‘Beni istiyor!’

02/08/2013 Cuma
‘Beni istiyor!’

Nereyi kazandın? Siyasal’ı… Nereyi bitirdin? Dokuz Eylül’ü… Nereye atandın? Boğaziçi’ne… Nereye girdin? Cerrahpaşa’ya...

Bazı üniversitelerin gündelik dile yansıması yıllardan beri böyledir, değişmez. Acaba isimlerini okullara veren sayın büyüklerimiz düşünmüşler midir, bu tür bir kullanımın yol açacağı sıkıntıyı?

“Recep’i kazandım” denmez herhalde. “Nereden mezunsun evladım?” “Erdoğan’ı bitirdim efendim” de olmadı. ODTÜ, İTÜ gibi RTE, AGÜ dense birileri “saygısızlık” diyecek. Açık isim okunsa çok uzun. Nereye girdin sorusunu aklınıza bile 
getirmeyin.

Ama öğretim elemanı alımında sorun yok.

Recep Tayyip Erdoğan, yani Üniversitesi, Ahmet’i, Can’ı, Murat’ı, Sabri’yi, Huriye’yi, Musa’yı alıyormuş. Gazeteye ilan verilmiş öğretim elemanı lâzım diye. Bir de vatandaş boşuna yorulmasın, kayıtla mayıtla uğraşıp ümitlenmesin diye alınacak elemanların isimleri de yazılmış.

Bunu fark eden Hürriyet, “skandal” diye haber yapmış. En sonuna da üniversite rektörlüğünün “ilan bu şekilde bilinçli olarak verilmedi” açıklamasını koymuş. Rektörlük korkmuş besbelli.

Halbuki çıkıp aslanlar gibi, “Sayın Başbakanımız, kaç çocuk doğurulacağına, ne içileceğine, ne giyileceğine, nasıl düşünüleceğine, kimin protesto edileceğine karar veren, her konuda fikir ve irade sahibi bir şahsiyettir. Onun adını taşıyan bir üniversiteye öğretim elemanının rastgele alınması herhalde mümkün değildir. Uygulama, adayları mağdur etmemek içindir” diyebilirlerdi.

Demediler. Şimdi rektörlükte çalışan bir personeli işten atacak, “işgüzarlık yapmış” diyecekler, olay kapanacak.

Yazık. “Ateistler bunu da açıklayın” diye üste bile çıkabilirlerdi. Onca üniversite içinde bu kazanın Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’nin başına gelmesi, kimin lütfu olabilir ki?

Olaya bakın, “Recep Tayyip Erdoğan Ahmet Pergel’i, Can Coşkun’u istiyor.” Sanatçı kahvaltısına çağrılmak gibi bir şey. “Teveccüh etmişler, bizi çağırmışlar, millete hizmet etmek vazifemizdir, hayırlı olsun” demeliydi sonra elemanlar. Bakanlardan biri de çıkıp “bundan sonra böyle, personel alımlarında devrim yapıyoruz” müjdesini vermeliydi ki tam olsun.

Son günlerde ardı ardına cesur çıkışlar yapan hükümet kanadının bu fırsatı kaçırması çok enteresan. “Eylül sendromu”na yeterince hazır değiller mi acaba? Yiğit Bulut çalışmıyor mu yeterince?

Neyse kendileri bilir.

Ahmet, Can, Murat, Sabri, Huriye ve Musa… Tebrikler. Recep Tayyip Erdoğan Üniversitesi’ne alınıyorsunuz. Herkese “beni Recep Tayyip Erdoğan istedi” diyebilirsiniz, yalan olmaz. Siz de Recep Tayyip Erdoğan’ı istiyorsanız, sorun 
yok.

Aman iki fotoğrafınızı getirmeyi unutmayın. İsme yazılı eleman alımı bu ama o kadar da değil. Her şeyin bir usulü, adabı 
var!