha çıkmadan, o kitabı bilboardlarda, afişlerde ve gazetelerde görüyorsanız; kitabın kendisinden önce reklamı görünüyorsa o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır.
  • Bir kitabı Hasan Bülent Kahraman tanıtıyorsa o kitap boktan bir kitaptır.
  • Bir kitabın reklamını para çekerken bankamatikte “havale, EFT, para yatırma, para çekme” menüsünden hemen sonra görüyorsanız o kitap boktan bir kitaptır.
  • Bir kitabın yazarının söyleşisinde verdiği pozlar, iç çamaşır defilesindeki mankenlerin verdiği pozlardan ayırt edilemiyorsa, o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır.
  • Bir kitap Migros’ta Prima Maxi çocuk bezinin yanındaki sepette ya da Carrefour kasalarında “Okey ektra hisset” prezervatiflerine bitişik olarak satılıyorsa o kitap boktan bir kitaptır.
  • Bir kitap hakkında yazan bir eleştirmenin yazısı, kitabın arka kapak yazısı, yazar hakkında ansiklopedik bilgi ve kitabın konusundan oluşuyorsa o “eleştirmen” boktan bir eleştirmen, sıradan bir “tanıtman” ve başarılı bir “yüceltmen”dir.
  • Boktan eleştirmenler, sıradan tanıtmanlar, başarılı yüceltmenler neredeyse bir kural olarak boktan kitapları tanıtırlar. Aksini kanıtlayıncaya kadar şüphe etmek gerekir.
  • Bir yazar kitabını tanıtırken, kitabın içeriğinden çok, kendi politik duruşundan, ne kadar aydın ya da muhalif oluşundan vs söz ediyorsa boktan kitabına parfüm sıkıyordur. 
  • Bir kitap, yazarının çalıştığı kurumdan, arkadaşı olduğu jüriden, atölye açtığı belediyeden ödül alıyorsa o kitap muhtemelen boktan bir kitaptır.
  • Bir kitap “yer altı edebiyatı” veya “marjinallik” diye 50 yıllık uyuşturucu, seks, bohemlik, içki vs klişelerini hala yutturabiliyorsa o kitap boktan bir kitap, o yazar boktan bir yazardır.

***

Kitabına benzeyen okur

Ve bütün bunlar olurken her seferinde aynı zokayı yutan, her seferinde yine ve gene aldanan okur…

Kendine şu soruyu sorma zamanı gelmedi mi hâlâ:

"Bu kadar boktan kitap okuyan ben nasıl bir okurum?"

[email protected]