Cuma, 30 Kasım 2012 - 15:13

Eğitimde Sınıf Tavrı'ndan kılık kıyafet yönetmeliği açıklaması


Eğitim'de Sınıf Tavrı, açıklamasında kılık kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişikliği AKP’nin eğitimi ve toplumsal yaşamı dinselleştirme hamlesinin bir parçası olarak değerlendirdi.

Eğitim'de Sınıf Tavrı değişen kılık kıyafet yönetmeliği üzerine "Gericiliğin Manifestosu: Kıyafet Yönetmeliği" başlıklı bir açıklama yaptı.

Kılık kıyafet yönetmeliğinde yapılan değişikliğin AKP’nin eğitimi ve toplumsal yaşamı dinselleştirme hamlesinin bir parçası olarak değerlendirildiği açıklamada, Eğitim–Sen’in 5 Aralık’ta bir sivil itaatsizlik eylemi olarak tanımladığı derslere eşofmanla derslere girme eylemi, AKP’nin ekmeğine yağ sürecek, sorunu gerekli ciddiyette ele almaktan uzak bir eylem olarak tanımladı ve Eğitim Sen Genel Merkezi'ne bu eylemden vazgeçilmesi önerildi.

Eğitimde Sınıf Tavrı tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

"Yeni kılık kıyafet yönetmeliğiyle AKP gericiliğinin freni olmadığını bir kez daha görmüş olduk. 10 yıllık iktidarında toplumsal yaşamı bir bütün olarak gericileştirme yolunda hızlı adımlar atan AKP şimdi de yarattığı karanlığı sürekli kılmak için kolları sıvamış durumda. Yaptıkları yapacaklarının teminatı olan 10 yıllık bir iktidarla karşı karşıyayız. Bu saldırı süreci durdurulmadığı takdirde bir değil birkaç adım sonrasını görmek de artık çok zor değil.

Uzun yıllardır gericiliği bir tehdit olarak görmeyenlerin hatta bunu bir özgürlük meselesi olarak görenlerin bu süreçte ayılmalarını umut ediyoruz. Meselenin bir kılık kıyafet tercihi değil siyasi baskının bir simgesi olduğunu söyleyenlere karşı, halen özgürlüğü savunduğunu iddia edenler oturup, özgürlüğün tanımını bir kez daha düşünmelidirler. Ülkemizde kadına yönelik şiddetteki muazzam artışla dinselleştirme arasındaki paralelliği herkes bir kez daha görmelidir. Bu ülkede toplumsal gericiliğin halkımıza yaşattığı acıları ve geleceği topyekün karartılmak istenen çocuklarımıza karşı sorumluluğumuzu herkes hatırlamalıdır. Görmelidir ki, yaşanan ve yaşanacak gericileşmeye karşı utangaçça sessiz kalmaktan vazgeçsin.

Eğitim sisteminde çocuğun ders seçimden kıyafetine kadar velinin mutlak bir tasarrufunu özgürlük olarak tanımlayan liberal anlayış, gericiliğe meşruluk kazandırmaktan öteye gidememektedir.

Eğitimde Sınıf Tavrı olarak kılık kıyafet yönetmeliğinin değiştirilmesini AKP’nin eğitimi ve toplumsal yaşamı dinselleştirme hamlesinin bir parçası olarak değerlendiriyoruz. Din temelli seçmeli derslerde olduğu gibi bu başlıkta da özgür iradenin değil başka iradelerin devreye gireceğinden şüphemiz bulunmuyor. Veliler, cemaatler ve bunların içindeki idareciler, öğretmenler isteyecek 10-11 yaşındaki çocukların saçları türbanla örtülecek. Bir sonraki adım ise, öğrencilerin ve öğretmenlerin tüm derslere türbanla derse girebilmesine resmiyet kazandırılması ve nihayet karma eğitimin bitirilmesi yönünde atılacak adımlardır. 5 yaşındaki çocukların etek boyuna bakan bugünkü kıyafet yönetmeliğindeki zihniyetin yarını ancak budur.

Öte yandan sendikamız Eğitim–Sen’in 5 Aralık’ta bir sivil itaatsizlik eylemi olarak tanımladığı derslere eşofmanla derslere girme eylemi sorunu gerekli ciddiyette ele almaktan uzaktır. Özellikle kılık ve kıyafet yönetmeliğinin gündeme gelmesiyle bu eylem kararının bir kez daha gözden geçirilmesi kaçınılmazdır. Meseleyi kılık kıyafet özgürlüğü ve demokratikleşme ekseninde tartışmak isteyen ve yaygınlaşan gericiliğin üzerini örtmeye çalışan AKP’ye “eşofmanlı” eylemle yanıt vermek AKP’nin ekmeğine yağ sürmektir. AKP’nin elinden bu kozu alacak olan esas olarak eğitimde gerici uygulamaları ve sembolleri karşısına alan ve eşitsizliklere dikkat çeken bir eylem tarzıdır.

Eğitimde Sınıf Tavrı olarak sendikamız Eğitim Sen’in Genel Merkez yöneticilerine bu eylemden vazgeçmeyi öneriyoruz. Bugün ilerici eğitim emekçilerinin omuzlarındaki görev, okullarımızda aydınlanmacılığı sahiplenen, bilim ve laikliğin değerini öğrencisine, velisine göstermeye ve anlatmaya odaklanan, “amasız” ve “tavizsiz” süreklilik taşıyan bir mücadelenin örgütlenmesidir.
Eşitliği, aklı ve aydınlanmayı veri almayan değişikliklerin özgürlükler açısından herhangi bir ilerlemeye denk düşmeyeceğini bu ülkede defalarca gördük. Eğitimde Sınıf Tavrı bileşeni eğitim emekçileri, eşitlikten ve aydınlanmadan yana tavizsiz sürdürdükleri mücadelelerini bugün daha da yükseltmeye kararlıdırlar. Bütün eğitim emekçisi arkadaşlarımızı birlikte hareket etmeye, çocuklarımızı AKP karanlığına teslim etmemeye çağırıyoruz.
Eşitliği mümkün kıldığımız, gericiliği toplumsal baskı unsuru olmaktan çıkarttığımız bir ülkede elbette çocuklarımız ülkemizin bütün güzel renklerinde giyinecekler."

(soL- Haber Merkezi)