Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Mücella Yapıcı

Pekin’den Londra’ya…

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:05 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:05

Merhaba,

Son zamanlarda neredeyse bir afet halinde gelen “akla ziyan gündemler” fırtınasının etkisi altında, yolunu şaşırmadan bu gündem değişimine ayak uydurabilen, memleketin tüm yazar ve çizerlerine hayranlık dolu saygılarla başlıyorum bu hafta…

Öğrenmenin yaşı yok. Bendeniz de öğreniyorum işte. Her anlamda gaza gelerek, hiç de alışık olmadığım bir biçimde sizlerle buluşmaya kalkıştığım bu köşede, hem de Türkiye’de, bir hafta öncesinden konu belirlemek en hafif tabiriyle acemilikmiş, bunu öğrendim… Ama oldu bir kere…

Şöyle bir soruyla başlayalım bu haftaki meselemize…

Gündelik hayatımızı ne denli etkileyeceğinin pek farkına varamadığımız çılgın projeler, gerçekten çılgın mı? Yoksa, uluslararası sermayenin çıkarları doğrultusunda bütün değerlerimiz pazara çıkartılmış satılıyorken, birileri, çılgınlık maskesi altında bizi oyalıyor mu?

Örneğin, bugünlerde gecikmiş de olsa çokça tartışılan “ayıplı imalat” Marmaray’ın açılış gösterilerinde kullanılan ve de sanal medyada çokça eğlendiğimiz “Londra ile Pekin’i bağlayacağız” ifadesi çılgın bir reklam aldatmacası mı? Yoksa gerçek niyetin ve amacın beyanı mı? (Hoş, bizim dervişlerin fikirleri ile zikirleri arasında zaman zaman oldukça ciddi sapmalar olabiliyor ama…)

Bir başka biçimde sorarsak memleketin meslek ve bilim insanları olarak, (devran böyle giderse dördüncüsü, beşincisi yolda olan) boğaz köprülerine alternatif olarak fikri destek verdiğimiz dünyanın dolaylı dolaysız en çok vergi ödeyen yurttaşları olarak da yıllardır sponsorluğunu yüklendiğimiz şimdilerde haklı olarak “binsek mi, binmesek mi?” diye tartıştığımız Marmaray’ın son binenleri yani müşterileri kimler olacak?

Burada “son binenler” demişken muradım güvenlik tartışmasını yeniden açmak değil. Bence o konu açıklığa kavuştu… Allahtan, bugünlerde “kobay” yerine konulup bedavaya deniz altında yürütülen meraklı ve yoksul yurttaşlar olmayacak Marmaray’ın müşterileri… Varsıllar hiç değil… Onlar, son model otomobilleri, deniz taksileri, helikopterleri ile gökdelenden gökdelene konup duracaklar…

Pekala, kimler olacak?

En başta Marmara bölgesinde konumlandırılan lojistik sektörü… Bir zamanlar sanayinin ülke düzeyinde düzenli dağılımı öngörüldüğünden (ne yazık ki şimdi hepsi satılmış bulunan) limanlarla sonlandırılan demir ağların geçici patronu TCDD tarafından harıl harıl düzenlenen serbest bölge statüsünde kurulacak lojistik köyler... Tesadüf bu ya en büyüklerinden iki tanesi Marmaray’ın İstanbul uçları olan İzmit Köseköy ve Halkalı’da…

Ardından finans ve emlak sermayesinin kurtarıcısı mega dönüşüm alanlarının kullanıcıları…

Sonra da boş ray kalırsa banliyö, hızlı tren vb.

Ama daha bitmedi, sıkı durun ülkenin en önemli demiryolu yatırımının en iştahlı ve şanslı talibi otomotiv sektörü ve TIR tekelleri…

Şaka gibi ama gerçek…

Şimdi bizimkiler Marmaray’a gece 00.00 ile sabah 06.00 arası TIR bindirmeye çalışıyor… Kapasite de müthiş: 2008’de yapılan bir araştırmaya göre gecede karşılıklı 1800 TIR. Demir yollarına TIR bindirmenin adına da RO-LA deniliyor. Üstelik de asıl pazar olan Avrupa Birliği 2001 yılından itibaren, kendi taşımacılık sistemini korumak amacıyla TIR taşımacılığına kota uygularken… Ancak bünyesinde bu kadar teknik ve sistem hatası barındıran ve 16 km ilerisinde fay hattı bulunan tüpe lojistik sektörü hâlâ talip midir, onu bilemem.

Burada hak vermem lazım, iktidarın bu konuda derdi de çelişkisi de bizden çok…

Bir yandan taşeronluğuna soyunduğun dünya sermayesi, Asya’da ucuz işgücünü sömürme arzusuyla İçine düştüğü “Pekin-Londra” nakliyat krizini çözebilmek için deniz, hava ve demir yolu kombine taşımacılığını tercih ederken, sen memleketin garlarını, limanlarını satıp uluslararası finans ve emlak sermayesini mutlu edeceksin. Bu çelişki yetmiyormuş gibi, “yol medeniyettir” deyip otomotiv sektörünü ve uyuşturucu sektörünün vazgeçilmezi TIR tekellerini de memnun kılmaya çalışacaksın.

Üstüne üstlük, millet uykusundan ha uyandı, ha uyanacak…

İşiniz zor, azizim zor…

Vaziyet tam RO-LA…

Mücella Yapıcı 'ın Son Yazıları