Dershane dalaşı ve farklı öğrenmeler!

13/12/2013 Cuma
Dershane dalaşı ve farklı öğrenmeler!

İnsan, her yerde, her konumda ve her an öğrenebilen bir varlık. Çocuk evinde aileden ve sokağa çıkmaya başladığında da çevreden öğreniyor. Öğrendiklerini günlük yaşamında kullanabildiği ölçüde rahat ediyor.

Öğrenci okulda öğreniyor, öğrendikleri sınanıyor, değerlendiriliyor zayıf/iyi not alıyor, dersten kalıyor/geçiyor üzülüyor/seviniyor. Öğrenci, bir üst eğitim kademesine geçmek için seçme sınavına giriyor yüksek puan alan istediği okula gidip sevinirken diğerleri acı çekiyor.

Yetişkin, yaşam içinde, deneme-yanılma yoluyla öğreniyor kendi kendine öğreniyor, bir (arkadaşından, özel öğretmenden, kurs öğretmeninden) başkasından öğreniyor, öğrenme amacı olmadığı durumlarda bile, örneğin arkadaş sohbetlerinde, okurken, televizyon izlerken, bir olay olduğunda, eylem içinde, … kendiliğinden öğreniyor. Doğru ve yararlı şeyler öğrenen yetişkin, bunları yaşamına yansıttıkça, daha duyarlı, sorumlu ve üretken olabiliyor.

Öğrenmeye hazır olanlar daha hızlı öğrenebiliyorlar. Yaparak ve eylem içindeki öğrenmeler ise, hem daha da hızlı hem de etkili ve kalıcı öğrenmeler oluyor.

AKP ile cemaatin dershane üzerinden haftalardır dalaştığı görülüyor. Haziran ayındaki gezi eylemlerinde olduğu gibi, bu dershane dalaşında da, olayın dışında kalan yetişkinlerde bile, farklı farklı öğrenmeler gerçekleşiyor.

Örneğin kimi, dershanelerin eğitimde fırsat eşitliğini ne denli bozduğunu öğreniyor kimi, dershanelerin çok kazançlı kurumlar olduğunu.

Kimi, AKP’nin tehditlerini kimi, cemaatin tehditlerini öğreniyor.

Kimi, AKP’nin kinini kimi, cemaatin kinini öğreniyor.

Kimi, AKP’nin açığını öğreniyor kimi, cemaatin!

Kimi, seçim için her türlü tavizin verilebileceğini öğreniyor kimi, amaç için yalan söylemeyi!

Kimi, dershaneler kapatılırsa bazılarının ağır mali kayba uğrayacağını öğreniyor kimi, dershaneler kapatıldığında ne yapacağını.

Kimi, cemaatin hizmetlerinin bilmem kaç ülkeye yayıldığını öğreniyor ve seviniyor. Kimi, cemaatin bu hizmetlerinin, okul açtığı toplumlarda ılımlı İslam anlayışını yaymaya ve Amerikan düşmanlığını önlemeye yönelik bir misyoner faaliyeti niteliğinde olduğunu öğreniyor Türkiye’deki yabancı özel okullarla bu okulların Osmanlı zamanındaki misyonerlik faaliyetlerini anımsayıp üzülüyor.

Kimi, cemaatin kaset işinde ve de gizli belge toplamada/sunmada ne denli hünerli olduğunu öğreniyor kimi, AKP’nin cemaatten aşağı kalmadığını!

Dershane dalaşından kaynaklanan öğrenmelerdeki bu farklar, yetişkinin kişiliğinden ve geçmişteki öğrenme birikimlerinin niteliği ile farklılıklarından kaynaklanıyor. Örneğin geçmişteki öğrenmeleri içinde AKP ile ilgili konuların daha çok yer aldığı kişiler, dershane olayında AKP aleyhinde ortaya çıkanları daha çabuk öğreniyor. Benzer şekilde öğrenmeleri içinde cemaat ile ilgili konuların daha çok yer aldığı kişiler ise, bu olayda cemaat aleyhinde ortaya çıkanları daha çabuk öğreniyor.

Yetişkinlerde öğrenme farkı yaratan kişisel özeliklerden biri ise, kişinin tutucu olup olmaması oluyor. Tutucu kimse, genelde bildiklerinden pek kuşku duymuyor ve bu nedenle bildikleri dışındaki öğrenmelere hazır olamıyor. Hazır olmadığı konuları öğrenmesi ise güç oluyor ve zaman alıyor. Tutucu olmayan ise, genelde bilime önem veriyor, bildiklerinin her an gelişebileceğini biliyor ve dolayısıyla yeni öğrenmelere daha açık oluyor.

Tutucu olan genelde bildikleriyle yetindiğinden ve de sorunlarını bildikleriyle çözmeye çalıştığından tutucu olmayanlar kadar meraklı da olmuyor, eleştirel de yaklaşmıyor, yeni şeyler öğrenme gereksinimi de duymuyor. Yeni şeyleri öğrenmeleri zaman alıyor.

Yeni şeyler öğrenmek istemeyen insanlar da, kendilerini yeni öğrenmelere ne kadar kapatırlarsa kapatsınlar, eninde sonunda, er ya da geç, yeni bir şeyler öğreniyorlar.

[email protected]