Ana içeriğe atla

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Ender Helvacıoğlu

Tayyipleşme aşaması

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 01:04 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 01:04

MÖ 6. yüzyılda yaşamış Çinli bilge Lao Tse, Tao Te Ching (Yol ve Erdem Kitabı) adlı eserinde şöyle yazar: “En yüksekte kalan tümüyle bilinmez altta / sonra gelir saygı sevgi / sonra korku / sonra nefret” Aynı dönemlerde yaşayan çömezi Konfüçyüs, halkı acılara boğan düzeni pekiştirmenin kuramını yaparken, Lao Tse düzenin çelişkilerinin reformlarla giderilemeyecek kadar derinlerde olduğunu söylemiş ve köklü değişiklik istemiştir. Yani bir kadim dönem devrimcisi denilebilir ona. Zaten söz konusu kitabı da ülkeyi terk etmek zorunda bırakıldığında sınır komutanının ricası üzerine yazmıştır. Brecht’in bu kitabın yazılış öyküsünü anlatan çok güzel bir şiiri de var.

Neyse, biz yukarıdaki erdemli söze dönelim. Lao Usta her düzeydeki yöneticiyi uyarıyor ve aynı zamanda herhangi bir sistemin geçirdiği aşamaları da özetlemiş oluyor. Yıllar ve yıllar sonra bir diğer Çinli bilge Mao Zedung da bizzat başında bulunduğu -ve iktidarda olan- Çin Komünist Partisi’nin yönetimine karşı yeniden en alttakilere başvurarak Kültür Devrimi’ni başlatırken, merkezdeki yöneticileri “yükseldikçe bilginiz azalır” diye uyarmıştır. Mao, Tao’yu da Lao’yu da aşmıştır ama onlardan çok şey damıttığı belli oluyor.

Kısacası fazla yükselmeyeceksin, maddeden kopmayacaksın. İlk yükseliş döneminde seni seven ve sayanlar, giderek korkmaya, sonra da nefret etmeye başlarlar. Peki sonra?

Sonrası Tayyip! Şöyle ki…

Kendilerinden söz ettiğim bu yazıda araya Tayyip’i sokuşturduğum için bilumum Çin imparatorundan peşinen özür dilerim. Çin imparatorları ciddi adamlar, yerin göğün hâkimleri. Çoğu Osmanlı padişahı yanlarında Yalova kaymakamı gibi kalır, Avrupa kralları ise çelik çomak oynayan çocuk (Büyük İskender’i ayrı tutuyorum, o bizdendir). Sonuncusu dahil (Bertolucci’nin ünlü filmini anımsayın), hiçbirinin “tayyipleşme” aşamasına kadar “yükseldiğini” sanmıyorum. Öyle olsaydı, Lao Tse veya ardılları bir aşama daha eklerlerdi: “(...) sonra gelir saygı sevgi / sonra korku / sonra nefret / sonra alay” Çünkü “tayyipleşme”, maskaralık aşaması anlamına geliyor. Hani terzileri tarafından dımdızlak sokağa salınan kralın açığını küçük bir çocuk ortalığa serer ya: “Kral çıplak!” (gelmiş geçmiş en devrimci sloganlardan biridir) işte o aşama.

Sen iki yıl önceki seçimlerden yüzde 50’ye yakın oy oranıyla çıkacaksın, Meclis’in neredeyse üçte ikisini ele geçireceksin. “Ustalık dönemi” diyeceksin, doğaya savaş açıp çılgın projelerden söz edeceksin, 2023 vizyonundan dem vuracaksın, “Kürt sorununu çözen adam” olmaya soyunacaksın, Ortadoğu liderliğine aday olacaksın, Yeni Osmanlı hayalleri kuracaksın… Daha iki yılın dolmadan koskocaman bir fossssss…

Artık kimlere ne sözler verdiysen, kentin göbeğinde kalmış üç tane ağacı da keseceğim diye tutturup sıradan bir çevre eylemini ülke çapında bir ayaklanmaya dönüştüreceksin. Türkiye’nin bütün meyhanelerinde millet koro halinde “şerefine Tayyip!” diye kadeh kaldıracak… Ülkenin bütün ergenleri “hopla, hopla, hoplamayan Tayyip’tir!” diye arkandan tempo tutacak… Futbol seyircisinin esas muhatabı olup hakemleri kurtaracaksın. Sonra da kalkıp “ustalık dönemi” diyeceksin.

Kırk türlü hesap içindeki emperyalistlerin taşeronu olarak Ortadoğu batağına dalacaksın. Mısır’a fırça atıp Suriye’de iç savaş örgütleyeceksin. Mısır ordusu durumu toparlayıp Esad da Suriye’de aslanlar gibi direnince ve Rusya da ABD’ye ayar çekince sap gibi ortada kalacaksın. Ortadoğu lideri olacağım diye yola çıkıp, bir yıl içinde, işi bitmiş Müslüman Kardeşler ve kafa kesip toplu tecavüz yapan ÖSO’culardan başka yandaşın kalmayacak. Onlardan bile fırça yiyeceksin. İsrail’i, İran’ı arkandan kıs kıs gülecek, Ortadoğu’nun maskarası olacaksın.

İktidarını korumak için polislerini sokağa salıp, mahalleleri-meydanları gaza boğup, sokak aralarında gençleri kovalamaktan başka çaren kalmayacak. Bir üniversiteye bile yanında öğrenci sayısı kadar polis olmadan giremeyeceksin. Yaptığın bütün provokasyonlar daha olay bitmeden kabak gibi ortaya çıkacak, ülkemizin nadide kurumu (!) derin devleti bile kepaze edeceksin.

İşte Lao Tse’nın bile aklına gelmeyen (veya koskoca imparatorlara yakıştıramadığı) “tayyipleşme” aşaması budur.

Ama bir sorun var: Meclis’teki muhalefet partilerinin yöneticilerinin de pek farklı bir aşamada oldukları söylenemez.

Peki biz? Ülkemizin yurtsever-devrimci-sosyalist muhalefeti? Ne mutlu bize ki, bütün gücüyle “Kral çıplak!” diye haykırmış ve bize “saygı sevgi” duyan bir halkımız var. Ama bu potansiyelin politik gereklerini yerine getirmezsek, aşamaları hızla tüketebiliriz. Yüksek katlardaki maskaralık da sürer gider.
Fazla yükselmemek gerek. Aşamalara dikkat! Her anlamda...

Ender Helvacıoğlu 'ın Son Yazıları