Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ramiz Zafer

Trakya'nın Yerel Seçim Çıkmazı

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - TRAKYA yazıları

Yerel seçim süreci Trakya'da da komedi ve trajedi girdabında ilerliyor. Aylar öncesinde açılan "aday panayırı"nda rekolte yüksekti. Sarkık bıyıklı MHP'lilerin AKP'ye, dededen DP'lilerin CHP'ye, kemalistlerle vakıf kuranların AKP'ye kısa sürede ışınlanabildiklerini bir kez daha gördük. Burjuva siyaseti, özellikle kasaba çapında olanı şaşırtmıyor bile, o derece bayat !

Bu yavanlık içinde Trakya'dan derleyebildiğimiz en eğlenceli yerel seçim hikayesi Çerkezköy'de yaşanıyor. Hikayenin kahramanları, ilçenin bağımsız ama ANAP'a yakın olmuş eski belediye başkanı Remzi Garip ve bir diğer eski, sosyal-demokrat belediye başkanı Mehmet Uz.

CHP dahil her renk partiden teklif aldığı söylenen Garip, DP'de karar kıldı ve o partinin belediye başkan adayı oldu.

Mehmet Uz'un ismi de CHP kulislerinde konuşuldu. "CHP olmaz ama sola açılacak" falan denirken MHP'den adaylığını açıkleyiverdi. SHP-CHP'den belediye başkanlığı yapmış Uz, yerel gözlemcileri "ters köşe" etti.

Bu kadar değil. Garip'in partisi DP, Uz için "milliyetçi değil o sosyalist, hatta sermaye düşmanı" dedi. CHP eskisi bir MHP adayının "sosyalist" olmakla suçlanması... Üstelik "sermaye düşmanı" bir MHP'li!

"Eski sosyal demokrat, sosyalist neo-ülkücü" Mehmet Uz ne yanıt verdi dersiniz? "Hesabı mahkemede göreceğim!"...

Çerkezköy yargıçlarını şimdi zor bir dava bekliyor. Mehmet Uz, sosyalist mi, değil mi? Ne zaman ve nasıl "sermaye düşmanlığı" yaptı? Belgeler, kanıtlar ve belki bilirkişi raporları... "Bağımsız yargıyı etkilemeyelim" ama Uz'un hiç hak etmediği "sosyalist" yaftasından aklanmasını dileyelim.

Bölgenin diğer il ve ilçe belediye başkan adayları da verdiğimiz örnekten farklı değil. Alabildiğine pespayelik, bayağılık, insan zihnini zorlayan seviyede seviyesizlik... Ve tüm bu "yarış" kocaman bir cambaz gösterisi. Burjuva partilerin cambaz adayları hopluyor, zıplıyor, türlü şaklabanlık ve madrabazlıklar yapıyorlar.

Hangisi farklı?

Yerel örgütlerinde köşeleri tutmuş Özal dönemi vurguncularını Fetullahçı kadroyla dengelemeye uğraşan, "Trakya eyaleti" politikasını devlet kadrolarıyla zorlayan AKP...

Bölgenin eyaletleştirilmesini, doğal kaynakları sermayeye peşkeş çekmeyi parti programına yazan, AB fonlamasında değişmez birinci CHP...

Bu iki partinin müteahhit kartvizitli mafyatik artıklarından ve bir miktar Gülen cemaatinin azgın sermayedarlarından beslenen MHP...

Kandırmaya çalışıyorlar, siyaset bu değil ! O partilerin hiçbiri siyaset yapmıyor, yerel seçim ipine atlamış cambazlık sergiliyorlar.

Trakya'nın siyaseti nerede yapılıyor biliyor musunuz? Avrupa Birliği adıyla Brüksel'lerde, sınır ötesi işbirliği kapsamında Bulgaristan-Romanya'nın muhtelif "sivil" kurumlarında, NATO-ABD oğlanlarıyla Balkan Kongreleri'nde, Fetullahçı papazlarla Vaşington kahvaltılarında, Avrupa kıyı bölgeleri tabelasıyla Rodos'ta, emperyalist tekelleri ikna amacıyla Bremen'de...

Bölgenin siyaseti oralardan, sınırların ötesinden çiziliyor. Yakın bir örnek, Polonya'nın Sopot kentinden. 5-6 Aralık 2008 tarihlerinde "talebeler"in TASAM'ı ve Polonya merkezli Doğu Enstitüsü Avupa-Türkiye Forumu adıyla bir toplantı düzenliyor.

Forumda konuşan Avrupa Parlamentosu'nun Romanya üyesi Adrian Severin "Türkiye AB'ye girerse, o zaman AB laik olur. Türkiye olmazsa AB küresel oyuncu olamaz" gibisinden laflar ediyor. Türkiye medyası ve özellikle Cihan Haber Ajansı gibi "yanaşık" ajanslar bu sözleri ön plana çıkarıyorlar. "İşte AB nihayet farkına vardı" türünden naralar eşliğinde Türkiye halkına servis ediliyor.

Fakat Severin'in satır arasında söylediği şu cümle makaslanıyor : "Çok büyük bir nüfusa sahip Türkiye'nin AB'ye entegrasyonu zorluklar yaratıyor, bu konuda çözüm bulunmalı"...

Severin'in tespiti çok açık. Türkiye fazla büyük, entegrasyonu zor, çözüm bulmak lazım...

Nasıl bir çözüm? Cevap bulmak amacıyla olsa gerek, aynı forumun "Türkiye ve Avrupa Entegrasyonu" isimli bir oturumu 5 Aralık 2008 günü saat 16:30'da sahne alıyor.

Oturumda kimler var? "Ilımlı İslam"ın Fransızcasını yazan Guy Sorman Yunanistan, İrlanda ve Ukrayna'dan bazı parlamenterler, çeşni olsun kabilinden Mümtaz Soysal, AKP'nin eski Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış ve...

Ve AKP'nin atadığı Tekirdağ Valisi !

Siyaset dediğin böyle olur ! AB milletvekili Severin'in "çözüm bulun" talimatıyla oturulur, tartışılır. Ne konuştukları, entegrasyona dair ne tür "çözüm" buldukları hiç önemli değil. Tutanaklar yayınlanırsa öğrenmekten memnuniyet duyarız ama Tekirdağ Valisi'ni oraya oturtmak AKP ve Trakya açısından esas siyasettir. Başbakan Erdoğan'ın dediği gibi, siyasetin "daniskasıdır" !

Hal böyleyken il ve ilçelerdeki projeci, yerelci, sivilci takımına ancak o daniska siyasetin figüranlığı kalıyor. Yön belirlendikten sonra yerel kalkınmacılık, varoşçuluk, asfaltçılık, çöp toplamacılık oynamak çarşaf çarşaf proje çizmek çok kolay !

Trakya'nın AB entegrasyonuna karşı durmadan, burjuva partilerin hangisi belediye seçimini kazansa AKP olur. AKP'nin kaybettiği yerlerde bile tüm belediyeler AK-CHP, AK-MHP belediyesi olur. Belirleyici kriter işte buradadır eyaletleştirmeye, emperyalist sömürüye tavır almaktadır. Yerel seçimin çıkmazından çıkabilmek emekten ve yurtseverlikten yana bir tavırla mümkündür.

Türkiye'nin bütününde olduğu gibi, bölgede de siyasetin ekseni belediyecilik cambazlıklarından çok uzağa kaymıştır. Yerel seçimlere anlam katacak, gerçek çözüme yaklaştıracak tek eksen İl Genel Meclisi ve emek-yurtseverlik eksenindeki adayların seçimidir. Konuyu sürdüreceğiz.

Ramiz Zafer 'ın Son Yazıları