Düşünemeyen düşer!

04/06/2013 Salı
Düşünemeyen düşer!

Kemal Okuyan'ın “Düşünemeyen düşer!” başlıklı yazısı 04 Haziran 2013 Salı tarihli soL Gazetesi'nde yayımlanmıştır.

Ormanların yok edilip betona dönüştürülmesine karşı çıkmak ideolojik bir tavırdır. Ağaçların kesilip AVM yapılmasına onay vermemek de…

İnsanların yaşam tarzına dönük müdahalelere itiraz etmek ideolojik bir tavırdır. Kadınla erkeğin aynı bankta oturma hakkını savunmak da…

“Gösteriler ideolojik” diyen bir başbakana tavır almak, onu istifaya çağırmak ideolojik bir tavırdır. Aynı kişiye “benim gibi üç çocuk ister misin” diye son derece yaratıcı bir biçimde seslenmek de…

İdeoloji düşünceden gelir, fikirden gelir. Sistematik düşünceyi, bütünlüğü olan dünya görüşünü anlatmak için kullanılan bir kavramdır. Ama ideolojik bir tavır almak için ille tutarlı, bütünlüklü bir düşünce sistematiğine sahip olmak gerekmez. İnsanlar sürekli ve farklı düzlemlerde ideolojik yaklaşım içine girerler.

İdeolojisi egemenlerin çıkarlarıyla örtüşen bir düşünürün iddia ettiği gibi “ideolojilerin sonu” filan gelmemiştir anlayacağınız.

İdeolojiler Taksim direnişçilerinde, Türkiye’nin dört bir yanında yükselen halk hareketinde yeniden ve yeniden üremektedir.

İnsanların haklı tepkilerini “ideolojik” diye kriminalize etmeye kalkan başbakan da sonuna kadar ideolojiktir. Kendisi muhafazakarım demektedir toplumda ise onun bir “gerici” olduğuna dair kanaat çok güçlüdür.

Üç çocuk isterken, alkolle uğraşırken, AVM’leri aşkla savunurken, Suriye’ye düşmanca saldırırken hep ideolojik davranır.
Buna rağmen, ısrarla “ideolojik” diye sağı solu suçlar.

Bir dünya görüşüne sahip olması, yani bir ideolojisi olması gereken siyasi partilerden birinin genel başkanı olarak “ideoloji”den nefret etmektedir anlayacağınız. Düşünce sistematiğine sahip olmaktan utanan bir başbakan düşünün artık!

Üç gündür her konuşmasını büyük bir dikkatle izliyor, anlamaya çalışıyorum. Onca saçmalık içinde çıkardığım sonuç şu oldu: İdeolojiden nefret etmesi için çok ama çok kişisel bir nedeni var.

Düşünemiyor… Sinirlenince hiç düşünemiyor… Soru sorulunca her şey duruyor...

Hâlâ “şu kadar ağaç diktim” diyor…

“Şu kadar ağaç diktim”de bir ideoloji yok gerçekten de… Ama bunu izlerken “imara açmak için yok ettiğin ormanlık araziden de bahset” dediğine tanık olduğum 80’lik yurttaş düpedüz ideolojik bir tepki veriyor.

“Tencere tava hep aynı hava”da ideoloji yok, Türkiye’nin dört bir yanında milyonlarca “çapulcu”nun tencerelere vurarak yürümesinde bal gibi ideoloji var.

İdeolojik tavır iyidir, ideoloji geliştirir ideolojisizlik madara eder.

Düşünmeyen düşer...