Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ramiz Zafer

Tekirdağ'da Balkan Kongresi Nasıl Yapılır?

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - TRAKYA yazıları

Trakya'nın Avrupa'ya bağlanmasına hizmet niteliğinde dikkate değer işler yürüyor. Bu çerçevede, örneğin Tekirdağ'ın Balkan kongreleri gelenekselleşecek gibi duruyor. İlki geçen yıl 24-26 Nisan'da yapılan Uluslarası Balkan Kongresi'nin 2.ncisi, bu yıl yine aynı tarihlerde ve bir kez daha Tekirdağ'da olacak.

Birinci kongrenin teması "Balkan Milletleri Arasında Etkileşim" olmuştu. O kongrenin düzenleyici ve katılımcılarına birazdan geleceğiz. Fakat bu yılın kongresine seçilen başlığa bakınız: "Balkanlar'da Sosyoekonomik İşbirliği ve Kalkınma". Başlıklara da yansıdığı gibi önce "etkileşen" milletler, 2009'dan itibaren işbirliği yapacak ve tam o haldeyken birlikte kalkınacaklar.

Önceki yazılarda ele almıştık. Avrupa Birliği nezdinde çeşit çeşit işbirlikleri yapmakta olan Balkan -ülke değil- bölgeleri beraber kalkınma pratiklerini deniyorlar zaten. Trakya, yerelleşme, sınırı aşan programlar, Avrupa kimliği, proje fonları gibi kavramlar eşliğinde eyaletleşiyor, Türkiye'den giderek uzaklaşıyor. Tekirdağ'daki Balkan kongreleri tam da bu sürece denk geliyor. Kongreleri tertip eden Tekirdağ Valiliği ve Trakyakent Belediyeler Birliği tekerleği döndürüyor, süreci ilerletiyorlar.

Trakya'da, AKP valilerini, CHP sivillerini sahaya sürmüş, "özerk eyalet" projesinde mutabakata varılmıştır. Aslında proje demek yanlış, olan biten "devlet politikası"dır artık. AKP, Türkiye Cumhuriyeti valilerine yeni bir sorumluluk alanı eklemiştir. "Vilayetini, bölgeni emperyalizme oyun sahası yap", yazılı olmayan ama bilinen bir misyon durumundadır. Tekirdağ'ın valisi her iki Balkan kongresinin de düzenleyicilerinden biri olarak memleket sınırlarını aşıyor ama resmi görevini yapıyor aslında. Tekirdağ'ın atanmış valisi resmi sıfatını ortaya koyarak, AKP hükümetinin "kırmızı kitabı"nı uyguluyor.

* * *

Merak ediyor musunuz, AKP döneminde bir Balkan Kongresi nasıl düzenlenir? Yanıt vermek için geçen yıla dönelim. Tespit ettiğimiz "sanal diyaloglar"a bakalım. Dikkatlice okuyup, ders alalım.

AKP devletini temsilen vali ve yerel yönetimler namına belediyeler hazır. Tablo tamam mı sizce?
Hayır, bunların yanına bir düşünce kuruluşu lazım.
F tipi "think-tank" TASAM'a ne dersiniz? Hani şöyle AKP'li bakanlıkların ve belediyelerin semirttiği, ta Asya ve Afrika'lara salınabilen türden, "işi" çekip çevirebilecek bir "think-tank" nasıl olur ? Yakışır, değil mi?
AKP'ye yeterince yakın mı? Bir de "semirtme" derken, nasıl yani ?
Düşünün, İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin İSKİ adında bir kurumu olsun. İSKİ'nin aklına 2004 yerel seçimlerinden sadece 4 gün önce "AB'ye uyum" adına logosunu değiştirmek gelsin. İhaleyle uğraşmamak için Verda isimli bir şirkete bu iş verilmeye kalkılsın ve o dönemin parasıyla 635 milyar TL fiyat biçilsin.
Karlı bir alışveriş gerçekten...
Fakat, olay bir biçimde duyulsun ve Grafikerler Meslek Birliği başkanı açıklama yapıp, "bu işin ederi 25 milyar TL"dir desin.
Eee, sonra ?
Ederin 25 misline anlaşma yapmaya hazırlanan Verda'nın iki ortağından birisi bugün TASAM'ın Başkanı, diğeri de yine TASAM'ın uzman kadrolu çalışanı olsun. Olur mu dersiniz?
Olur ! Hem de iftiharla sunulur!
Neyse, düzenleme kurulunu AKP kriterlerine göre düzdük. Peki kimi çağıracağız? Liste yapalım.
Tamam. AKP'li bir-iki bakan protokol olarak gelir. AKP'nin din eksenli Balkan diplomasisini en iyi kim temsil eder?
Devlet Bakanı Mustafa Yazıcıoğlu iyidir. "Yurtdışındaki vatandaşların konsolosluk hizmetlerini F tipi sivil toplum kuruluşlarından alabilmesi" gibi stratejik planları da var zaten.

TASAM, "Türk okullarıyla donanmış" Makedonya ve Kosova gibi birkaç Balkan ülkesinden bakan düzeyinde kimseler getirir.
Açış konuşmaları belli. Vali, Belediyeler Birliği başkanı, TASAM başkanı vesaire açarlar kongreyi.
Oluyor galiba. Peki oturumlarda kimler konuşur?
Gerek TASAM içinden gerekse de diğer Türkiye üniversitelerinden münevverler var hazırda. Mesela Cevat Babuna'gilleri hatırlar mısınız? O familyadan Aydın Babuna TASAM'da. "Kimlik", "milliyetçilik" söyler bir şeyler o da...
TASAM ayrıca dolgu mahiyetinde Balkan üniversitelerinden akademisyen, "sivil" kuruluş başkanı gibi kişilikleri de toparlar.
Pardon, sormayı unuttuk. Kongrenin finansmanı nereden?
O kolay iş. Başbakanlık Tanıtma Fonu, Türk İşbirliği Kalkınma Ajansı, hatta Dışişleri Bakanlığı dahi para verir. Böyle beynelmilel bir etkinlik finanse edilmez mi?
Peki, kongrenin Avrupa'ya, dünyaya mesajını kimler verecek ? "Sembol kişiler" kimler?
Onun listesi hazır bile. Bak, Romanya'dan Dr. Liviu Muresan var ilk sırada. AB Risk, Güvenlik ve İletişim Enstitüsü Başkanı. Adam İtalya'daki NATO Koleji'nden eğitim almış. Ayrıca Batı Karadeniz'in AB ve ABD'nin güvenlik çıkarları doğrultusunda dizayn edilmesi konusunda müthiş tezleri var. Kongrede oturum yönetir, o derece kafa adam.
Bosna Hersek Uluslarası İlişkiler Merkezi'nden Milos Solaja'yı da söylemek lazım. "İleri Bölgesel İşbirliğinde Askeri Kurumların Yeniden İnşası" hakkında danışmanlık seviyesinde bir kişi. Hem Amerikancı, hem AB'ci.
Mesaj budur işte ! Bulgaristan AB Enstitüsü Direktörü bayan Juliana Nikolava'yı da kesinlikle çağırmak lazım. Hem TASAM'ın gezdirip durduğu yakın bir şahsiyet. Hem de "AB fonlarıyla bölgesel kalkınma" alanında ders veriyor. Şimdiki asıl yoğunlaşma konusu da AB'nin yeni bölgesel kaynaşma stratejisi. Şu sınır ötesi işbirliği yoluyla "kaynaştırma" gibi...
Daha başkaları da var mesaj taşıyan. Brüksel'den Borka Tomic, Slovenya'dan Elvin Klobas... Oho, liste uzunmuş yahu...

* * *

"Uydurma diyaloglar" için bu kadar yeterli herhalde. Bu konuşmalar gerçek değil ama içerikteki kişi ve bilgiler tamamen doğru. Sanıyoruz AKP kriterlerine göre bir Balkan Kongresi'nin nasıl organize edileceğine ve dahası ne tür mesajların gözetilmesi gerektiğine dair fikir sahibi oldunuz. İkinci Balkan Kongresi'ni de takip edeceğiz.

Ramiz Zafer 'ın Son Yazıları