Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Sinan Sönmez

Sinan Sönmez

“El Comandante”: Neoliberalizm ortamında sol politikalar

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:52 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:52

Sinan Sönmez'in "'El Comandante': Neoliberalizm Ortamında Sol Politikalar" başlıklı yazısı 9 Mart 2013 Cumartesi tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Hugo Chavez emperyalizme karşı direnci, dayanışmayı, özgürlüğü ve üstünlüğü temsil eden bir isimdir. Chavez emekçiler ve kapitalizmin sömürdüğü, yoksulluğa mahkum ettiği sınıf ve katmanlar yararına uyguladığı politikalarla halkının büyük bölümünün desteğini alırken, çıkarları zedelenen kişi ve gruplar Chavez’e karşı düzenledikleri komplolardan hiçbir zaman vazgeçmediler. İlk kez başkanlık koltuğuna oturduğu 1998 yılından ölümüne kadar emperyalist güçlerin ve işbirlikçilerinin sistematik biçimde iktidardan uzaklaştırmaya çalıştıkları Chavez, tüm güçlükleri aşmayı başarmıştır.

Anımsayalım Coordinatora Democratica bayrağı altında toplanan muhalifler 2002’de askeri darbe, Aralık 2002-Ocak 2003’de ise başlatılan grev ile bu kez ekonomik darbe girişiminde bulunmuşlardır. Dünyada petrol ve doğal gaz üretiminde en ön sıralarda yer alan 28 milyon nüfuslu Venezuela’da Chavez yönetimi, neoliberal düzeni benimseyen emperyalist devletler ve yerel işbirlikçilerinin işine gelmemiştir. Neoliberal kapitalist düzenin hükmettiği bir dönemde Bolivarcı devrimi sürdüren, emperyalizme pervasızca meydan okuyarak yalnızca kendi halkı için değil, tüm Latin Amerika halkları ve dünyanın farklı bölgelerinde emperyalizme karşı çıkan ve direnen sınıflar ve halklar için bir umut ışığı olmuştur.

Daha çok serbestlik, daha çok piyasalara teslimiyet ve özelleştirme söylemlerinin ve politikalarının damgasını vurduğu bir küresel düzende, Chavez yönetiminin uyguladığı iktisat ve kapsamlı sosyal politikalar demeti, yoksul ve emekçi toplum kesimlerinin sürekli yararını gözetmiştir. 1999’dan bu yana eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik alanlarında yaptığı köklü değişikliklerde bütçenin önemli bölümü toplum yararı doğrultusunda kullanılmıştır.

Petrol gelirleri, sosyal reformların finansmanında kullanılmış, daha önce petrolün rantını yiyen sınıflar aleyhine olmak üzere, siyasal yaşamdan dışlanmış olan sınıf ve katmanlar yararına köklü düzenlemeler yapılmıştır. Chavez öncesindeki Punto Fijo yönetiminde yaygınlaşan yolsuzluk ve siyasi “clientelisme”e karşı mücadele başlatılmış, saydamlık ve sosyal adalet ilkelerinin kök salması için gerekli önlemler alınmıştır. Planlama ve Kalkınma Bakanlığı’nın daha etkin olması için düzenlemeler yapılmış, uygulanan politikaların ekonomik, sosyal ve kültürel haklara saygılı ve uyumlu olması vazgeçilmez koşul olarak benimsenmiş ve korunmuştur. Chavez hükümeti özellikle düşük gelir grubunda yer alan emekçilerin yaşam düzeyini yukarı çekmekte kararlı davranmış, asgari ücreti 2011’de yüzde 25, Mayıs 2012’de yüzde 15 ve son olarak Eylül 2012’de yüzde 17 oranında artırmıştır.

Böylelikle Venezuela asgari ücret düzeyi açısından tüm Latin Amerika ülkelerinin önüne geçmiştir. Chavez kendisini destekleyen yoksul kitlelere verdiği sözü tutmuş, kullanıma sokulan yiyecek kuponları ile birlikte dört milyon asgari ücretliye nefes aldırmıştır. Chavez yönetiminin yoksul katmanları ve emekçileri koruyan politikalarını eleştirerek popülist olmakla suçlayanlar, ideolojik olarak sola ve sosyalizme karşı olanlar ve petrol rantı başta olmak üzere, sömürü düzeninden sağladıkları kazançları kesilen veya azalanlardır. Chavez yukarıda vurgulandığı üzere eğitim, sağlık ve sosyal güvenliğin yanı sıra halkın beslenme ihtiyacına çözüm getiren düzenlemeler de dahil olmak üzere, başlıca yirmi temel alanda geniş kapsamlı reformlar yapmış, yoksulluğa karşı savaşta geliri yeniden bölüştüren politikalar uygulamıştır. Kamu yönetimi, kamu işletmeleri, kooperatifler ve “sosyalist üretim şemasına sahip işletmeler”de istihdam artırılarak işsizlik oranı düşürülmüştür. Bu uğraşta sosyalist Küba’dan destek sağlanmıştır yarısı sağlık sektöründe olmak üzere 4 bin Kübalı uzman çalışmalara katılmıştır. Petrol üretiminde en ön sıralarda yer alan Venezuela’da Chavez’in başkan seçildiği yıllarda yüzde 54 olan yoksulluk oranı, yüzde 20 düzeyinin altına çekilmiştir. Devlet bütçesinin yarıya yakınının (2010: yüzde 45,7) yoksulluğa karşı uygulanan programlara ayrıldığını, işsizliğin yüzde 10’un altına indirildiğini, ilköğretim düzeyinde okullaşma oranının yüzde 97’ye yükseltildiğini, çocuk ölümlerinin, içilebilir temiz suya erişimin nüfusun yüzde 94’ü için sağlandığını, cinsiyet ayrımcılığına karşı mücadele edildiğini not düşelim.

Chavez petrolden telekomünikasyona, çimentodan ticaret sektörüne kadar uzanan bir yelpazede gerçekleştirdiği millileştirme/devletleştirmeler ile ekonomik faaliyetleri çokuluslu yabancı sermayenin tahakkümünden kurtarmıştır.

Chavez’in ölüm haberi haber ajanslarına ve gazetelere düştükten birkaç saat sonra, internet sayfalarında “avuçlarını ovuşturanlar” da yer aldı!

Beklentileri büyük! Chavez karizmatik bir kişiliğe sahipti, ancak başlatılan politikaları sürdürecek Chavez kadrolarının da kolları sıvayacağı ortadadır.

Chavez’in kararlılığı ve uyguladığı politika bir umut ışığıdır. Aynı zamanda Chavez’in politikalarından alınacak çok ders vardır. Bu konuya haftaya devam edeceğiz.,
>

Sinan Sönmez 'ın Son Yazıları