Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Özgür Müftüoğlu

Emekçiler Örgütlenmek İstiyor!..

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:35 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:35

Türkiye'de emekçilerin örgütlenme mücadelesi 12 Eylül darbesinden bu yana belki de ilk kez böylesine yükselmiştir. Tekstilden, metal eşyaya, gıdaya kadar pek çok sektörde ve ülkenin pek çok bölgesinde işçiler, emekçiler sendikalaşma isteklerini ortaya koymaktadır. Emekçiler, sadece bu isteğin ortaya konulmasıyla da kalmayıp bunun için patronları, kamu idarecileri ve kolluk güçlerinden gelen baskılar karşısında da canla başla direnmektedir.

Yörsan, Kocaeli Üniversitesi, Desa Deri, Tega ve Menderes Tekstil, Anayasa'da ve yasalarda tanınmış olan sendikalaşma hakkını kullanmak isteyen işçilerin işten atıldıkları ve buna karşı direndikleri işyerlerinden sadece bir kaçıdır. Bu 12 Eylül'den bu yana alışıldık bir durum değildir. Geçen bu dönem içinde benzer direnişler gösterilmiştir ama hiçbir zaman bu denli yaygın ve sürekli bir direniş gözlenmemiştir.

İşçilerin geçen 28 yıldan sonra bu dönemde örgütlenme ve bunun için mücadele istekliliğindeki yoğunlaşmanın nedenleri ve bu mücadelelerin başarıya ulaşmasını sağlayacak koşulların yaratılması, içinde bulunduğumuz konjonktürde son derece önemlidir. Zira, içinde bulunduğumuz siyasi ve ekonomik koşullar içerisinde emekçi kesimlerin belirleyici konumları neredeyse bütünüyle ortadan kalkmıştır. Bugünün koşullarında belirleyici olan, sermaye sınıfının farklı kesimleri arasındaki güç ilişkileri, güç mücadeleleridir. Ve bu mücadele emekçi kesimlerin sömürüsü, yoksullaştırılması üzerinden yürütülmektedir. İşte böyle bir dönemde emekçilerin işsiz kalmak pahasına örgütlenme ve bunun için mücadele etme isteği, hafife alınamaz.

Maalesef bugüne kadar görünen tablo, gerek sendikal yapıların, gerekse sol oluşumların söz konusu duruma yeterince ilgi göstermedikleri yönündedir. Genellikle sol oluşumların ve sendikaların bu konuda yaptıkları işçileri ziyaret etmek ve bir ölçüde de bu örgütlenme çabaları ve eylemlere yayınlarında yer vermekle sınırlı kalmaktadır. Oysa, bu parça parça eylemlilikler bütünleştirilip esas noktaya yani, siyasi erk ve sisteme karşı yöneltilse çok önemli bir güç elde edilebilir. Ve bu güç, meydanı boş bulup at oynatan sermaye karşısında emekçilerin yeniden söz sahibi olmasını sağlayabilir.

Sözün özü: Bugüne kadar emekçileri örgütsüz oldukları, mücadeleden uzak oldukları için suçlayan sendikaların ve kimi sol partilerin bahaneleri önemli ölçüde ortadan kalkmıştır. Yeter ki onlar birbirleriyle olan çekişmelerini ve sermayeden, AB gibi yapılardan medet ummayı bırakıp, gözlerinin önüne bakabilsinler..!

Özgür Müftüoğlu 'ın Son Yazıları