Süha Alpaslan
Kongreler Yapıldı
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - BOLU yazıları
ÖDP ve TKP.
Solun iki partisi.
Oy olarak ülke siyasetinde aritmetiği etkilemeseler de nitel güçleri ile sol muhalefetin ve siyasal yaşamın vazgeçilmezleri..
Geçen hafta bu iki partide de kongreler vardı.
Bunlardan ÖDP ülkede egemenlere, devlet hormonlu partilere "parti içi demokrasi " nasıl hayata geçer onun pratiğini gösterdi.
ÖDP de 22.Temmuz seçimleri öncesi ve sonrası sıkıntı vardı.
Partinin Genel Başkanı Ufuk Uras Parti Meclisi'nin onayı olmaksızın partisinden istifa ederek İstanbul Bağımsız Milletvekili adayı olmuş ve seçimi de kazanmıştı.
Bilahare de partisine avdet edip genel başkanlık makamını deruhte etmişti.
Parti Meclisini hiçe sayarak kullanılan bu tasarruflar ÖDP nin yönetim kademelerinde,tabanında sıkıntıları artırmasına rağmen Ufuk Uras'ın milletvekili olması hasebiyle tabiri caizse kendisine avans verilmişti.
Ufuk Uras buna karşın kendi bağımsız siyasi politikasına devam etmiş,partilileri şaşırtmaktan vazgeçmemişti.
ABD Ankara elçisinin "brunch" teklifini kabul etmiş, Fettullahçı Zaman gazetesine "özel" demeçler vermiş, partinin temel bileşeni olan bir grubu "ergenekonculukla" suçlamış, anlaşılması güç bu davranış biçimleri parti içerisindeki gerginliği iyiden iyiye artırmıştı.
Gerginliğin çözüm noktası elbette ÖDP'nin yaklaşan Olağan Genel Kurulu idi.
Ancak Ufuk Uras delegeler üzerindeki hakimiyetine güvenerek olağanüstü genel kurul örgütleme başarısını! göstermeyi de ihmal etmemişti.
İyi de "evdeki hesap çarşıya uymaz" deyimini unutmuştu.
Öyle de oldu.
"Sol liberal" politikaları onaylamayan ÖDP bileşenleri Ufuk Uras ve grubunu yönetimlerden demokratik yöntemlerle uzaklaştırdı.
İki sonuç çıkartabiliriz ÖDP olağanüstü kongresinden.
İlki Lider sultası altında inim inim inleyen ülkenin diğer partilerine "parti içi demokrasi" dersi.
İkincisi "sol liberal" politikaların ve partideki demokratik işleyişi sakatlayan "ben merkezciliğin" reddi.
Kongreler sınavdır.
Ankara'da bunlar olurken, İstanbul'da sol başka bir sınav veriyordu.
TKP kongresi.
İzlenimler kongrenin oldukça görkemli, çoşku dolu bazı ülkelerin KP'lerinin de katılımcı olarak TKP'ye güç verdiği şeklinde idi.
TKP yöneticileri partinin kuruluş dönemini geride bıraktığını serpilip gelişme dönemine girdiğini sınıfın tek temsilcisi olduğunu ifade ettiler.
Görkemli kongrede yeni dönem parti politikaları ve "global kriz" değerlendirildi.
TKP kongresinde de bir ilk gerçekleştirildi.
Parti yönetim kademelerinde kongre iradesi gençleştirme kararı aldı.
Ülkede bir partinin genel başkanı olabilmek için ortalama yaşın 70 ve üstü olma ezberi bozuldu.
29 yaşındaki partili Erkan Baş kongre iradesi ile Genel Başkan seçildi.
Pırıl pırıl "genç başkan" Erkan Baş ülkede sol muhalefete,kent ve kır yoksullarına artık makus talihlerinin kırılabilmesi için yeni bir kuşağın meseleye sahip çıktığını TKP somutunda gösterdi.
Evet Kongreler yapıldı..
Yanıtı malum olan soru sorulur mu?
Darısı diğer partilerimizin başına desek?
Pollyannacılık yapsak, onlara da temenni etsek!
Acaba kimi inandırabiliriz?
İkna olurlar mı?