"Tophane'deki olayda abartılacak bir durum yok"

Başbakan Erdoğan Tophane'de sanat galerilerine dönük saldırıyı değerlendirdi. Erdoğan yine basına kızdı ve abartmayın dedi.
Cuma, 24 Eylül 2010 15:49

Başbakan Erdoğan, 3 gün önce Tophane'de sanat galerine dönük gerçekleştirilen saldırı konusunda açıklamalar yaptı.

İnegöl ve Dörtyol'daki gibi bir oyunmuş
Erdoğan şöyle konuştu:

"Medya 8 yıldır aynı başlıkları atıyor. Ben belediye başkanıyken hangi başlıklar atılıyorsa bugün de aynı başlıklar atılıyor. Sivil diktatörlük diye bir kavram olur mu ya.. Mahalle baskısı, gizli gündem gibi AKP’yle asla yan yana gelmeyecek kavramlar ısıtılıyor. Halkoylaması sürecinde İnegöl’de, Dörtyol’da sergilenen olaylar şimdi İstanbul Tophane’de sergilenmek istiyorlar. Bu lokal olayları Türkiye gerçeği gibi sunanların aynı oyunun içindedir. Bunların derdi fatura kesmek. Biri çıkıyor diyor ki bunlar ‘Evet’in sonucu. Şok şok şok diyerek TV’lerde gazetelerde bunları sanki Türkiye’nin her yeri böyleymiş gibi göstermek son derece bayat bir oyun. Lokal olay bize fatura ediliyor."

"8 yıldır kimsenin hayat tarzına müdahale etmedik"
Erdoğan ayrıca, "Ben Tophane’yi sokak sokak bilirim. Bazıları yazıyor. Başbakan artık konuşmalı. Neyi konuşacağım. Bakanlarım gitti. Emniyet araştırıyor. Söylenmesi gereken şey itidale davet etmek. 8 yıl boyunca kimsenin hayat tarzına müdahale etmedik" dedi.

"Türkiye'de mahalle baskısı yoktur"
Mahalle baskısı olduğu yönündeki açıklamalara da tepki gösteren Erdoğan, "Sanat galerisi sadece Tophane’de mi var. Başka yerlerde böyle bir olay duydunuz mu?. Öyleyse abartmanın anlamı yok. Türkiye’de mahalle baskısı yoktur. Biz hiçbir hukuksuzluğa göz yummayız. Türkiye’de halkı tahrik etmek isteyen kirli oyunlardan medet uman odaklar vardır. Herkes herkesi sevmek bağrına basmak zorunda değildir ama saygı duymak zorundadır. AKP tüm farklılıklara kucak açarken kimilerinin hala düşmanlık aşılaması doğru değildir" dedi.

Basket maçındaki yuhalama ile galeri baskınını karşılaştırdı
Erdoğan tuhaf bir karşılaştırma yaparak "Uluslararası bir organizasyonda kendi ülkesinin Başbakanını, Cumhurbaşkanını yuhalayanların yaptığı tahammülsüzlük değil midir? İstediği sonuç çıkmıyor diye vatandaşa bidon kafalı göbeğini kaşıyan adam diye yazmak tahammülsüzlük değil mi, iş adamını yeşil ve kızıl diye ayırmak tahammülsüzlük değil mi? Medyayı yandaş ya da İslamcı diye ayırmak tahammülsüzlük değil mi?" dedi.

(soL - Haber Merkezi)