Herkese kötek, akıllılara yemek!

03/04/2013 Çarşamba
Herkese kötek, akıllılara yemek!

Kemal Okuyan'ın “Herkese kötek, akıllara yemek” başlıklı yazısı 3 Nisan 2013 Çarşamba tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Her gün yazan birinin, ekonomik davranması, mümkün olduğunca konu harcamaktan kaçınması, özetle “bir yazıya bir mesele” ilkesiyle hareket etmesi beklenir. Ben de böyle yapmaya çalışıyor, şurdan girip buradan çıkmamaya özen gösteriyorum.

Lakin, bu memlekette zor olan tam da bu. Dakika başı bir tuhaflık oluyor, biri ötekine dikleniyor, diğeri hemen cevap yetiştiriyor. Bazen “incir çekirdeği” ile ilgilenir oluyoruz ama “incir çekirdeği” de haberdir hele kudretlilerin ağzına ya da …’na yapışıp kaldığında!

Salı günleriyse başlı başına bir olaydır. Grup toplantıları, gündeme ilişkin önemli verilerin yanı sıra, hakaret ve gaf üreterek medyaya yeterince malzeme çıkarır. Özellikle Erdoğan’ın konuşmaları, bir süredir doğaçlamaya dönüşüp adeta “jam-session” tadı verdiğinden hem caz hem de saz severlerin tek bir saniyesini bile kaçırmaması gereken bir şovdur aslında.

Anlayacağınız, konu çok!

Örneğin Erdoğan dün, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçtiğimiz günlerdeki “sabır taşması” vurgulu konuşmasına değinerek üniversitedeki çatışmaların bu konuşmayla başladığını iddia etti: “Bu açıklamadan sonra Bahçeli’nin gençleri Erciyes Üniversitesi’nde ellerindeki slogan yazılı pankartlarla karşıt görüşlü gençlerle vuruşmaya başladılar. Karşıt görüşlü gençler de aşırı sol görüşlü olanlar.”

Neymiş, üniversitedeki faşist saldırılar yeni başlamış!

AKP iktidarında solcu öğrencilere, hatta birçok örnekte siyasi bir kimliğe sahip olmayan öğrencilere dönük “ülkücü” saldırıları hiç kesilmedi ki! Dahası, “ülkücü gençler”, fırsat bulduklarında AKP karşıtı her çalışmaya taşla, satırla saldırmakta yıllardır. MHP’nin AKP ile kan bağının tarihsel öyküsünü bilen biliyor, hükümete en zor anlarında can simidi uzattığını da… Ama Erdoğan, MHP’nin üniversitelerde AKP adına sağa sola saldırdığından henüz haberdar değilse, kendisine hemen uzuuuuun bir liste yollayabiliriz. Bakalım üniversitedeki saldırılar ne zaman başlamış. Ve kim kim için, hangi gerekçelerle “vurmuş”!

Sonra, Erdoğan “heyeti oluşturmuş”! Bu da haber…

Heyet dediği “akil”ler… Önce “akil adamlar” deniyordu, şimdi düzelttiler “akil insanlar” oldu. Kadınların neden tepki gösterdiğini anlamamıştım, “akil adamlar” lafı bende erkek milletinin açık itirafı izlenimi yaratmıştı. Yani, “akıl bizde ne arar, olanları yan yana koyuyoruz” türü bir şey! Araya kadınları da serpiştirmiş ve oluşturmuşlar!

Müzakere süreci, barış süreci filan diyorlardı, her ne deniyorsa, işte o taraflar arasında gelişirdi malumunuz. Yok, taraf maraf yok, padişah hazretleri var: “Süreci takip edecek, sürece yönelik toplumsal desteği perçinleyecek bir heyeti ‘akil insanları’ tespit ettik. Sözüne güvenilen, toplumun çeşitli kesimlerinin itibarını kazanmış yazar, akademisyen, sanatçı ve STK’lardan oluşan bir heyeti oluşturduk.”

Böylece hükümet tarafından güvenilir bulunanların listesine kavuşuyoruz. Normalde bir sürü kişinin “eyvah beni listeye almışlar mıdır acaba” diye kaygılanması gerekir. Kabus gibi! Perşembe günü hep beraber yemek yiyeceklermiş akıl fikir versin birileri akil insanlara!

Bari yemeğe gitmeden AKP’nin İstanbul İl Başkanı Aziz Babuşçu’nun etkileyici konuşmasından şu bölümü ezberleseler, çok yararı olur:

“10 yıllık iktidar dönemimizde bizimle şu ya da bu şekilde bizimle paydaş olanlar, gelecek 10 yılda bizimle paydaş olmayacaklar. Çünkü bu geçtiğimiz 10 yıl içinde, bir tasfiye süreci ve bir tanımlama özgürlük, hukuk, adalet söylemi etrafında yaptıklarımıza paydaşlar vardı. Onlar da şu ya da bu şekilde her ne kadar bizi hazmedemeseler de diyelim ki liberal kesimler, şu ya da bu şekilde bu süreçte bir şekilde paydaş oldular ancak gelecek inşa dönemidir. İnşa dönemi onların arzu ettiği gibi olmayacak. Dolayısıyla o paydaşlar bizimle beraber olmayacaklar. Dün bizimle beraber şu ya da bu şekilde yürüyenler, yarın bizim karşımızda olan güçlerle bu sefer paydaş olacaklar. Çünkü inşa edilecek Türkiye ve ihya edilecek gelecek onların kabulleneceği bir gelecek ve bir dönem olmayacak. Onun için işimiz çok daha zor.”

Yararı olur, çünkü çoğunlukla “liberal” eğilimli olduğunu varsaydığımız akil insanlar Babuşçu’nun konuşmasından etkilenerek, Erdoğan’a daha büyük bir istekle yanaşır, daha çok arka çıkar, beyefendiyi hayal kırıklığına uğratmazlar.

Ne ilgisi mi var?

Herkes Babuşçu’nun biraz fazla açık konuşup liberalleri çöpe attığını düşündü ama bence öyle değil. İl Başkanı akıllı adammış, liberalleri çözmüş, bu konuşmanın liberallerin AKP’ye daha fazla biat etmesini sağlayacağını anlamış. Babuşçu’yu dinleyen bir liberal “vay canına bunlar bizi kullanmışlar” demez, “eyvah gemi bizi limanda bırakacak, koşturalım” der.

Bize de bu akıllı insanlarımıza “yallah” demek düşer. Ha bir de, “afiyet olsun”!