Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Galip Munzam

ABD Seçimleri Üzerine Tezler GALİP MUNZAM

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

Dünya Sola Dönüyor - ABD yazıları

1
Obama'nın seçilmesi önemlidir. McCain ve Obama arasında bir fark görmemek, ABD seçimlerinin sonucunu bilimsel bir zeminde analiz etmekten uzak durmak gayrı-marksist ve siyasete yabancılaşmış bir tavırdır.

2
Obama'nın seçilmesi tesadüf değildir. Kapitalist sistemin tecrübe etmekte olduğu kriz ile yakından alakadardır. Kapitalist sistem, yapısal olarak değişime ihtiyaç duymakta Obama değişim demektedir. Değişim, söylem ve pratik düzeyinde yakın vadede kendisini göstermeye başlayacaktır.

3
Emperyalizm krizdedir. Emperyalizmin elinde mevcut krizi atlatmak için sihirli bir formül bulunmamaktadır. Böylesi bir ortamda değişimden kastedilenin ne olduğunu kavramak kritik öneme sahiptir.

4
Krizi karakterize eden dört unsur bulunmaktadır. İlki krizin kapitalist üretim biçiminin özü ve son 40 yıla yakın dönemdir geçirmiş olduğu biçimsel dönüşüm ile ilişkin olmasıdır. Bizim inancımız odur ki bu krizin düğümlendiği nokta "neoliberal devlet"tir. Neoliberal devletin kurumları üzerine derinlemesine düşünülmesi gerekmektedir. Bu da ikinci unsurdur. Üçüncü nokta şöyle ifade edilebilir: Kriz, ABD hegemonyasının çöküşü ile yakından ilintilidir. 30 yıla yaklaşan bu gerileme dönemi aynı zamanda kapitalizmin yeni bir "birikim dairesi"ne geçebilmek için kıvranması olarak okunmalıdır. Dördüncü unsur ise şudur: İçinden geçmekte olduğumuz dönem belirsizlik yüklüdür ve deterministik değildir.

5
Değişimden anlaşılması gereken emperyalizmin reform programı değildir. Değişim, bu kriz analizi ile birlikte ele alınmalıdır. Emperyalizmin böyle bir reform kabiliyeti yoktur. Ancak dikkat edilmesi gereken nokta şudur: Emperyalizmin kabiliyetinin olmaması bu yolun denenmeyeceği anlamına gelmez. Burada da emperyalizmin dönüşüm ajandasına değil, emperyalizmin atamadığı adımlara ve attığı adımların yarattığı boşluklara odaklanılmalıdır. Bu durumun ortaya çıkardığı başka bir gerçek de söz konusu sürecin ABD'nin, Obama'nın tercihlerinden bağımsız olmasıdır. Obama'nın filanca pozisyona falanca ismi getirmesinin kıymeti çok düşüktür.

6
Mevcut kriz, Büyük Bunalım (1873-1896) ile büyük benzerlikler taşımaktadır. Üretim ve ticaret ortalama kâr oranları aleyhine aşırı derecede genişlemiş, bu durum rekabeti artırmıştır. Önümüzdeki dönem bu rekabet daha da artacaktır. Bu deneyim dikkatle incelenmelidir. Bu inceleme uyumun değil rekabetin, harmoninin değil rezonansın esas olduğunu gösterecektir. Kapitalizm 1873-1896 Büyük Bunalımı'nda olduğu gibi denge durumundan çok uzaktır. Müdahaleler, sistemi dengeye değil, dengeden uzak bir noktaya taşıyacaktır.

7
Kapitalizmin eşitsiz gelişimi hızlanacaktır. Çelişkilerin eşitsiz dağılımı artarak devam edecektir. Bu eşitsiz gelişim sonuçları sanılandan çok daha büyük olabilir: Büyük Bunalım'ı takip eden "rahatlama dönemi"ndeki reformun sonucu 2. Dünya Savaşı'nın prelüdü olan 1. Dünya Savaşı'dır. Belirsizlik, kaos ve yan sonuçlardan kastımız budur.

8
"Merkez" ve "çevre" ülkeler farklı modellere yönelecektir. Kapitalizmin çözümü için iki model bugün gündemdedir. Sarkozy'nin şampiyonluğunu yaptığı uluslararası kurumlara dayalı küresel model ABD'nin önermiş olduğu ve ulus-devleti esas olan modelle çelişmektedir. ABD modeli sistemin yapısı itibariyle ağırlık kazanacaktır. ABD'nin onay vermediği bir uluslararası modelin yaşama şansı yoktur. Önümüzdeki dönem, ulus-devleti temel alan model "merkez" ve "çevre" ülkelerde farklı biçimde krizi aşmayı ve yan etkileri ortadan kaldırmayı deneyecektir. "Merkez" ülkeler, yeniden-bölüşümcü Keynesyen politikalara yönelecekken, "çevre" ülkelerde otoriter eğilimler netlik kazanacaktır.

9
Kapitalizm, daha müdahaleci bir modele doğru evrilmeyecektir. Zira bu mümkün değildir! Bu durumun kapitalizmin "serbest piyasa müptelası" olmasıyla da alakası yoktur. Çünkü kapitalizmin bu döneminin yani emperyalizmin serbest piyasa ile pratik ilgili çok sınırlıdır. Kendisi bizatihi tekelci olan çağımız kapitalizmi, neoliberal dönemde kendi içinde olabilecek en müdahaleci sistemi denemiştir ve denemektedir. "Neoliberalizm" adlı adınca bir müdahaledir. Ancak burada anlaşılması gereken kritik nokta müdahalenin illa ki ekonomiyi "kapatmak" yönünde olması gerekmediğidir.

10
ABD seçimleri Keynesyen politikalar için bir fırsattır. Obama'nın seçilmesi ve ortaya çıkan psikolojik atmosfer, ABD emekçilerini sisteme entegre etmek için işlevseldir. ABD seçiminin yarattığı enerji, kaynağı merak edilen Keynesyen politikalar için önemli bir zemin ve kaynak sunmaktadır. ABD seçimlerinin yarattığı yükselen beklenti eşiği de dikkate alınmalıdır. Bu da mevcut sistem içinde bir parametre olarak değerlendirilmelidir.

11
Bu söylediklerimiz liberal-entelektüel mugalâta değildir.

Galip Munzam 'ın Son Yazıları