Ramiz Zafer
Trakya'da Yerel Seçimin Anahtarı
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - TRAKYA yazıları
"Eyaletleştirme"ye veya Bölge Kalkınma Ajansı'na tavır alan toplamı büyütmek ve bir araya getirmek !
Yerel seçimlerin bölge açısından hayırlı sonuç verebilmesi için tek çıkış bu. Trakya özelinde yurtseverlikle işbirlikçiliğin, projecilikle solculuğun düğüm noktası burada. Çözüme katkı sağlayacak gerilim hattı tam bu nokta.
Emek güçlerinin önünü açacak yolun başında böyle bir ayırım var: "Bölge Kalkınma Ajansı'na karşı olmak veya olmamak". Karşı değilseniz, emekten, soldan ve dahi yurtseverlikten söz etmenin anlamı kalmaz. Dilediğiniz kadar keskin nutuklar atın hatta yorulmamak için "külsüz mangal" kullanın, nafile...
Çünkü şu Ajans meselesi sanılanın ötesinde sınıfsal, tahmin edemeyeceğiniz kadar yurtsever kimliği belirleyen bir kriter !
Ve de tanıştıralım, solculuğun bizzat kendisi !
Memleketin bağımsızlığı işçi ve emekçinin meselesi. Bölge Kalkınma Ajansı memleketin bağımsızlığı için en açık tehditlerden birisi, Trakya bağlamında da en açık tehlike. Sonu felakete çıkan bir girişim. Çünkü hedefi Trakya'yı fiilen koparmak, tüm kaynaklarıyla birlikte emperyalizme terk etmek. Bunu bir kenara yazalım.
İkincisi, Ajans, emeğe yönelik en dizginsiz saldırının önünü açma amacını taşıyor. soL somut kaynaklarla açıkladı ve peşini bırakmadan takipçi olmaya devam ediyor. Bölge Kalkınma Ajansı emperyalist tekellere sunulmuş bir dilekçedir. Şöyle yazar orada :
"Sana artık kural koymayacağız, dilediğin gibi fabrika kur, kapat. İşçiyi istediğin gibi çalıştır veya beğenmezsen defet. Dilersen sudan ucuza, köle fiyatına hükümlü de çalıştırabilirsin. Halkı kandırma, pardon, halkla ilişkiler faaliyetlerini valiler yapar. Hükümete sormana gerek yok, dilediğin ayrıcalık senin. Ankara bürokrasisi karışırsa namerdiz !"
Fazlası var ama azı yok. Ajans'ın işçi ve emekçi için elle tutulur anlamı bu.
Bölge Ajansı fala bakıp "üç vakte kadar" denecek evreyi aştı. Resmi başvuru aşamasına gelindiği için gerçek bir gündem. Memleketin Trakya'dan parçalanması, emeğin "sınır ötesi piyasa"ya açılması artık yakıcı bir sorun.
O nedenle sormanın tam vaktidir: Bölge Ajansı'na, Yeni Osmanlı'nın imtiyazlı Trakya eyaletine karşı mısın?
Sorulacak soru, çözülecek sorun, siyasetin odağı, yerel seçimlerden çıkacak cevap tam tamına bu.
Yerel seçime katılan partilere bakın. AKP "eyalet"in esas partisi. Kasaba zihniyetinden kurtulamamış kadroları var ama yola dizlilirler. CHP ondan daha hevesli. Hiç çekinmeden, "özerk Trakya"yı parti programına bile yazdılar.
Ya sol, sosyalist partiler ? "Katılımcı bütçe, sosyal belediyecilik" diyen ÖDP mesela? "Demokratik ve halkçı yerel yönetim" diyen EMEP mesela? Trakya'da tek bir belediye başkan adayları yok.
Neredeler? CHP'nin, "Trakya eyaletini kim kuracak" ihalesine resmen katılan CHP'nin kanatları altındalar. Bu tavır, ileride kitaplara geçecek, yanlış örnek olarak ders konusu yapılacak bir tavırdır.
Devrim tarihi kitaplarına yazılacak cümle aşağı yukarı şudur: "İşçi sınıfı partisiyim" diye ortalığı kırıp geçirenler, yerel seçimlerde CHP bayrağı altına girmekte tereddüt göstermedi.
Bölge Kalkınma Ajansı'na söylem ve eylemiyle karşı duran yok mu?
Esas itibarıyla kitle örgütlerinde bulunan kanaat önderleri, bilim insanları, tek tek aydınlar ve işçisi emekçisiyle kocaman bir çoğunluk. Yerel seçimlerde bir araya getirilecek, örgütlenecek kitle bunlar. Bazı kafa karışıklıkları yok değil, lakin doğrunun ve gerçeğin ikna edemeyeceği bir toplam değil bu kitle.
Parti olarak, tek başına Türkiye Komünist Partisi. Başka tek bir parti yok !
Bu yüzden, yazının başında belirlediğimiz "büyütme ve örgütleme" görevi de TKP'nin omuzlarında. Felaketi durdurmak için TKP'nin büyümesi, Ajans'a karşı duracak hattı örmesi tek çare. Trakya'nın yerel seçim kilidini açacak anahtar bu.