Sinan Sönmez
Hugo Chavez'i iyi okumak
Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52
Sinan Sönmez'in "'Hugo Chavez'i iyi okumak" başlıklı yazısı 16 Mart 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.
Tarihçi Elys Rojas Parra’ya göre Venezuela halkı Chavez ile özdeşleşmiştir (Humanite,11 Mart 2013). Chavez’in uyguladığı kapsamlı sosyal politika, yoksullara sunulan parasal destek, kamu hizmetleri ve sosyal hizmetlerin yaygınlık kazanması, gelir bölüşümünün yeniden düzenlenmesi, ekonomik büyümenin sürdürebilir kılınması, enflasyonist baskının kırılması ve eğitim, sağlık, konut gibi alanlarda atılan büyük adımlar Chavez’in karizmatik liderliğinin pekişmesine büyük katkı sağlamıştır. Rojas Para, Chavez’in naaşına akan insan selinin saygı ve sevgi sunarken “ben Chavez’im” duygusunu sergilediklerini belirtmektedir. Böylesine bir bütünleşme Chavez’in popülist politikalar uygulamasından değil, kendisini iktidara taşıyan, askeri darbeye direnerek iki gün içinde tekrar başkanlık koltuğuna getiren geniş emekçi kesimlerin ve yoksul katmanların yararını gözeten politikaları rasyonel ve sistematik biçimde uygulaması ve kesintiye uğratmamasından kaynaklanmaktadır. Chavez kendisine destek veren sosyal kesimlerin ihtiyaçlarına yanıt vermesini bilmiş ve daha ileri hedeflere yönelmeyi başarmıştır.
Chavez dönemine ilişkin bir döküm yapmak, bir bilanço çıkararak artı ve eksileri karşılaştırmak konuyu saptırmaya yol açar. Ülkesindeki işbirlikçi oligarşinin ve ABD yönetimi ve güç odaklarının sürekli olarak Chavez’i iktidardan çeşitli komplolarla düşürmeye çalıştığı, bu doğrultuda askeri bir darbe girişiminde bulunulduğu dikkate alınarak değerlendirme yapılmalıdır.
Özgün tarihsel koşullar altında ülkesinde hızlı ve kapsamlı bir dönüşümü başlatarak sürdüren bir lider ve yönetiminin uyguladığı politikaların bilgisayar başında bilançoya indirgenerek değerlendirilmesi söz konusu olamaz.
Chavez popülist değil, sosyalist ruha ve öze uygun politikalar uygulamıştır. Sosyalizmin ana ilkeleri çok yazılmış çizilmiştir. Ancak toplumun ekonomik, sosyal, kültürel yapısı ve siyasi dokusu, toplum kesimleri arasındaki ilişkiler ve özgül tarihsel koşullar sosyalist uygulamayı kaçınılmaz olarak farklı aşamalara yöneltmektedir.
Chavez yönetimi ABD’nin “arka bahçesi” olarak nitelendirilen bir bölgede her türlü tehdit ve komploya karşı direnirken, sosyal ve ekonomik yaşamda devrim niteliğinde dönüşümleri başlatmış ve somut ilerlemeler kaydetmiştir. Bu doğrultuda eğitim, sağlık, konut ve yoksullukla savaş gibi toplum yaşamının can damarını oluşturan alanlarda yapısal dönüşümü başlattı ve önemli yol aldı. Bu uğraşta finansman kaynağı petrol gelirlerinden sağlanmıştır somut olarak yatırımların ve sosyal harcamaların finansmanının onda dokuzunu petrol gelirlerinin oluşturduğu biliniyor. Dolayısıyla enerji kaynaklarının oligarşinin elinden kurtarılması öncelikli hedef olmuş ve 2003’te önemli bir dönemeçten geçilmiştir. Lokavtın yanı sıra altyapıyı tahrip etmeye çalışan işbitirici oligarşinin elindeki “Petroleos de Venezuela S.A.” devlet işletmesinde yönetimin ele alınması ve hidrokarbürün millileştirilmesiyle birlikte ülkedeki enerji kaynaklarının denetimi Chavez yönetimine geçmiş, böylelikle sosyal ve ekonomik programlar için gerekli finansman kaynaklarına ulaşılması sağlanmıştır.
Chavez hedefleri açık seçik belirlemiş, araçlarını seçmiş ve hedeflere kilitlenmiştir. Yönetimine ve politikalarına destek veren sınıf ve katmanların ihtiyaç ve beklentilerinin dikkate alındığını özellikle vurgulamak isteriz. Çünkü sosyal politikaların ötesinde iktisat politikaları tarafsız değildir iktisat politikaları özünde taraflıdır. Özellikle de azgelişmiş ülkelerde ve neoliberal söylemde “yükselen piyasalar” olarak adlandırılan ekonomilerde taraflılık belirgindir. Bu nedenle toplumdaki tüm bireyleri hoşnut etmek olanaksızdır. Buna soyunan sosyal demokrat partilerin ne kadar yalpaladıkları somut olarak ortadadır. Yaşam bulduğu Avrupa’da dahi sosyal demokrasinin sorunlar karşısında uzun süredir çaresizlik içinde kaldığı, çözüm üretemediği koşullarda, merkez ülkelerin dışında yer alan ülkelerde sosyal demokrasinin somut hedef ve araçları belirlemesi olanaksızdır. Aslında sormak gerekiyor: Sosyal demokrasi olarak nitelendirilen bir siyasi oluşum, mevcut kapitalist düzende varlığını sürdürebilir ve çözüm üretebilir mi? Kapitalizmin aşırılıklarını törpülemeye soyunan sosyal demokrasi hangi araçları kullanarak ve hangi sınıf ve katmanlara dayanarak çözecektir? Kapitalizmin sürdürülebilirlik koşullarının hızla aşındığı bir ortamda sosyal demokrasinin yaşama şansı kaldı mı?
Chavez sosyal demokrat değildi. Sorunları somut olarak belirledi, politika araçlarını seçti ve temsilcisi olduğu sınıf ve katmanlara dayanarak gerekli politikaları uyguladı.
Türkiye’nin şu andaki durumuna bakınız... Uzun bir liste hazırlayarak ekonomik ve sosyal yaşamdaki tahribatı yansıtabiliriz. Bu tablo nasıl tersine çevrilebilir? Türkiye’nin sorunlarına sosyal demokrat veya merkez sol olarak nitelendirilen bir siyasi parti veya yönetimin çözüm getiremeyeceği biliniyor.
Çözüm arayışında Chavez deneyimi iyi okunmalı asgari programda birleşen, tarihsel bir blok oluşturmak için kolların sıvanması ve uzlaşılmaz gözüken noktaların bir kenara bırakılması önkoşulu oluşturuyor. Türkiye’de sosyalist sol giderek ağırlaşan ve üstesinden gelinmesi güç hale gelen sorunları çözebilmek için somut işbirliğine gitmek zorundadır. Tek çözüm değil mi?