Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Sinan Sönmez

Sinan Sönmez

Naylon evliliğin 2013 yılı bütçesi

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:51 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:51

Sinan Sönmez'in "Naylon evliliğin 2013 yılı bütçesi" başlıklı yazısı 21 Şubat 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Geçen haftaki yazıda ekonomik büyüme ile mali disiplin arasındaki zoraki birlikteliği naylon evliliğe benzetmiştim. Naylon evliliğin bütçe ayağına yakından göz atalım.

2013 yılı bütçesi 2013-2015 dönemini kapsayan Orta Vadeli Program’daki (OVP) verilere dayalıdır. Ancak daha önceki dönemlere ilişkin OVP’lerde hedeflere ulaşılamamıştır. Bu nedenle 2013 yılı bütçesinde yer alan harcama ve gelir kalemlerinin hangi gerçeği yansıttığını sormalıyız!

2013 yılı bütçesi kamu hizmetleri ve sosyal hizmetleri tasfiye eden, bu bağlamda eğitim ve sağlık hizmetlerini giderek tırpanlayan, kamu emekçileri ve emeklilerin yaşam koşullarını iyileştirmeyen, iktidarın ideolojik tercihlerini yansıtan, vergi baskısını emekçiler ve diğer mağdur kesimler üzerinde yoğunlaştıran, özelleştirmeler ve devlet varlıklarının tasfiyesini yansıtan bir yapıya sahiptir. Bu özellikler bütçenin harcama ve gelir kalemlerinde okunabilmektedir.

Büyümenin yüzde 4’e ulaşacağı varsayımından hareket edilerek, bütçedeki 404 milyar liralık harcamanın karşısına 370,1 milyar lira tutarında gelir yazılmıştır bunun 347,9 milyar liralık kısmının vergilerden sağlanması beklenmektedir.

Geçen yıla göre bütçe harcamalarının yüzde 12, bütçe gelirlerinin yüzde 15,8, vergi gelirlerinin de yüzde 14,1 artması öngörülmektedir. Bütçe açığının geçen yıla göre yüzde 17,7 oranında genişleyerek 33,9 milyar liraya eşitlenmesi beklenmektedir. Faiz ödemeleri dışındaki harcamaların kısılmasına gidilmesi sonucunda elde edilecek fazlanın (faiz dışı fazla-FDF) 2012’deki tutara eşit olacağı belirtilmektedir. Enflasyonun etkisini dikkate alırsak FDF’nin gerçek anlamda azalacağı, dolayısıyla yeni bütçenin faiz ödemek için de borçlanmaya yeşil ışık yakacağı açık seçik ortadadır.

Bütçenin yüzde 29’u personel giderlerine ve sosyal güvenlik için ödenen devlet primlerine, yüzde 13’ü faiz ödemelerine, yüzde 37’si SGK ve diğer kurumların açıklarını kapatmaya ayrılırken, yatırıma yalnızca yüzde 8,2’lik pay ayrılmıştır. Örneğin görünürde eğitim ödeneğinin yüzde 20,7 artırılarak merkezi yönetim bütçesinden yüzde 12’lik pay verilmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Çünkü ödeneğin yüzde 70 dolayında kısmı personel harcamalarına, yüzde 11’i sosyal güvenlik primlerine ayrıldığı için, yatırımlar ile mal ve hizmet giderlerine yaklaşık yüzde 16’lık bir pay kalmaktadır. Eğitimin, kârlı bir alan olarak hızla özel sektöre açıldığı koşullarda bu gelişme şaşırtıcı değildir. Buna karşın iktidar partisinin ideolojik tercihleri doğrultusunda nasıl zorunlu eğitim paramparça edildiyse, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın bütçesi de yüzde 18 artırılarak 11 bakanlıktan daha fazla ödenek bu kuruma verilmiştir. Örneğin Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı başta olmak üzere bir dizi bakanlığın bütçesi Diyanet’in çok gerisinde kalmıştır. Eğitim ve sağlık hizmetleri için “tutumlu” davranılırken, Diyanet’in yanısıra savunma hizmetleri için cömert olunmaktadır. Nitekim Milli Savunma Bakanlığı’nın bütçesi yüzde 16 oranında artırılmıştır. Ayrıca örtülü ödenek ve Savunma Sanayi Destekleme Fonu dikkate alındığında, yaratılan gerginlik konjonktürüne uygun davranılarak silahlanma ve savaş doğrultusunda kaynak tahsisinin yapıldığı ortaya çıkmaktadır.

Bütçe gelirlerinin harcamaları karşılamakta yetersiz kalması yeni bir gelişme değildir. 2013 yılı bütçesinde gerek vergi dışı gelirler, gerekse vergi gelirleri fazlaca zorlanmaktadır. Özelleştirme ve kamu varlıklarının mevcut ve gelecekteki satışından elde edilecek gelir bütçeye kaydırılacaktır. Yalnızca hazine taşınmazlarından beklenen 5,3 milyar lira, lojman satışından 0,5 milyar lira bütçede kayıt altına alınmıştır. Ayrıca 2B işlemleriyle 4,2 milyar lira ve özelleştirmeden de 9,8 ile 15 milyar liraya kadar değişen tutarda gelir sağlanacağına ilişkin beklentiler vardır. Enflasyonda artışın yüzde 5,3 olacağı öngörülürken, vergi gelirlerindeki artış yüzde 14,1 olarak belirlenmiştir. Fark vergi artışlarından kaynaklanmaktadır. Nitekim 2012 yılının son ve 2013’ün ilk gününde dolaylı vergilerde yapılan zamlar, taşınmazlardan akaryakıta ve tütün ürünlerine kadar uzanan geniş bir yelpazede yer alan emtiayı kapsamaktadır.

Naylon evlilik bütçe harcamalarının kısılmasına yol açarken, iktidarın ideolojik tercihleri ve devlet aygıtının yeniden biçimlenmesine uygun olarak bazı harcama kalemleri artırılmıştır. Tüketim ve harcama üzerinden alınan vergilere yüklenilmekte, özelleştirme ve diğer kamu varlıkları satış işlemleriyle vergi dışı gelir kaynakları yaratılmaktadır.

Hızla otoriterleşen iktidar ve devlet yönetiminin, sosyal devlet anlayışına uygun bir bütçe hazırlaması zaten düşünülebilir miydi?

Sinan Sönmez 'ın Son Yazıları