Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ramiz Zafer

Krize ve 'Vizyon'a Karşı Trakya Mitingi

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

KENTİN SESİ - TRAKYA yazıları

25 Ocak Trakya Mitingi'nin "krizin bedelini ödemeyeceğiz!" başlıklı afiş ve bildirileri bölge çapında dağıtılıyor. İşçi ve kamu emekçisi sendikalarından başka çeşitli meslek odaları ve kitle örgütlerinin de davet edildiği eyleme ciddi bir katılım bekleniyor. Bölgenin tarihindeki en önemli mitinglerden birisi olacağı anlaşılan eylem kapitalist krizin yanında Trakya'ya biçilen "vizyon"lara da bir cevap olacak.

AKP'nin Trakya'daki memurları ne zaman ağzını açsa "vizyon" diyor, "strateji" diyor, "plan" diyorlar. Anlamını sorsanız iki kelime edemeyecekleri kavramları pek seviyorlar. O kadar ki, "Trakya'nın geleceğini planlıyoruz" deyip toplantı üstüne toplantı... "Stratejik düşünelim" deyip konferans, kongre, seminer... "Vizyonsuz olmaz" deyip "bilmemkim himayesinde" çeşit çeşit etkinlikler...

İş o noktaya geldi ki bölge, yerlisi ve yabancısıyla Atlantik entellektüellerin uğrak mekanı oluverdi. NATO ve AB beslemelerinden tutun da AKP kanatlı Fetullahçı "düşünce kuruluşları"na dek cümle talebeler Trakya'ya vizyon giydirme çabasındalar. Amerikan, İsrail konsolosları dolaylı olarak veya bizzat emperyalist tekellerin profesyonelleri çantalarını kapıp AKP valilerinden iş bağlamaya koşuyorlar. Trakya, CIA tarikatlarının adam devşirme faaliyetlerine, BND ilişkili garip kişiliklerin "hoşgörü" gösterilerine mekan oluyor artık.

Nedir bu "vizyon" tantanası?

soL'un şimdiye dek birer birer sergilediği AB ile sınır ötesi işbirlikleri, TRAKAB çevre düzeni planı, Trakya'yı özerkleştirme hedeflerinin tümü "vizyon"a dahil. Hepsini toplayınca emperyalizmin ve AKP'nin "Trakya vizyonu" çıkıyor. Bütün çabalar o "vizyon"a boyun eğdirmek için...

Fakat "vizyon"u en veciz biçimde tanımlayan, Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Mustafa İsen oldu. Geçen hafta sonu F tipi TASAM'ın Tekirdağ'da yapılan stratejik vizyon toplantısına katılan İsen, "imparatorluklar bitti, ulus devletler de bitti, şimdi küreselleşme süreci başladı" dedi. Küreselleşme sürecinin "yerelden evrensele" doğru yürüyeceğini söyleyen İsen, bunun için her kentin kendi potansiyelini değerlendirmesi gerektiğini açıkladı.

Ne demek bu? "Merkezden yardım beklemeyin, her kent kendi potansiyelini pazarlasın !"...

AKP daha ne desin? AKP'nin memurları ne desin de daha açık anlatsın ? Evet "vizyon" budur hükümet yok, devlet yok, kentin potansiyeli var, şehir devletler var!..

İşte bu "vizyon" nedeniyle AKP valileri Almanya'dan danışman tutabiliyorlar.

"Vizyon" hazretlerinin emriyle bir emperyalist tekelin limanı için kira isteyen devlet kurumunu şikayet edebiliyorlar !

"Vizyon" öyle diyor diye Rodos'taki bir toplantıda "kentimin ekonomik potansiyelini paylaşmaya hazırım" beyanında bulunabiliyorlar !

Bir AB bölgesel toplantısında "yerel ve bölgesel organların ulusal düzeyde zararlı olabilecek kararlar alması" konusunda "bağımsızlığın ihlalidir" demiyorlar ! Ne diyorlar "öyle bir durumda bölgesel insiyatiflerin hevesi kırılır" !..

"Vizyon", emperyalizmin kontrolündeki şehir devletlerin, özerk eyaletlerin hevesi kırılmasın diye bağımsızlığın, Cumhuriyet'in ve Trakya'nın kırılmasıdır. memleketin parçalara ayrılmasıdır !...

Trakya'nın işçisi ve emekçisi hem sermayenin kriziyle hem de işte böyle bir AKP vizyonuyla karşı karşıya. 25 Ocak Trakya Mitingi'ni düzenleyen Lüleburgaz Emek Platformu hesaplamış. Bölgede kriz gerekçesiyle işini kaybedenlerin sayısı 57 binden fazla. Birçok fabrika yarı kapasiteyle çalışıyor işçilere ücretlerde indirim, ücretsiz mesai, ücretsiz izin dayatıyor. Kısacası kriz bahane, emeğe saldırı gerçek !

Durum buyken, "vizyon"cular ne vaad ediyor?

Bağımsızlığın yerine "özerk eyalet", "şehir devletleri".

Emeğin "piyasalaştırılması" ve "sınır ötesi" sermayeye sunulması.

Emperyalist tekellere "açık saha", işçi sınıfının bütün kazanımlarının ortadan kaldırılması için tekellere sınırsız "istisna".

Bunları bizzat "vizyon" memurlarının danışmanları söylüyor. Alman Gemi Taşımacılığı ve Ekonomisi Enstitüsü, ISL'den Thomas Nobel, Çorlu'da kurulacak lojistik sanayi bölgesine danışmanlık edeceklerden birisi. Nobel'in "ideal lojistik bölge" tanımı gayet net :

"Yönetimin % 80'i doğrudan tekellerin olmalıdır. Küçük çaplı taşımacılık şirketleri ve kamu sektörü için % 20 oran yeterlidir. Devletin asıl görevi ("kamu sektörü") lojistik bölgenin halkla ilişkiler faaliyetlerini üstlenmek ve tekellere yasal istisna yaratmaktır."

"Vizyon"un mantığı ve hedefi bu. Emperyalist tekeller ve onların "vizyoncusu" AKP, işçi ve emekçiye sınırsız sömürüden başka bir şey vaad etmiyor.

Bu yetmiyor, bir de halkla dalga geçiyorlar. Bir süre önce "vizyon" namına "sektörlere göre bölgesel rekabetçilik analizi" yaptırdılar. TRAKAB çevre planını hazırlayacak İstanbul Metropolitan Planlama'nın fasoncusu bir danışmanlık şirketi, bölgedeki 16 sektörü inceledi.

Tekstil, metal, tarım, turizm gibi çeşitli sektörleri ele alan "uzman" kişiler sadece 2 sektörde yüksek rekabet potansiyeli bulabildiler. Birkaç AKP kodamanının sermaye yatırdığı küçük çaplı otantik şarapçılık işletmelerinden oluşan "bağcılık ve şarapçılık" sektörü ve istihdam düzeyi çok düşük olan "tarım makineleri yapımı"... Bunlar rekabetçi ve desteklenmeli, yüzbinlerce işçi ve emekçinin çalıştığı tekstil, metal. tarım gibi sektörler rekabetçi değil... Avrupa'dan veya Atlantik ötesinden bakınca Trakya demek böyle görülüyor. Şaka mı bu?

Trakya'nın işçisi ve emekçisi memleketinin "vizyon"unu AB-ABD-NATO-CIA-AKP memurlarından, üç buçuk Fetullah talebesinden öğrenecek değil ya !

Krizinize de, "vizyon"ununuza da yanıt geliyor !

"Kent potansiyeli" falan diyorsunuz, 25 Ocak'ta Trakya'nın potansiyelini göreceksiniz !

Ramiz Zafer 'ın Son Yazıları