7 Ekim: Her şey boşuna mıydı?
Yayın Tarihi: 06.10.2025 , 23:22 Güncelleme Tarihi: 07.10.2025 , 00:07
“Şunu söylemek üzücü: İsrail “konzeptzia”sı çöktü; hem politika hem savunma için askeri yığınak, hem sürpriz bir saldırıya hazırlık hem de önleyici istihbarat bilgisinin tümüyle yokluğu açısından… Bize ne oldu ve nasıl bu kadar öldürücü bir tuzağa düştük?”
Bu sözler 7 Ekim’in hemen ardından İsrail’in Haaretz gazetesinde yer alan bir makalede yer aldı.
İsrail “konzeptzia”sı yani İsrail’in savunma doktrininin yenilmez olduğu tezinin yerle bir olduğu, çöktüğü bizzat İsrail’in en önemli basın kuruluşunda yer buluyordu kendine.
Peki, İsrail’e bu büyük dehşeti, çöküşü yaşatan o güne nasıl gelindi?
Her şeyden önce 7 Ekim öncesi İsrail’in Filistin’i adım adım işgali artık dayanılabilecek noktayı çoktan aşmıştı.
Bir halkın toprağını, vatanını böyle pervasızca ele geçirmek, işgal etmek ve hiçbir karşı çıkışla karşılaşmayacağını düşünmek gerçekten çok büyük kibir ister.
O kibrin yeşerdiği yere vurulan en sert tokatlardan birinin adı oldu 7 Ekim.
7 Ekim, bugün yaşanan soykırımın ayak seslerini işiten yoksul Filistin halkının işgalcilere verdiği yanıtın adıydı.
Evet, onların “konzeptzia”sı o gün çöktü.
Ancak o günden beri yeminli İsrail destekçileri ve utangaç İsrail severler tüm bu yaşananlardan 7 Ekim’i sorumlu tutmaya çalıştılar, büyük bir ikiyüzlülükle.
Aradan geçen onca zamana rağmen “Hamas ve Filistinli barbar gruplar masum İsrailli sivilleri katletti. Her şey bu yüzden başladı” yalanına hâlâ inananlar varsa onlara tavsiyemiz, ikiyüzlü bir şekilde soykırıma üzüldüklerini söylemeyi bırakıp daha açık soykırım destekçiliği ve İsrailcilik yapmalarıdır…
Biz gerçeklerle devam edeceğiz…
7 Ekim’den bu yana Filistin halkının yanında olduğunu vaaz eden AKP iktidarı gibi onlarca ülkenin iktidarı yine ikiyüzlü bir şekilde, örtük ya da açık şekilde İsrail safında yer aldılar.
İşte Hamas’ın ve tüm direniş gruplarının silah bırakması, Filistin direnişinin sonlanması, yıllardır direnilen ve işgalciye teslim edilmeyen Gazze’nin Blair’e teslim edilmesi için Arap ülkeleri ve AKP iktidarının Trump ile yan yana kurduğu baskıya bakın.
İstiyorlar ki Filistin İsrail için dikensiz gül bahçesi olsun, soykırım sürerken dahi devam ettirdikleri ticaret sonlanmasın.
İstiyorlar ki bölgeden alacakları pasta hep büyüsün, Filistin parantezi aradan çıksın.
En baştan beri bunu söyledik; Filistin’de yaşanan ve soykırıma varan bu katliamlar, düpedüz bir sınıf savaşıdır.
Bugün Hamas’ın, Filistin direnişinin teslim olması için elinden geleni yapanlara bakın, biraz altlarını kazıyın, Aşdod limanına giden ticaret gemilerini göreceksiniz.
Filistin halkı için sahtekarca dökülen gözyaşlarına kanacak değiliz.
Bugün bu direnişi hep birlikte boğmaya çalışanlar bilmeli, ne Gazze ne Filistin ne de dünyanın hiçbir yeri onlar için dikensiz bir gül bahçesi olmayacak.
Soykırım onları daha güçlü, daha yenilmez yapacak sananlar bir kez daha tarih önünde mağlup olacaklar.
Eninde sonunda Filistin halkı kazanacak ve insanlık bir kez daha kibirli işgalcilerin yenileceğine tanıklık edecek.