Mümtazer Türköne: Erdoğan İslamcılığı bitirdi

Zaman yazarları İslamcılığın bitişini tartışmaya devam ediyor. Bugün de Mümtazer Türköne, İslamcılığı Erdoğan’ın bitirdiğini yazdı.
Salı, 30 Haziran 2015 10:25

Dün Zaman’ın Genel Yayın Yönetmeni Ekrem Dumanlı’nın “İslamcı gazeteciliğin bitişini” yazmasının ardından bugün de gazetenin yazarlarından Mümtazer Türköne “İslamcılığın bitişini” yazdı.

"İslamcılık nasıl bitti?" başlığını taşıyan yazısına Ali Bulaç’ın “İslamcılığın bitmediği, ancak tarihsel olarak 2002’de durdurulduğu” tespitini tartışarak başlayan Türköne,  “İktidar her muhalif ideolojiyi bitirir. İslâmcılık iktidara geldi ve bitti” dedikten sonra şöyle devam etti:

“Durma” ve “bitme” kelimeleri arasındaki fark, birincisinde vakit tamam olunca kaldığı yerden yoluna devam etmesi; ikincisinde ise yeniden başlaması veya ortaya yepyeni bir şeyin çıkması. Bir bekleme odasına alınmadığına veya dondurulmadığına göre iktidarda bir etkileşim yaşayarak dönüşmesi ve geride kalanın İslâmcılık olup olmadığına karar verilmesi lazım. Daha önemlisi, ekolojisi değişti, İslâmcılığın beşerî coğrafyası Arap Baharı'nı, darbeleri ve iç savaşları tecrübe etti, dünya tek ideolojik yörüngede değil kendi ekseninde dönmeyi sürdürdü. 

‘İKTİDAR İSLAMCILIĞI DEVLETLEŞTİRDİ’

İktidarın İslamcılığı “kirlettiğini” ve İslamcılığın farklı tonlarını kendi çatısı altına alarak devletleştirdiğini öne süren Türköne, “İlerde daha açık göreceğiz. AK Parti dindar insanların devletle olan sorunlarını çözmedi, sadece çözümünü kendi iktidar şartına bağladı” diye devam etti. Türköne, AKP tarafından din alanının devletleştirildiğini savundu.

‘SELEFİ NİHİLİZME KARŞI CEMAATÇİLİK’

IŞİD türü örgütlerin dayattığı Selefi ideolojinin başka örneklerinin de ortaya çıkabileceğini söyleyen Türköne, “Selefî nihilizm İslâm coğrafyasının kalıcı sorunu. Müslümanların içinde yaşadıkları onur kırıcı şartlar altında ‘ne yapmalı?’ sorusuna en kestirme, en yalın ve en kanlı yolu göstererek cevap veren bu ideoloji, bir girdap gibi pusulasını kaybetmiş, sığınacak bir yeri olmayanları içine çekip yok ediyor.” diye devam etti.

Türköne’nin “Selefi nihilizme” panzehir olarak önerdiği İslamcılık türü ise Sufi geleneği ve “cemaatlerin sıcak kuşatıcılığı” oldu. Zaman yazarı, “Tehlike doğrudan siyasî İslâm'ın veya İslâmcılığın içinde yatıyor. Bu yüzden ‘İslâmcılık nasıl bitti?’ sorusu, sadece İslâmcıları değil hepimizi ilgilendiriyor.” diye devam etti.

‘İSLAMCILIĞI TEK BİR KİŞİ BİTİRDİ’

Yazısının sonunda İslamcılığı rakip bir ideolojinin değil, tek bir kişinin, Erdoğan’ın bitirdiğini savunan Türköne, Erdoğan için “Resmi devlet hiyerarşisi, kanunlar ve siyasî organizasyon dışında iktidarının ihtiyaçlarına uygun evsafta İslâmcı gayri resmî bir iktidar hiyerarşisi ve düzeneği oluşturdu.” dedi.