Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Ya sosyalizm ya ölüm!..

Yayın Tarihi: 08.05.2021 , 00:22 Güncelleme Tarihi: 08.05.2021 , 00:22

“Sizi budala çakallar ! Sizin düzeniniz kumdan inşa edilmiştir. Yarın devrim bir kere daha ayağa kalkacak ve trompet sesleri ortasında sizi dehşete düşürerek haykıracaktır:"Burdayım, burdayım, hep burda olacağım!"

Rosa Luxemburg

- Türkiye Komünist Partisi Milletvekili adayı Belma Nur Kartal!.. Vuralım mı abi?

- Yok yok!.. İnsanlığı iyidir…

Bu diyaloğun tanığı, seçim günü Samsun’un göbeğinde bir binada TKP müşahidi olan oğlum Umut… Ancak Türk filmlerinde olası bir tesadüfün şahidi olan müşahit oğlum, kapısından geçerken duyduğu bu diyaloğun sahiplerinin bulunduğu salona girip Türkiye Komünist Partili annesini vurma isteğiyle yanıp tutuşan sandık görevlisini görmek istiyor. Tanımadığı yüzler arasında eski komşumuzla gözgöze geliyor, 16 yıllık komşuluğumuz boyunca insanlığımızın iyi olduğunu müşahade edebilen sandık görevlisi eski komşumuzun şaşkın bakışları arasında annesini kimin neden vurmak istediğini soruyor. Sandık görevlisi komşum, sandık görevlisi mi, tetikçi mi belirsiz şahıs adına oğlumdan özür diliyor. Ekilir ekin geliriz, ezilir un geliriz, bir gider bin geliriz. Beni vurmak kurtuluş mu?.. Kör olasın demiyorum, kör olma da gör beni!...

Aynı günün akşamı balkon konuşması yapan Erdoğan "Biz vurmaya değil sevmeye geldik. Karşılık bulduğumuzda aynen bu yola devam ederiz. Karşılığı bulmadığımızda da sadece cevabını verir geçeriz” dedi. Verir geçeriz dediği cevabı, biz komünistler, yurtseverler cezaevlerindeki binlerce tutukludan, Hopa’da katledilen Metin öğretmenden, TEKEL işçilerinden intikam alanlardan, Samsun’da direnişleri beşinci aya giren taşeron sağlık işçilerinden, iktidarı boyunca “bizden olmayan kaybeder” diyenlerden, yandaşa “sınav şifresi” verenlerden, AKP’li olmayanın ipini çekenlerden biliyoruz. Vurmaya değil sevmeye geldik diyenlerin duyduğu derin sevgiye, attığı gaz bombalarıyla yaşaran gözlerimiz tanığıdır. Bunca faşizan saldırılara karşı tek silahımız insanlığımızdır. İnsanlık nöbetindeyiz!..

Yumurta kapıya dayandı!.. İşsizliğin, yoksulluğun, yolsuzluğun, gericiliğin, piyasacılığın, hak ihlallerinin, emperyalist kapitalist kuşatmanın, Kürt kardeşlerimizin yükselen sesinin, köle gibi çalıştırılan güvencesizlerin çığlığıyla nurtopu gibi bir Meclis, prematüre bir anayasa yumurtlayacak. Yeni Meclisin ne yumurtlayacağını, hangi başlıklarda nasıl uzlaşacağını hep birlikte göreceğiz. “Boyun eğme” şiarıyla seçimlere giren Türkiye Komünist Partisi’ne “Hadi ordan!.. “ diyenlerin, bugün yediği hurmalar yarın kıçını tırmalayacak!.. Seçimden zaferle çıkan vezir parmağına şerbet olanlar, dönüş tarihi için anayasa değişikliğini beklediğini postacılarıyla ileten Fethullah’ı inşa edecekleri cumhuriyetleriyle karşılayacaklar.

Samsun Meclise 6 AKP, 2 CHP, 1 MHP vekili gönderiyor. Boyun eğmeyenlerin Türkiye Komünist Partisi'ne oy vermesini istedik, sosyalizm için oy istedik, oylar umuda dedik. “Sosyalizm iyi güzel, biz de çok seviyoruz ama şimdi bize demokrasi lazım” diyenlere, ampulü söndürelim derken avizeyi de taktıranlara, Samsunlu komünistler olarak teşekkür ediyor, başınız göğe erdi mi diye soruyoruz.

Dün birlikte direndiğimiz TEKEL işçileri aradı, “TKP’ye oy verdik, gece rahat uyumak için… Vicdanımızın sesidir TKP” dediler. Tütün işçisi vekil adayımız Kahtalı aradı, “Bizi satanlar utansın abla” dedi. Bugün seçim standımızda tanıştığımız bir ağabeyimiz aradı. “Bak kızım, Hüseyin İnan demişti ki, ta ki memleketi Amerika'ya satanların ve gericilerin sonu gelene kadar, bu kavga biz olmasak da devam edecektir. Yurtsever analar var oldukça devam edecektir! Anaların rahmine el atılamayacağına göre, mutlaka devam edecek ve başarılacaktır! Sen de o analardan birisin. Her biriniz devrim adına yüreğinizi koydunuz, ben de o yüreği oyumla selamladım. Bana teşekkür etmeyecek misiniz?”

Nasıl teşekkür etmem Haydar ağabeye, oyum şu sandıkta diye beni arayan TEKEL işçilerine, direnişteki taşeron işçilere, vekilimiz Kahtalı’ya, gecesini gündüzüne katıp ev ev, kapı kapı boyun eğmeyenleri arayan yoldaşlarıma, nasıl emeklerinin, inançlarının ve alınterlerinin önünde eğilmem?..
Yoldaşlarım, dostlarım, kardeşlerim… Elimizden gelenin en iyisini yaptık, emeğinize, bilincinize, yüreğinize selam olsun. Bir yurtsever, bir komünist kendini moral yıkıma koy vermeyeceğine göre cesaret ve umut: parolamız budur bizim… Biz kaçmadık, yenilmedik de… Kızıl Roza’nın sözleriyle "Irzına geçilmiş, kirletilmiş, kanda yuvarlanan, pislik akan işte burjuva toplumun hali budur…” Bu hal, sizi küstürmesin, umutsuzluğa düşürmesin.

Nasıl bir dünyada yaşadığımızı biliyoruz, nasıl teslim alınmış bir ülkede yaşadığımızı da… Büyü de gel diyorlar bize… O zaman kendi özgücümüz ve bağımsız siyasetimizle örgütlenmeye, büyümeye devam edeceğiz. Direniş… İnatçı, bitmez bir gülüş, bir türküdür direniş… Zulme başkaldırı, sömürüye hayır diyebilmenin cesareti, umudun adıdır. Direniş diri olmak, bir haktır, insandır, boyun eğmeyenlerin bayrağıdır direniş…

Bu zulüm, açlık ve faşizm paramparça edilip yere serilmeden, aramızdan hiç kimse dinlenme ve mola verme hakkına sahip değildir. Ya biz kapitalizmi yok edeceğiz ya da kapitalizm tüm insanlığı ve gezegenimizi yok edecek. O yüzden, ya sosyalizm ya ölüm!..

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları