Ernesto Gomez Abascal
Bağlantısızlar Zirvesi Küba’nın Prestijidir ERNESTO GOMEZ ABASCAL
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
(Küba Cumhuriyeti Büyükelçisi)
11 - 16 Eylül 2006 tarihleri arasında Küba, Bağlantısızlar Hareketine üye 116 ülkeyi temsilen, 50'yi aşkın devlet ve hükümet başkanının, onlarca dışişleri bakanının, ayrıca Birleşmiş Milletler ve Arap Ligi Genel Sekreterleri'nin ve Afrika Birliği Örgütü Başkanı'nın da aralarında bulunduğu uluslararası kuruluşların temsilcilerinin katılacağı 14. Bağlantısız Ülkeler Zirvesi'ne ev sahipliği yapacaktır.
Bağlantısızlar Hareketi, bugünlerde kuruluşunun 45. yılını kutlamaktadır ve Küba, kurulduğu günden itibaren üye olan ilk Latin Amerika ülkesi olmuştur. Şimdi ise bu harekete ikinci kez başkanlık edecektir, çünkü 1979'da da Adamız, Zirve toplantılarına başkanlık etmiştir.
Kuruluşundan itibaren, dünya çok değişmiştir ve uluslararası sahnede birçok şey olmuştur, Bağlantısızlar Hareketi'nin hem çok etkin olduğu hem de olmadığı dönemleri olmuştur, ama buna karşın ilkelerinin birçoğu hala tüm geçerliliğini korumaktadır ve bunların birçoğu şimdi o zamankinden çok daha önemlidir.
60'lı yıllarda asıl vurgu özellikle hala o dönemde bile birçok sömügenin mevcut olduğu Afrika'da sömürgeciliğe karşı mücadele ve sömürgeciliği kaldırmaya destekti. Apartheid rejimle mücadele, Namibya'nın ve Filistin halkının bağlantısız haklarının tanınması, esas konuları teşkil etmekteydi. Küba, sadece siyasi değil aynı zamanda bu davalarla dayanışma konusunda örnek bir vaatte bulunmştur. Özgürlüklerine kavuşmaları için binlerce Kübalı, Afrikalı kardeşleriyle beraber savaşarak katılmışlardır bu mücadeleye. Angola'nın güneyinde, Güney Afrikalı ırkçılar askeri bozguna uğratılmışlardır, Angolalı ve Namibyalılarla beraber Kübalı mücadelecilerin elinde. Güney Afrika'da apartheid rejimin krize sokulduğu ve çöküşünü etkilediğini bugün çok etraflıca bilinmektedir.
Başlangıcında, Bağlantısızlar Hareketi, BATI ile DOĞU'nun karşı karşıya gelişinin veya soğuk savaşın başrollerinde oynadığı bu iki büyük askeri pakt çerçevesinde korunmasını vurguluyordu. Bu çatışma, bu şekilde, ortadan kalktı. Ama büyük emperyalist güçlerin, özellikle Üçüncü Dünyayı oluşturan ve hemen hemen hepsinin Bağlantısızlar Hareketi'ne üye diğer ülkelere hakim olma ve sömürme ihtirasları hala mevcuttur. Genellikle, Üçüncü Dünya ülkelerinin davalarıyla dayanışmacı politika sergileyen SSCB'nin ve Avrupa'daki diğer sosyalist ülkelerin oluşturduğu bu kutuplardan birinin yok olması, çıkarlarının savunulması ve siyasi tutumlarında olduğu gibi ekonomik ve diğer alanlardaki işbirliğini aktif bir şekilde koordine etmekte bir araç olarak Bağlantısızlar Hareketi'nin yeniden canlandırılmasını bugün çok daha elzem kılmıştır.
Küba, Üçüncü Dünya ülkeleriyle dayanışma ve işbirliği alanlarındaki engin deneyimiyle katkıda bulunabilir. Kısıtlı kaynakları olan bir ülke ve 45 yılı aşkın bir süredir A.B.D.'nin uyguladığı - çok büyük bir ihtimalle tarihin en uzunu- ekonomik ablukadan mağdur olmamıza rağmen, Karayiplerdeki adamız, bu alanda bir örnek olmuştur: yüzbinlerce Kübalı teknisyen ve profesyonel Afrika, Asya ve Latin Amerika'daki sivil işbirliği projelerinde çalışmış, Latin Amerika Tıbbi Bilimler Üniversitesi Havana'da yıllardır eğitim vermiş ve kıtadaki yüzlerce fakir ailenin çocuğu doktor olarak mezun olmuş bugün 25 bine yakın Kübalı doktor yurtdışında hizmet vermekte, Küba'nın destekleri ve Kübalı eğitmenler tarafından geliştirilen metot sayesinde tüm dünyada yüzbinlerce kişi okuma yazmayı öğrenmiş, Kübalı hekim tugaylar, büyük doğal felaketlerin sebep olduğu karışık insani durumlarda hizmet vermişlerdir. Şu an yürütülmekte olan, "Mucize Operasyon" adlı proje, Latin Amerika'da yüksek teknolojiyle ve oftalmoloji konusunda uzman hastaneler zincirinin tesis edilmesini mümkün kılmakta ve bu tarz bir ameliyatın parası ödeyebilmek üzere kaynağı olmayan yüz binlerce kişinin yeniden görmesini sağlamıştır. Amerika için Bolivarcı Alternatif (ALBA) çerçevesinde Venezüella ile tesis edilen işbirliği, Bağlantısızlar Hareketi için bir yön görevi üstlenebilir.
Küba, özellikle ABD ablukasının doğurduğu sonuçların üstesinden gelmek üzere verdiği mücadelesinde, bu ülkelerden önemli destekler ve dayanışma görmüştür. Her yıl, genellikle ABD ve İsrail'in aleyhte oy kullandığı ve bu şekilde de uluslararası topluluktan dışlandığı, ablukaya son verilmesini talep eden bir karar tasarısını BM'ye üye hemen hemen tüm ülkelerin desteklemektedir.
Emperyal çıkarlara hizmet etmesi amacıyla Birleşmiş Milletler Örgütü'nün kullanılması, neoliberal ekonomik sömürü formüllerinin, savaşla çatışmaların çözümünün sağlanması ve tek taraflı politikaların uygulatılmak istendiği bu dünyada, bugün Bağlantısızlar Hareketi'nin daha aktif bir rol alması çok önemli olmaktadır. Harekete üye ülkeler: Afrika'dan 53, Asya'dan 38, Avrupa'dan 1 ve Latin Amerika'dan 24 ülke, çok büyük bir potensiyel oluşturmakta ve ayrıca dünya nüfusunun %51'ni oluşturmaktadır ve de dünya petrolünün %86'sına sahiptir.
Havana'daki zirve, bu önemli hareketi yeniden teşvik etmek üzere güçleri birleştirmek ve inançları sağlamlaştırmak görevini üstlenecektir. Bir çok alanda ortak menfaatler mevcuttur: Meşruiyetin savunulması ve uluslararası hukuk hegemonyacılığın ve çatışmaların çözümünde güç kullanımının kabul edilmemesi BM'nin demokratikleşmesini sağlamak egemenliğe saygı ve ülkelerin iç işlerine müdahelenin reddi çevrenin korunması ve savunulması gelişim ve adil bir sosyal ve ekonomik düzenin tesisi hakkı diğer önemli konulardan biri olarak da nükleer silahsızlanma talebi gibi.
Bağlantısızlar Hareketi'nin entegrasyonu, homojen bir yapıda değildir ve farklı siyasi karakterlerdeki hükümetlere sahip ülkeleri bir araya getirmektedir, ama dünyanın felakete doğru ilerlemesini engellemek üzere bir konsensüs sağlamanın önemli olduğu inancı ise her geçen gün daha da hakim olmaktadır. Bağlantısızlar Hareketi yeni bir uluslararası dengenin arayışında çalışan bir kutup haline dönüşebilir.
Küba, bu Harekete önümüzdeki üç gün boyunca başkanlık edecektir. Ülkenin ve Fidel Castro'nun uluslararası prestiji, sorumluluğu ve deneyimi, bu amaca ulaşmak ve hep DAHA İYİ BİR DÜNYA MÜMKÜNDÜR inancıyla çalışacaktır.