Süha Alpaslan
Beyaz Devrim
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - BOLU yazıları
"Yeraltı Cumhuriyeti varmış."
Tarikatçı Mehmet Metiner'in 32.Gün'de yaptığı açıklamalar.
Bazen birkaç cümle insan niyetinin arka planını ele veriverir.
"Beyaz Devrim."
İddiaya bakın..
Çiller özelleştirme furyasını başlattığı vakit, "Dünyanın son sosyalist devletini yıkıyoruz." demişti.
Sonrasında neler oldu biliyoruz.
Korku "Cumhuriyeti!" kurmayı planlayanlar adımlarını artık daha cesaretli atmaya başladılar.
Bir taşla pek çok kuş yakalamayı hedefledikleri açık.
Toplum mühendisliğinin amerikancası bütün formülasyonları ile hayata geçiriliyor.
Ne ararsan var.
Medya desteği, cephane, kroki, santaj, define avcılığı, kripto, teknik takip, muhbir, haham, tarikatçı, entel liboş, sol liberal...
Senaryo yazıcıları belli ki senaryoyu brezilya dizilerini aratmayacak şekilde uzun tutacak.
Senaryonun en heyecanlı bölümleri yerel seçimlere kadar hepimizi meşgul edecek.
Hepimize "İskender Büyük"'ü arattıracaklar.
Mart sonu itibariyle dizinin sezon finalini izleyeceğiz.
Seçim sonuçlarına göre senaryo yazıcıları bazı bölümlerde değişiklikler yapabilir.
Beyaz devrim yapacak ya adamlar.
Muhayyeleleri geniş.
Peki işte tam bu noktada sola düşen temel görev ne?
Solun malum bu konuda da kafası oldukça karışık.
Öyle karışık ki solun bazı kesimleri açıkça iktidarla beraber hareket ediyorlar.
Bu kesimler neredeyse iktidarla beraber "ulusalcı" avına çıkacaklar.
İçlerinden bazılarının kafasından "ergenekon için sabaha kadar karanlık" eylemleri bile geçiyordur korkarım.
Kontgerilla, gladyo, özel kuvvetler, faşişt çeteler, derin devlet, terörle mücadele.
Bu güçler şimdiye kadar hep sola karşı kullanıldı.
Kullanılması da doğal çünkü mevcudiyetlerinin yegane temeli sol.
Bu yapıların çözülmesi sorumluların cezalandırılması noktasında sol oyunu elbette müspet yönde kullanacaktır.
Veli Küçüklerin, susurlukçuların, ağarların tasfiyesi ise olan biten, elbette en çok sol destekleyecektir operasyonları.
Peki,
Büyük Ortadoğu Projesi ve bu bağlamda 1980'lerde formüle edilen "ılımlı İslam" teorisi.
"Ilımlı İslam" devletine açılan kapıda son durağın "Şeriat devleti" olacağı gerçeği.
Bu geçiş "Kanlı mı olacak yoksa kansız mı?" diye 1994-95'lerde tartışan Refah Partisi ve %47'nin cazibesi ile bu geçişi şekilde görüldüğü gibi yapan AKP.
Ve her operasyona devletin gizli yapılarından meşhurları, solun nefret ettiği ancak devletin tasfiye ettiği meşhurları katan AKP.
Ve bunun ayırtına varamayacak kadar AKP akıntısına kürek sallayan "sol".
Bunu anlamak o kadar zor mu?
Anlatabilmek,
O da mı zor?