Özgür Müftüoğlu
Sendika(cı)lar Kimin Temsilcisi?
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
Son yıllarda sendikacıların bakanlarla birlikte kamera karşısına geçip görüntü vermeleri, açıklama yapmaları moda oldu. Görüntünün amacı malum hükümetle sendikaların uzlaşma içinde oldukları mesajını vermek...
Peki, verilen bu görüntünün öncesinde kapalı kapılar ardında uzlaşmaya varılan konuların mahiyeti nedir, gerçekten taraflar temsil ettikleri kesimin çıkarını gözeterek mi uzlaşmaya varılmıştır?
Çok uzağa gitmeye gerek yok, daha 3 - 4 ay önce Türkiye emekçisinin en önemli kazanımı olan sosyal güvenlik ve sağlık hakkının ortadan kalktığı haberini böyle bir görüntüde yapılan açıklamada öğrenmiştik: "Taraflar SSGSS üzerinde uzlaşmışlardır". Yine birkaç gün önce benzer bir görüntüde "memura günlük 1 YTL zam" üzerinde uzlaşmaya varıldığı açıklandı.
Evet, hükümet ve sendika temsilcilerinin kapalı kapılar ardında anlaşıp, kameralar önünde açıkladıkları uzlaşının sonucundan çıkan, milyonlarca emekçinin mevcut haklarını ortadan kaldırılması, geleceklerinin karartılması oluyor. O zaman da akla şu soru geliyor: Sendika(cı)lar kimin temsilcisi? Öyle ya emeği temsil ediyorum diye masaya oturan ve emekçinin haklarını o masada bırakıp kalkan sendika(cı) nasıl oluyor da emekçinin temsilcisi oluyor?
Dilerseniz duruma bir de tersten bakalım. Yani, uzlaşma görüntüleri ile alınan kararlarda sendika(cı)lar olmasa ne olacağını düşünelim. Örneğin, Türkiye'de sendikalar olmasa ve hükümet sosyal güvenlik ve sağlık hakkını ortadan kaldırmak istese ortaya çıkacak düzenleme SSGSS'den daha mı kötü olurdu? Ya da kamu emekçisinin sendikası olmasa yapılacak ücret artışı daha mı düşük olurdu?
Eğer bu sorulara benim gibi "hayır" yanıtını veriyorsanız, sendika(cı)ların kimin temsilcisi olduğunu, ne işe yaradığını sorgulamak kaçınılmaz hale gelecektir. Zira, emekçiler adına masaya oturuyorum diyenler sermayenin politikalarını, dayatmalarını "uzlaşma" olarak yutturmaya çalışıyorsa, burada sendika(cı)ların işlevinin emekçilerin haklarını savunmak mı yoksa sermayenin saldırılarını meşrulaştırıp onlardan gelecek tepkileri etkisizleştirmek mi olduğu net biçimde ortaya konulmadıkça gelecek emekçiler için çok daha karanlık olacaktır(!)
Sendika(cı)ların kimin temsilcisi olduğunun emekçiler tarafından sorgulanmasının, mevcut sendika(cı)ların tümünü rahatsız edeceğine kuşku yoktur. Ancak, bu sorgulama yapılmazsa bundan başta sınıf perspektifine sahip, emekçinin hakları için mücadele eden sendika(cı)lar zarar görecektir. İşte bu nedenle tüm sendika(cı)ların açık yüreklilikle şapkalarını önlerine koymaları ve aralarında emeğe ihanet içinde olanları açığa çıkartıp, ayıklamalıdırlar.