Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Direneceğiz oğul!

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:51 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Belma Nur Kartal'ın “Direneceğiz oğul!” başlıklı yazısı 25 Şubat 2013 Pazartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

“Ey zincirlerinden başka kaybedecek şeyi olmayan / insanca yaşamak isteğiyle suçluysan
hayatta olmanın onuru da yaralı…”

İnsanca yaşamaktı düşümüz… Düşümüzden vurdular insanca yaşamak kavgamızı taşladılar, yetmedi yakmaya kalktılar! Yazdılar kanlı internet sayfalarına “Samsun’da Madımak özlemimiz vardı! Komünistlere ölüm!..” Madımak’ta yananlar, Samsun’da 37 canı yakmaya kastedenler, insanlık nöbetimizi taşladılar. Saatlerce… Devletin gözü önünde… Vali Bakanların peşinde, Emniyet saldırganlara “lütfen arkadaşlar” derken… Şimdi hem mağduruz hem de suçlu! “Linç edilmek, yakılmak istendin, taşlandın ama neden işgale karşı direndin? Neden evine giren hırsızın, soysuzun önünde titremedin, boyun eğmedin neden? Suçlusun!..”

Köşemin adıdır İnsanlık Nöbeti… Ben bu kentte, ben bu ülkede, ben bu dünyada binlerce insanlık nöbetçisinin namusu, sesi insanca yaşamak düşüyle suç işleyenlerin taşlanan onuruyum. “Kolay olmayacak elbet, umudumun toprağı boydan boya kana boyalı ve tefeci ölüm yılgın, sinsi ve çığırtkan... Kolay olmayacak elbet /Bunca karartılmış bir dünyadan arınmak / Ve fakat öyle korkunç bir zorluğu da yok artık…”

Böyle olmasaydı, canımızdan can almaya kalkan o saldırıdan henüz dört gün sonra insanların ayakta kaldığı bir buluşma gerçekleştiremezdik. Biz yakılamayanlar, biz taşlananlar dosta düşmana ilan ederiz ki, “Eğer bu toplantılara sessiz kalırsak, tepkimizi ortaya koymazsak Türkiye’nin bölünmesine ortak olmuş sayılmaz mıyız?” deyip Samsun’da yangının fitilini ateşleyen Türkçü-Milliyetçi Cepheye, bütün insanlık düşmanlarına inat toplandık! RED Samsun Galası’nda kızıl hackerlar, BSM emekçileri, yoldaşlarımız ve bize devrimci dayanışma duygularını sunan dostlarımızla buluştuk.

TKP MK üyesi Erkan Baş, “RED’in galasında konuşmak için Samsun’da değilim” dedi ve devam etti: “Faşizm ülkemizde de insanlık düşmanı yüzünü pek çok örnekte bize gösterdi. Eşitlik, özgürlük, kardeşlik özlemini engellemek için devletin, sermayenin, karşı devrimci çete örgütlenmeleri içinde olduğunu biliyoruz. Kötüler kötülüklerini yapacaklar ama üzüldüğümüz şey, kuşkusuz Samsun halkını asla temsil etmeyen bir kalabalığın çetelere alet olmasıdır. 18-20 yaşında gençlerin nasıl nefret dolu olduğunu, nasıl bu kadar ülkeye ve bu ülke halklarına yabancılaştığını şaşırarak ve üzülerek izledik.

Biz faşizme ve gericiliğe karşı en kararlı biçimde kavgayı sürdürürken bu ülkenin aydınlığını temsil etmesi gereken gençlerinin faşizmin eline düşmesine de engel olma görevini kendimize çıkarmış bulunuyoruz. Samsun’da yaşananlar, Türkiye’nin bütününde eşit ve özgür bir ülke yaratma özleminin ne kadar acil ve ertelenemez olduğunu bir kez daha hatırlatmıştır. Bu ülkenin cesur insanlarının bir araya gelip örgütlü güçlerini büyüterek gençlerimizin karşı devrimci çetelerin ağına düşmesini, Türkiye’nin karanlığa sürüklenmesinde görev üstlenmesini engel olmaktan başka çaremiz yok.

RED filmini, egemenlerin en güçlü olduğunu düşündükleri alanda bile devrimcilerin yaratıcılıklarıyla neleri başarabildiklerine ilişkin bir örnek olarak değerlendirin. Bizi tanımayanlar ufkumuzun ne kadar geniş olduğunu da bir kez daha göreceklerdir.”

Bizi tanımayanlar ve dolup taşan o sinema salonundaki dostlar, bir kez daha gördü ki yaşamak direnmektir! Direnenler hayatın her alanında! Sinemada, internette, sokakta, mücadelede… RED filmi de bunu anlatıyor. Kızıl hackerleri yaşarken ve hapse henüz girmemişken ölümsüzleştiren, sinemayı sermayenin eline bırakmayan BSM’ye ve bu kokuşmuş düzenin faşist saldırılarına karşı kızıl hackerlerin siber saldırılarını bir umut, bir moral olarak bize hediye eden RED filmi yönetmeni sevgili Mustafa Kenan Aybastı’ya sonsuz teşekkürler…

Aybastı gösterim sonrası soru yağmuruna tutuldu. “Redhackçilerin diyaloglarını siz mi yazdınız, kendilerine mi ait? Biz nasıl Redhackçi oluruz? Redhackçiler kaç kişi? Filmi izlediler mi? Bankacılık sistemine girip kredi borçlarını ödeyemeyen emeklilerin borçlarını silemezler mi?..”

Geceye damgasını vuran ise AKP’den dert yanan teyzemiz oldu. “Hep yandaşlarına çalışıyo, ayrım yapıyo. Benim gocam 20 sene çobanlık yaptı. Yeter ki guzuyu gurda gaptırman dedi. Aanadın mı? Yeter ki gurda gaptırman dedi.” Salonda alkış koptu, teyzem devam etti: “Türkiye’yi yellere, ellere gaptırmasın! Benim aklumun erdüğü bu yavrum. Yazuk, gençlerimize yazık oluyo…”

“Peki biz ne yapacağız teyze?” diye soran Aybastı’ya şu yanıtı verdi: “Durmayacağız, direneceğiz oğul!”

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları