Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ramiz Zafer

Trakya'dan Manzara Fotoğrafları

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - Trakya Yazıları

29 Mart yerel seçimleri, sonuçları ne olursa olsun bir fotoğraf çekecek. Dilerseniz hatıra niyetine saklayın ama şunu unutmayın, devrimin fotoğrafı çekilemez...

Trakya'dan seçim öncesine ait yerel basında yer almış birkaç manzara fotoğrafı sunmak istiyoruz.

Fransız haber ajansı (AFP) Ergene nehrindeki kirlilik üzerine röportaj ve çekim yapmak amacıyla Çorlu'ya gelmiş. Çekim esnasında bir AFP muhabiri yanındaki yerel gazetecilere "Bu kirlilik çevreye zarar vermiyor mu, insan sağlığı Türkiye'de bu kadar ucuz mu?" diye sormuş.

"Sol"culukta yer gök inleten bir yerel muhabir "Yanıt veremedik, önümüze baktık" diye yazıyor. Küstah AFP muhabirine haddini bildirmeyen, suskun kalan, başını eğen bir gazetecinin dramatik ama "suskun" fotoğrafı...

Devamı da var. "Rezalet gizlenecek gibi değildi" diyen yerel gazeteci o denli aşağılık hissi duymuş ki, "Nisan ayında Fransız televizyonlarında AB kapısındaki Trakya'nın kirliliğini anlatan yayın yapacaklarmış" diye korkuyla ekliyor. Yerin dibine geçmiş suskun münevverin "suskun" fotoğrafı...

Çorlu'nun "sivil" bilmemne platformu sözcüsü, Fransız gazetecilerin sorularına "Türkiye Cumhuriyeti'nin çıkarlarına ters düşmeyecek şekilde" yanıt vermiş. Gazetedeki haber böyle yazıyor. Bunun niye özellikle belirtildiğini merak ediyoruz. "Başkası olsa memleketin çıkarlarına ters düşen yanıt verirdi, kıymetimizi bilin" mi demek istiyorlar ? Lütfettiniz ! Kıymetini bilemediğimiz AB muhibinin "suskun" fotoğrafı...

Başka bir fotoğraf. Edirne'de görev yapan Türkiye vatandaşı bir kilise papazının yanına Obama'nın fotoğrafı monte edilmiş. F tipi papaz, "Obama Türkiye'ye gelecekmiş. Dinsel hoşgörünün kenti Edirne'yi de görmeli" diye beyanat veriyor.

Şubat ayında Beyaz Saray'a kahvaltıya gitmişti ya, "Obama'nın kankası" edasıyla davette bulunuyor. ( http://haber.sol.org.tr/mansetler/mansetsag/10402.html ) "Obama'nın danışmanına verdim" diye memleketin bayrağını uğursuz bir CIA tarikat şefine teslim etmişti ama... Yine de "hoşgörü" timsali, "suskun" bir fotoğraf...

Geçiyoruz bir devlet memurunun fotoğrafına. Orman haftası niyetine bir grup öğrenciyle ağaç dikiliyor. Tek tek saymışlar, tam 189 adet fidan dikilmiş. soL'da geçen gün haberi vardı. 29 köy ve 130 bin hektarlık orman sahası Avrupa Birliği yönetimine terk ediliyor. (http://haber.sol.org.tr/mansetler/anamanset/11852.html )

130 bin hektarlık orman sahasını teslim ediyorsun fakat 189 adet fidan dikmekten geri kalmıyorsun. İşte bozuk zihniyetli iktidarın "suskun" bir fotoğraf...

Farklı ilden bir diğer bürokrat. Yerel seçimler öncesi "Yatırımlarımız" diye tuhaf bir broşür bastırıp dağıtan bürokrat yine "yatırım" peşinde. Bazı "hayırsever" tekstil fabrikalarından giyim eşyaları temin edilmiş ve ücretsiz dağıtım yapacak bir giyimevi açılmış. İhtiyaç sahibi çocuklar öncelikli olmak kaydıyla sadaka giysi verilmeye başlanmış.

"Sosyal yardımlaşma" amacıyla herkesin göreceği bir yere mekan açıyorsun, kimsesiz çocukları toplayıp yerel basını çağırıyorsun. Ve bunun fotoğrafını çektiriyorsun ! Yerel basın da çarşaf çarşaf fotoğraflarla "çok mutlu olan kimsesiz çocukları" teşhir ediyor. Altına da bürokrat güzellemesi birkaç satır döşeniyorsun.

"Lanet olsun sosyal yardımınıza" diye bağıran "suskun" bir fotoğraf...

Son bir fotoğrafımız daha var ki genel manzarayı bütünlüyor. Başka bir vilayetin memuru bir spor salonu açılışında konuşuyor. Yerel yönetimlerin rolünden falan söz ederken şunu ekliyor : "Yönetim biçimimiz değişiyor, farkında mısınız?". "Yönetim anlayışımız", "hizmet anlayışımız" vs. demiyor. Dikkat edin, "yönetim biçimimiz" diyor.

Trakya'nın eyalete dönüştürüldüğünü anlatmaya ihtiyaç duymayan "suskun" bir fotoğraf...

Fotoğraf, ortamı, o ortamı yaratan koşulları ve dahi zamanı dondurma iddiasını taşıyor. Oysa akıp giden hayat fotoğrafa sığmayacak kadar hareketli. Bir an büyük gözüken, aslında küçülme eğiliminde olan bir güç olabilir. Tersinden, sureti küçük görünen ise gelişme, büyüme yolunda ilerlemektedir.

Fotoğrafı çekilen şey, bütünüyle yapmacık, üretilmiş bir poz da olabilir. Poz veren o an için gülmüştür, hemen sonrasında yüzünü sıkıntı kaplayabilir. Mesela, uygun gölgelendirme için ışığı kapatmışsınızdır. Çekim biter, ışığı açarsınız ve ortam aydınlanır.

Kurguladığınız sahneyi resmederek, fotoğrafa bakacak olanları aldatabilirsiniz. Belki zamanı kandırdığınızı dahi düşünebilirsiniz. Emin olun, hayat harekettir ve mutlak sizi yere çalacaktır. Gözünüzü fotoğraftan kaldırdığınız anda, çevrenizi, yaşanıp giden zamanı, hareket halindeki nesneleri, en önemlisi canlı bir organizma olarak kendinizi fark ettiniz. Evet yenildiniz, fotoğraf yenildi ! Hareket fotoğrafı ezdi geçti !

Seçim sonuçları, basit bir fotoğraf. Siyasal, sosyal ve ekonomik kriz, emperyalizm, sınıfların güç dengeleri gibi etkenler ortaya bir resim koydu. Olan biten bu. Hepsi, tamamen ve sadece bu, bir suret...

O güç dengeleri işçi ve emekçilerin hareketiyle değişecektir. Emperyalizm yurtseverliğe yenilecektir. Siyasal kriz sosyalist iktidarla, sosyal kriz aydınlanmayla, ekonomik kriz de planlı kamu ekonomisi ile son bulacaktır.

Trakya'dan aktardığımız fotoğraflara, manzara resimlerine bakınca bunları göremezsiniz ama söyledik ya devrimin fotoğrafı olmaz.

Hareket, zaman yani hayat, yani devrim sözünü söyleyecek, fotoğraf ise susacaktır. Altın çerçevede de olsa, tozlu albüm sayfalarında da olsa susacaktır ! Yırtıp attığınızda ise doğaya karışarak yarar sağlayacak belki, fakat yine susacaktır !

Susmayanın, harekete geçenin belki bir fotoğrafı bile olmaz fakat kendi tarihini yapar.

Ramiz Zafer 'ın Son Yazıları