Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Yavuz Alogan

Kemirgenler ve sürüngenler

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:00 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:00

Kemirgenlerin ayırt edici özelliklerinden ikisi, gözlerinde ve dişlerindedir. Gözler yüzün iki yanında fıldır fıldır hareket halinde olduğu için çok geniş bir görme alanı sağlar. Ön dişler uzun ve keskindir. Kemirgenler sadece beslenmek için değil, aynı zamanda sürekli kaşınan dişlerini rahatlatmak, fazla uzamalarını önlemek ve onları bilemek için de kemirirler. Obur hayvanlardır, kemirmeden duramazlar.

Kemirgenler ciddi ve sakindirler de, sabırlıdırlar kemirmeye başladıkları nesnenin bir ceviz, bir gemiciğin tabanı, siyasi iktidarın temelleri, bir TOMA ya da bir palamut olması onlar için fark etmez. Büyük bir ciddiyetle işe başlarlar ve sonunu getirene kadar bırakmazlar. Nâzım Hikmet, “Yaşamak şakaya gelmez, büyük bir ciddiyetle yaşayacaksın/Bir sincap gibi mesela” derken, kemirgenlerin bu özelliğini, sincap örneğinde çok güzel betimlemiştir.

Sürüngenler, kemirgenlerden çok farklıdırlar. İlkeldirler. Denizden karaya geçen canlı halkasını oluştururlar. Kendilerini gizlerler. Derileri kalın pullarla, kemik levhalarla kaplıdır. Onları bir sincap ya da fare gibi apaçık, bütün gövdeleriyle görmek zordur. Yılanın varlığı çalıların hışırtısından anlaşılır, timsah bataklık renkleriyle kendini kamufle eder. Isırarak, zehirleyerek, parçalayarak yaşarlar. Korkunç ve tehlikelidirler fakat çatışma anında zayıf yanları ortaya çıkar. Timsahı iki çenesinin arasına bir sopa koyarak etkisiz hale getirmek yılanı kuyruğundan tutup kuvvetle silkeleyerek omurlarının birbirinden ayrılmasını sağlamak mümkündür. Ancak bunun için onlara iyice yaklaşmak gerekir. Bu da kitle cesareti ister.

Gene de sürüngenlere haksızlık etmemek gerekir. Ben zoolog değilim elbette ancak erkek sürüngenlerin yumurtlama mevsimi geldiğinde dişilerini kapatmaya kalkıştıklarını ya da onların varlığından utandıklarını, onları aşağıladıklarını sanmıyorum. Dişi sürüngenler, yumurtlama mevsimine yakın, dişi olmanın onuru ve doğuracak olmanın gururuyla ormanlarda ve bataklıklarda, erkek sürüngenlerin müdahalesi olmadan göğüslerini gererek, salına salına dolaşıyorlardır, eminim.
Aslında hayvanlar aleminin masumiyeti tartışma götürmez. Şahsen ben hayvanlar arasında taciz ve tecavüz olaylarına rastlanabildiğini, mesela birkaç erkek ayının bir dişi ayıyı kıstırıp sırayla ona tecavüz etmeye kalkıştığını, ormanlarda ve dağlarda yaşayan vahşi hayvanlar arasında bu türden olayların yaşandığını hiç sanmıyorum. Böyle şeyler daha çok, halkın ilahi bir taassupla kapalı, cemaatçi bir gericilikle zehirlendiği, dini hurafelerle cehalete sürüklendiği, imam/diktatör-merkezli insan toplumlarında görülür.

İtiraf etmeliyim ki “çapulcu” ismini pek benimseyememiştim. Belki de bazı yazılarımda solun büyükçe bir bölümünün “Arap Baharı” diye alkışladığı olayın faillerine “çapulcu” dediğim için. O sırada, çok uzak geçmişte değil bir yıl kadar önce, bazı devrimci arkadaşlar halka “çapulcu” dememeliydin, diye beni eleştirmişlerdi. Oralarda devrim olduğunu sanıyorlardı. Görüyor musunuz, kitle hareketinin yükseldiği dönemlerde kavramlar, teoriler, taktikler, sloganlar nasıl anlam değiştirip, oradan oraya zıplayarak uçuşuyor?

“Çapulcu”nun anlamı, özelleştirme yağmacılığı, haksız servet edinme hırsızlığı ve şiddet içerdiği için AKP iktidarını nitelemeye daha uygun gibi geliyor bana. Gerçi Diktatör’ün höykürmesi üzerine TDK, “çapulcu”nun anlamını “düzene aykırı davranışlarda bulunan, düzeni bozan” şeklinde genişletti. Bu beni biraz rahatlattı ve kendimi biraz “çapulcu” gibi hissetmemi sağladı.

Fakat “kemirgen” daha iyi. Kendi hayatıma şöyle bir bakıyorum da “kemirgen” olduğumu düşünüyorum. “Büyük bir ciddiyetle” yaşayarak, kitapları, sözcükleri kemirdim geniş bir görüş açısı edinerek “müesses nizam”ı da elimden geldiğince kemirmeye çalıştım. Ben bir kemirgenim. Çapulcu kemirgen…

Yavuz Alogan 'ın Son Yazıları