Belma Nur Kartal
Yola Devam, Yalamaya Devam
Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36
KENTİN SESİ - SAMSUN yazıları
Dünya edebiyatının en büyük isimlerinden, 82 yaşındaki Kolombiyalı yazar Gabriel García Marquéz, yazı yazmayı bırakmış. Yazarın sözcüsü, "García Marquéz'in başka bir şey yazacağını sanmıyorum" derken, Marquéz ise "Yeni bir roman yazabilirdim, fakat insanlar kitaba yüreğimi katmadığımın farkına varırlardı" demiş. Yazmamasına üzülmeyin, samimiyetine sevinin.
İki haftadır benden de gık çıkmayıp okur azarı işitince, kendimi Marques gibi hissettim! "Sen de mi Marques gibi yazmayı bıraktın bacım Kolombiyalı mısın, 82 yaşında mısın?" diye yazarına hesap soran okuruma, "Abi Marques'i bilmem ama ben yerel seçimden çıktım hem Kolombiyalı hem de 82 yaşında gibiyim" dedim.
Üç haftadır kardeşimin beynindeki kitleyle perişan olmuşken, bir de seçim sonuçları, üstüne tüy dikti. Hadi kardeşim beynindeki kitleden ameliyat olup kurtulacak ama ya bu halkın beynini kemiren ur n'olcak?.. Bir değil, beş değil, yüz binlerceler maalesef.
- Sıradaki hastayı getirin.
- Abi bunlar gidici: Bunun beyninde MHP uru var diğerinin CHP, çoğunun beynini de AKP tümörü sarmış.
Beynini sevdiklerim, sağduyusuna kurban olduklarım! Bir kez de doğru adamları bulun daa...
Bunlara değil Cerrahpaşa, memleketin hastaneleri yetmez Türkiyeli yurtsever hekimler de yetmez, bir kamyon Kübalı cerrah getirtmek gerekir. Dünya halklarının sevgilisi, özgürlük savaşçısı o muhteşem doktor Che Guevara bile dirilip gelse, bu teslim alınmış beyinleri görmektense, o can verdiği dağlara yeniden gitmek ister.
Seçim yorumları da ayrı bir mavra... Yok, Ege'yle Akdeniz'dekiler balık yemiş, akıllı olmuş: Deniz partisine vermiş. Derin Anadolu'dakiler ekmek yemiş: AKP'yle MHP'ye oy vermiş. Doğudakiler de çiğ köfte yemiş: DTP'ye vermiş. Ula koloti kafalılar!.. Yediğiniz hurmalar, yürekleri tırmalar!
Samsun'da da yenilen hurmaların haddi hesabı yok. 10 belediye AKP'nin, 4 belediye MHP'nin, 2 belediye CHP'nin, 1 belediye de DSP'nin oldu. Ve 153 bin 'sağduyulu' Samsunlu, A Takımı davasının sanığı Yusuf Ziya Yılmaz'ı 3. kez Samsun'un Büyükşehir Belediye Başkanı seçerek halen süren davanın sonucunu beklemeden akladı. Ve aklananlar, "Halkımızın sağduyusuna saygı duyuyoruz" dedi. Sözün özü, felaketin kıyısındaki bu ülkede de, bu kentte de seçimi 'toplumsal çürüme' kazandı.
İnsan bu kadar mı celladına aşık olur kardeşim? Celladına aşık olmak, canına susamış insanların hissiyatı olup güce ya da 'ölüm'e duyulan aşksa eğer, bizim balıkçılar, ekmekçiler ve çiğ köftecilerin aşkı da böyle bir şey işte... Bir nevi ötenazi! "Beni öyle bir öldür ki, ruhum duymasın" gibi bir şey... İşte o ötenaziyi de Obama yapacak. Obama seçimlerden hemen sonra niye geldi dersiniz? Ekmekçilerin ekmeğine denizcilerin balığını sarıp balık-ekmek yemeye geldi. Üstüne de çiğ köfte iyi gider tabii!
Ey benim memurum, işçim, emeklim, dul ve yetimim! Celladınıza aşık olmaktan kurtulduğunuz gün insan gibi yaşamaya adım atacaksınız. Eli silahlı adamları sevmekten, ak yolsuzlukları görmemekten, başka kime vereceğim deyip senelerce deniz partisine oy vermekten vazgeçtiğiniz gün kurtulacaksınız. Elbette kahramanlarınız olmuştur. Onlara bağlanıp, yolundan gitmişsinizdir. Ama gün, çakma kahramanların şakşakçısı olma günü değil, uyanıp ayağa kalkma günüdür.
Kutup ayıları derileri için avlanırmış. Ama, bu iş kolay olmazmış. Küçük silahlar ayıları öldürmez, büyük silahlar da derileri parçalayıp işe yaramaz hale sokarmış. Onları avlamak için alnına yakından, tek el ateş edilmeliymiş. 2 m. kar altındaki fok balığının kokusunu bile hissedecek kadar koku duyuları güçlü olan kutup ayılarını avlamak için avcılar, bir baltanın ağzını iyice keskinleştirip, her yerini fok balığı kanıyla sıvarmış. Kan kokusunu alan kutup ayısı, baltayı kolayca bulup yalamaya başlarmış. Yalarken farkında olmadan dilini baltanın keskin ağzına da sürter ve kesilen dilinden sızan kanlarla balta, yalaması daha da keyifli hale gelirmiş. Zavallı ayı, yaladıkça kanayan, kanadıkça yalayan diliyle bir süre sonra kendinden geçer hem zevk alır, hem bitkinleşirmiş. Avcı ise ayı kan kaybından düşüp bayılınca yanına gidip tek el ateşle öldürürmüş. Böylece deriye zarar vermeden avlama işlemi tamamlanırmış.
Öyküdeki kutup ayıları gibi, 'yola devam, yalamaya devam- yalamaya devam, kanamaya devam' diyenler!.. Unutmayın başınızı döndüren kendi kanınızdır. Unutmayın, pusudaki avcı son vuruşa hazır beklemektedir.
"Ve bu dünyada, bu zulüm senin sayende. Ve açsak, yorgunsak, alkan içindeysek eğer ve hâlâ şarabımızı vermek için üzüm gibi eziliyorsak kabahat senin, - demeğe de dilim varmıyor ama- kabahatin çoğu senin, canım kardeşim!.."