Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Kemal Okuyan: Toplumsal muhalefeti Koç Holding'in önünde önünü ilikleyenlere teslim edemeyiz

7 Haziran'da kurtuluş ve kuruluş şiarıyla toplanan Cumhuriyetçiler Kurultayı'nda konuşan TKP Genel Sekreteri Okuyan, muhalefetin sermayeyle ilişkisini ve CHP'nin tutumunu eleştirdi. Okuyan, "tek adam rejimi" kodlamasının mücadeleyi sekteye uğrattığını ve çeşitli başlıkları önemsizleştirdiğini vurguladı.

Haber Merkezi

Yayın Tarihi: 07.06.2026 , 11:34

Algoritmaya müdahale edin: Tek bir işlemle soL Haber’i Google’da ‘tercih edilen kaynak’ olarak seçin, aramalarınızda soL öne çıksın.


Cumhuriyetçiler Kurultayı, bugün "Kurtuluş ve Kuruluş" başlığıyla çalışmalarına başladı. 

Kurultayın açılış konuşmasını Türkiye Halk Temsilcileri Meclisi Yürütme Kurulu üyesi Erhan Nalçacı yaparken, oluşturulan divanda Ali Rıza Aydın, Ali Somel, Gamze Yücesan, Taylan Polat Toraman ve Başak Yılankırkan yer aldı. 

Kurultayda söz alan Türkiye Komünist Partisi Genel Sekreteri Kemal Okuyan, son yaşanan gelişmelere dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

'Tek adam kodlaması mücadelemizi sekteye uğratıyor'

Türkiye'deki mevcut iktidar yapısının sadece bir kişiye indirgenerek analiz edilmesinin yapısal hatalara yol açtığını belirten Okuyan, bu durumun asıl sınıfsal gerçekleri görünmez kıldığını ifade etti. Siyasetin kişiselleştirilmesinin muhalif kesimleri yanlış ittifaklara sürüklediğini dile getiren Okuyan, konuşmasında şu uyarılarda bulundu:

"Tek adam kodlaması, bizim mücadelemizi sekteye uğratan ve yanlışa götüren bir kodlamaya dönüşmüştü. Tek adam rejimi birçok kişinin stratejisini giderek o kişiyle mücadeleye indirgedi. Hatırlayalım, geride bıraktığımız dönemde o tek adamla çeşitli nedenlerle anlaşamadığı için aslında aynı dünyaya mensup kişileri omzumuza aldık. Biz almadık ama aldılar. 

'Ne yapıyorsunuz' dediğimizde bize kızdılar. 

Çok değil, iki yıl önce Davutoğlu ve Babacan Türkiye'deki muhalif kesimlerin dokunulmaz kişileri haline getirildi. Tek adam rejimi varsa o zaman diğer şeyler önemsizleşiyor. Buradan işte faşizm teorileri çıkıyor. Arkadaşlar faşizm böyle bir şey değil. Bu bugünkü düzeni ya da bugünkü rejimi, bugünkü iktidarı aklayan bir şey değil ama bu faşizm değil. Faşizmin bir mantığı var, sınıfsal bir arka planı var. Bu iktidarın da sınıfsal bir arka planı var. Şimdi birinci yıkmamız gereken şey bu ve bunun devamı geliyor."

'Anıtkabir yürüyüşü memleketin gerçek sahibi biziz gösterisine dönüştü'

Konuşmasında sermaye sınıfının, özellikle Koç Holding'in siyasi arenadaki dokunulmazlığına ve toplumsal muhalefetin bu güç karşısındaki pozisyonuna geniş yer ayıran Okuyan, sınıf meselesinin bir kenar süsü gibi ele alınamayacağını vurguladı. 

Düzenin temel karakterinin burjuva diktatörlüğü olduğunu hatırlatan Okuyan, bu ilişki ağını şu sert sözlerle ifade etti:

"Tek adam rejimi kodlaması bir at gözlüğüne sebep oluyor ve bazı şeyler önemsizleşiyor. Çünkü arkadaşlar öyle bir noktaya geldik ki, Türkiye'nin binlerce başlığı içerisinde bir başlıkmış gibi ele alınıyor Türkiye'deki sınıf diktatörlüğü. 

Bakın altını çiziyorum, hani tek adam rejimi demek istemiyorum, Türkiye'de bir burjuva diktatörlüğü var. 

Ama bu bir kenar süsü gibi kalıyor. Niye? Çünkü her şeyin üzerinde bir tek adam var algısı yaratılıyor. Her şeyin üzerinde bir tek adam olmadığına ilişkin bence sembolik ama çok önemli bir meydan okuma; işte Koç'un yüzüncü yıl dönümünde verilen resepsiyondur. Oraya o tek adam gelmedi, gelmez. Bütün siyasetçileri oraya oturturlar. Hatta öyle bir oturturlar ki dedesinden harçlık almaya gelmiş çocuklar gibi oturdular. Sonra da öyle bir Anıtkabir yürüyüşü yaparlar ki 'bu ülke bizim' derler. Mustafa Kemal sevgisi yüzünden yapmadıklarını hepimiz biliyoruz. Koç Holding'in Anıtkabir yürüyüşü memleketin gerçek sahibi biziz gösterisine dönüştü. Sınıf meselesi önemsizleşiyor. Koç ile bir resepsiyonda el sıkışılır, Koç da demokrasiyi savunuyor, ona da dokunuyor bu tek adam rejimi denir. 

Nereye dokunuyor arkadaşlar? 

Bu ülkenin toplumsal muhalefetini Koç Holding'in önünde önünü ilikleyenlere teslim edersek bu ülkeden halk olmaz. Buna gözümüzü kapatırsak bu ülkeden halk çıkmaz bir daha. İşimiz cumhuriyetçiler olarak cumhuriyeti yeniden ayağa kaldırmak, neyle kaldıracağız? Halk olmadan, emekçi halk olmadan neyle ayağa kaldıracağız?"

'CHP'nin tabanı ideolojik olarak geriye itiliyor'

Cumhuriyet Halk Partisi'nin hem yönetimsel çizgisini hem de bu çizginin taban üzerindeki dönüştürücü etkisini eleştiren Okuyan, toplumsal muhalefetin uyuşturulduğunu belirtti. 

Sol muhalefetin sermaye odaklarına teslim edilmesinin halkı pasifleştirdiğini söyleyen Okuyan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Çok acı bir şey söyleyeceğim arkadaşlar, biz sahada çalışıyoruz. Şu anda Türkiye'de o 2013'te ayağa kalkan halkı tutan siyasi hareket Cumhuriyet Halk Partisi. O partinin şu andaki tabanı NATO konusunda, Koç Holding ya da TÜSİAD sermayesi konusunda AKP tabanından, MHP tabanından daha ileride değildir. Bu hale geldik, niye geldik biliyor musunuz? Her şey önemsizleştirildiği için. Asıl mesele tek adam rejimi diye kodlandığında, bu halk halk olmaktan çıkıyor. Bugün o 2013'te ayağa kalkan halkın NATO ile bir problemi yok ya da çok küçük bir kesimin var. Niye böyle oldu? Çünkü hayat akıyor. Ne sunarsanız, nasıl önderlik ederseniz öyle şekilleniyor. Ben çocukluğumdan beri bunu izliyorum ve hiç başarılı olmadı. Ama galiba Cumhuriyet Halk Partisi'nin en büyük özelliği, böyle bir değişimin olabileceğine dair kitleleri ikna etmesidir. Bazı şeylere ses çıkarmadan, Cumhuriyet Halk Partisi'nden bir muhalefet ya da Türkiye toplumunu dönüştürecek bir şey çıkacağı beklentisi gerçekçi değil."

Tüm bu eleştirilere karşın, mevcut iktidarın CHP'ye ve muhalif belediyelere yönelik baskı ve engelleme girişimlerine karşı da net bir tavır alınması gerektiğini belirten Okuyan, seçme ve seçilme hakkının amasız, fakatsız savunulması gereken temel bir mevzi olduğunu da sözlerine ekledi.


soL Haber'i WhatsApp ve Telegram kanallarından takip edin, önemli gelişmeleri kaçırmayın.

soL YZ Beta, soL’un geliştirdiği ve soL arşiviyle çalışan bir yapay zeka robotudur. Kullanımı, soL abonelerine açıktır.