Galip Munzam
Dünyayı İsrail’den Kurtarmak!..
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
DÜNYA SOLA DÖNÜYOR - ABD yazıları
27 Aralık günü Haham Weiss cümlelerine &ldquoessalamın aleyküm&rdquo diyerek başlıyor. Yahudi ve Arap kardeşlerine seslenen Haham&rsquoın Güney Afrika&rsquoda yaptığı konuşma aynı zamanda New York&rsquota Rockefeller Merkezi&rsquonin önündeki kalabalığa da ulaşıyor ve bu konuşmada Haham şöyle sesleniyor bu kalabalığa:
&ldquoTüm dünyaya söylemeliyiz ki Filistin halkının egemenlik ve diğer tüm hakları tarihsel Filistin&rsquode olduğu biçimiyle iade edilmeli! Yahudi etik ve değerleri açısından bu bir zorunluluktur. Yahudi adaleti Filistinli mültecilerin Filistin&rsquodeki evlerine, kasabalarına, köylerine ve kentlerine dönmelerini gerektirir! Dünyaya olanca sesimizle ve tüm açıklığımızla söyleyelim, tüm Kutsal Topraklar üzerinde kurulacak olan Filistin devletini destekliyoruz &ndash Yahudi olmamıza rağmen değil, Yahudi olmamızdan dolayı.&rdquo  
&ldquoSiyonist cinnete&rdquo birlikte karşı çıkmak için &ldquoArap kardeşlerine&rdquo seslenen Weiss, Araplara &ldquoYahudiler aslında sizin kardeşinizdir&rdquo diyor ve sözlerini &ldquoÖzgür Gazze &ndash Özgür Filistin&rdquo ve &ldquoYudaizme evet! Siyonizme hayır!&rdquo şeklinde bitiriyor.  
&ldquoNeturei Karta Uluslararası Siyonizme Kaşı Birleşmiş Yahudiler&rdquo örgütünün 1500 yahudi ile New York&rsquota yaptığı eylemin tonu böyleydi.  
Geçtiğimiz günlerde İsrailli Asker Yonathan&rsquoın &ldquoHamas füzeleri benim ailemi de vurabilir ancak buna karşı yapılması gereken toplu katliam olamaz.&rdquo deyişi medyada yer aldı.  
İsrail&rsquoin son saldırısı dünyanın her yanından tepki topladığı gibi Yahudiler arasından da tepki toplamaya devam ediyor. İsrail Komünist Partisi&rsquonin tepkisine soL&rsquoda da yer verilmişti.  
Bizim niyetimiz bu tepkilere yoğunlaşmak değil, İsrail&rsquoin bu kadar tepki toplayan bir adımı neden attığı sorusuna yanıt aramak. Başka bir deyişler sorumuz şudur: Bu son saldırıların sebebi gerçekten Hamas füzeleri mi? 
Burada Hamas&rsquoın kökeni, zamanında arkasındaki ABD desteği ile ilgili bir gönderme yapmak niyetlisi değiliz.  
Esas kastımız İsrail&rsquoin iç dinamikleri açısından bu saldırıların ne anlama geldiğidir?  
Açıktır ki İsrail savaştan doğmuş bir ülkedir. İsrail, savaşsız ve askeri-sanayi kompleks olmadan düşünülemez. İsrail&rsquoin bu özelliği ABD, Türkiye gibi ülkelerin canlı tuttuğu dış talep ile beslenirken esas olarak iç güvenlik sisteminin talepleri ile ayakta kalmaktadır. Büyüme sancıları çeken İsrail ekonomisinin ihraca dayanan ekonomisinin yarattığı döngüde de bu iç talep çok önemli bir etken durumundadır. Sektörün bir aşırı-üretim krizi ile karşılaşmasının önündeki en önemli engel de işte bu daimi iç talep artışıdır. Tahmin etmesi zor olmasa gerek: İç talebin kaynağında Filistin meselesi var. (*) 
Üstelik bu durumun devamı bu açıdan İsrail&rsquoe kimi ek olanaklar yaratmaktadır. Filistin toprakları İsrail tarafından yeni üretilen ve geliştirilen silahlar için bir laboratuar olarak kullanılmaktadır. İsrail&rsquoin en son Lübnan saldırısında da bu meselenin gündeme geldiği hatırlanacaktır.  
İsrail ekonomisinin Ortadoğu&rsquodaki gerilime olan bağımlılığı konusunda yapılmış detaylı çalışmalar mevcut. Konunun detaylarına burada değinmiyoruz. (**) 
Burada İsrail&rsquoin ikinci bir içsel dinamiğinin etkili olduğundan bahsedebiliriz. İsrail&rsquode üç etnik gruptan söz edebiliriz: Yahudiler, Araplar ve diğerleri. Bu etnik grupların nüfus içindeki dağılımları ise sırasıyla %76, %19,4 ve %4,6. Meselenin ilginç kısmı ise İsrail&rsquoin demografik yapısının yaşa göre dağılımı ile ortaya çıkmaktadır. 2007 yılının verilerine göre İsrail nüfusunun yaklaşık %75&rsquolik bölümü 15 yaşından büyük. 15 yaşından büyük Yahudilerin oranı ise &mdashnüfus içindeki oranlarının bu yaş kuşağı içinde de geçerli olduğunu düşünecek olursak&mdash %57 olduğu sonucunu çıkarabiliriz. Bu oranlar neden önemlidir?  
İsrail&rsquode özellikle son 10 yılda neo-liberal saldırılar yoğunlaşmış, özelleştirmeler ve beraberinde gelen işsizlik ve yozlaşma inanılmaz boyutlara ulaşmıştır. Bundan önceki kuşaklar ise yani kabaca nüfusun %75&rsquoi ya da Yahudi nüfusun %57&rsquosi İsrail&rsquoin &ldquososyalist bir ülke olduğu&rdquo yani İsrail&rsquoin bu şekilde adlandırıldığı bir dönemde yetişmiş insanlardır. O kadar ki lise müfredatlarında Stahanovcuları işleyen, Sovyet endüstrileşmesini model olarak okuyan bu nesiller neoliberal saldırı karşısında kapitalist İsrail&rsquoin gidişatının meşruiyetini sorgular niteliktedir. Kasap Şaron&rsquoun ülkemizdekine benzer bir biçimde bir gecede gerçekleşen liberal transformasyonu sonrasında hayata geçen Kadima Partisi, Şaron&rsquoun zamansız ölümü ile hedefine ulaşamamış, iktidar olduğu dönemde diğer siyasal partilerden farklı olmadığını ispat eden Kadima&rsquonın yaklaşan devlet başkanlığı seçimleri öncesinde elinde yalnızca Hamas kartı kalmıştır.  
Egemenler, İsrail&rsquode de geniş halk kesimlerinin olası taleplerini ve sorgulamalarını bastırmak için milliyetçiliğe sarılmaktadır. Zira Kadima&rsquonın elindeki Hamas kartı, İsrail milliyetçiliği anlamına gelmektedir. Olası bir seçimde &ldquoırkçı partinin&rdquo (***) meclise tarihi denecek sayıda temsilci göndereceğini söyleyen anketler mevcut.   
Bu yönelimin İsrail&rsquode güçlenerek devam etmesi mümkündür. İsrail, özellikle Lübnan saldırısı sonrasında iyice zayıflayan uluslararası imajını, iç siyasete kurban eder görünmektedir. İsrail&rsquodeki milliyetçi yükselişin İsrail&rsquoin tarihsel kompleksi ile yarattığı bu rezonansın kansız çözülmesi mümkün görünmemektedir. Nedir bu tarihsel kompleks? Bu kompleksi Aamir Mufti yakın tarihli Sömürgede Aydınlanma (Enlightenment in the Colony) isimli çalışmasında şöyle ifade etmektedir: Uluslar Avrupası&rsquonın bir parçası olarak ulus olmayı hedefleyen Yahudilerin, Avrupa emperyalizmi tarafından Avrupa-dışı bir yerde açtığı mekâna ötelenmesi. Bu çelişki İsrail&rsquoin mevcut durumu ve konumlanışı ile çözülebilecek yalınlıkta bir çelişki değildir.  
ABD&rsquonin eski kongre üyesi Cumhuriyetçi Paul Findley 9 Aralık 2002&rsquode yaptığı konuşmada ABD&rsquoyi İsrail&rsquoden azade kılmaktan bahsetmişti. Dünyayı İsrail&rsquoden azade kılmak için bize çok önemli görevler düşmektedir. Zira Ortadoğu&rsquoda Türkiye bir kavşak haline gelmektedir. Gerilimin şu anki tezahürünün çözümü için bile Türkiye&rsquonin merkezinde duracağı bir barış gücü gündemdedir. Ama bundan daha önemli bir nokta vardır: İsrail, mevcut durumunu Türkiye&rsquonin sağladığı koltuk değneği olmadan sürdürebilecek kadar güçlü bir ülke değildir.  
Malum bu yazının esasen ABD ile ilgili olması gerekirdi. O halde bu yazıdaki son soruyu size bırakalım:  
Bu yazıda ABD nerededir? 
 
(*) Bunun yanı sıra İsrail&rsquoin uluslararası terörizm meselesinden nasıl nemalandığı hakkında da kısa bir hatırlatma olarak okunabilir bu satırlar.
(**) Yakın sayılabilecek bir zamanda yayımlanmış olan Markus Bouillon&rsquoun The Peace Business (Barış Ticareti) isimli kitabın yaklaşım olarak ciddi sorunlar taşısa da içerdiği detaylar açısından oldukça ilginç bir çalışma olduğunu söylemek gerekiyor.
(***) İsrail&rsquode bu kategorilerin bir anda suni hale geldiğinin farkında olarak bu satırları yazıyoruz.