Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...
Sinan Sönmez

Sinan Sönmez

Ekonomik model ve fay hattı

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:10 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:10

Geçen haftaki konuya devam etmekle birlikte başlıkta bir değişiklik yapmanın anlamlı olacağını düşündüm. Bırakınız bir haftalık zaman dilimini, bugünden yarına skandalların ortaya çıktığı ve iktidar tarafından yeni baskıcı düzenlemelerin yapıldığı koşullarda başlıktaki değişikliğin yadsınmayacağını zannediyorum.

Geçen hafta genel olarak kapitalizmde ve son versiyon olan neoliberal damgalı finans kapitalizmindeki “pornografik öz”ün toplum üzerinde tahakküm, şiddet, baskı ve sömürüyle somutlaştığı vurgulanmıştı. Bağlantılı olarak mahremiyet ortadan kaldırılırken, toplumdaki belirli sosyal gruplarda teslimiyetçiliğe kapıyı araladığı, dolayısıyla insanın kendi benliğine olan saygısını yitirmesine yol açtığı dile getirilmişti.

Türkiye’deki ekonomik modele ve politikalara kısa bakış durumu aydınlatacaktır büyüme daha çok spekülatif nitelikteki kısa vadeli sermaye akımlarına bağlı olduğu için istikrarsız ve kırılgandır. Dolayısıyla ekonomi büyük ölçüde spekülatif sermaye tarafından biçimlendirilmektedir. Finansal spekülasyonun belirleyici olması, ekonomik yapıyı dejenere etmekte, giderek güçlenen rantiye kesimi büyük kazançlar sağlamakta, buna karşın gelir bölüşümü bozulmakta ve yoksulluk artmakta ve yaygınlaşmaktadır. Bu nedenle uygulanan model şiddete dayalı bir tahakküme endekslidir.

Şiddet salt polisiye baskıya indirgenemez. Geniş kapsamlı tanımıyla şiddet, hak kısıtlamalarına yol açan baskıyı, emek piyasasında esnekliği, gelir bölüşümünde adaletsizliği, yoksulluğu, moral ve psikolojik öğeleri barındırdığı ölçüde, tahakkümün şiddete dayalı olması söz konusudur. Yüksek finansal getiri peşindeki spekülatörler, bir başka deyişle uluslararası finans çevreleri kadar yerli rantiyeler ve siyasi-bürokratik temsilciler ile aracılar, şiddetten beslenen tahakkümün aktörleri ve rollerine göre figüranlarıdır. Madalyonun diğer yüzünde ise şiddete maruz kalan geniş sosyal katmanlar yer almaktadır.

Teslimiyet, iktisadi yapının ve iktisat politikasının finansal birikime bağlı olarak biçimlendirilmesiyle ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle finansal spekülasyon ve plasmanlar yörüngesine oturtulmuş bir iktisadi düzen, bu doğrultuda alınan makroekonomik kararlar ve sosyal devletin tasfiyesi sonucunda aşağılanan ve mağdur olan kitlenin sayıca artması, merkezi iktidarın ve yerel yönetimlerin sadakalarına bağımlı kılınması, teslimiyetçiliğin anlamlı göstergelerini oluşturmaktadır. Özellikle büyük kentlerde fuhuş, gasp, hırsızlığın ivme kazanması, yolsuzluk ve rüşvetin yaygınlaşması, sosyal dokudaki çürümeyi gösterdiği kadar teslimiyetin de kanıtıdır.

Mahremiyete, özel yaşama saldırı ve aşağılama strateji ve politikası ise sıkça kullanılan politika aracıdır.

Kısaca değindiğimiz özellikler uygulanan modelin aslında bir yönüyle pornografik öze veya dokuya sahip olduğunu işaret etmektedir. Üstelik interneti zapturapt altına alan yasayı savunanların, karşı çıkanları “porno lobisi” mensubu olarak nitelendirmelerine karşın, savundukları düzenin dayandığı model pornografik öze sahiptir.

Pornografi ile “uygun olmayan görüntüleri” ve özel yaşamın ihlalini engellemeyi bahane ederek internete erişimi denetleyen ve keyfi yasaklar getiren yasayı hazırlayıp çıkaranlar, nihai mercinin onayını aldıktan sonra demokrasiye bir katkı daha yaparak rahatladılar! “Porno lobisi” böylece yenilgiye uğratıldı!

Yaşananlar, diyalektiğe uygun olarak, deyim yerindeyse, topluma, rejime ve ekonomiye özgü ortak fay hattını da açıkça ortaya çıkarmaktadır.
Fay hattını en temel demokratik hak ve özgürlüklerin sınır tanımaksızın tasfiyesi ve kaynağı ne olursa olsun, kütlesel yabancı sermaye girişi oluşturmaktadır. İktisat politikalarının yabancı sermaye güdümünde belirlendiği, ekonomik ve finansal yapıların yabancı sermaye tarafından şekillendirdiği, bir bütün olarak ekonomik mekanizmaların büyük ölçüde yabancı sermaye girişine bağımlı olduğu toplumlarda, sosyal deformasyonun ortaya çıktığı, demokrasinin kırılganlaştığı veya rafa kaldırıldığı gözlenmektedir. Kısacası yabancı sermaye güdümlü ekonomilerde demokrasi yeşermemektedir.

Ekonomideki kırılganlık artarken demokrasi, sansürlenmediği sürece ancak sözlüklerde ve konuyla ilgili makale ile kitaplarda yer alan bir kavram olabilir.

Ancak iyi bilinen bir gerçeği tekrar edelim fay hattında kırılma riski yüksektir.

Sinan Sönmez 'ın Son Yazıları