Ana içeriğe atla
  • soltv-logosoltv-light-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • soltv-logosoltv-dark-logo
  • gelenek-logo

Home

soL Haber'de reklam yok, sadece haber var. Bunu birlikte sürdürüyoruz. Abone olarak desteğinizi gösterin.

Yükleniyor...

Belma Nur Kartal

Uzaklardayım, Duygusal Tuzaklardayım BELMA NUR KARTAL (Samsun)

Yayın Tarihi: 07.05.2021 , 23:36 Güncelleme Tarihi: 07.05.2021 , 23:36

Yine eski hastalığım nüksetti. Ruhum İstanbul Menkul Kıymetler Borsası gibi bir inip bir çıkıyor, bir türlü dikiş tutmuyor. Gözümüzün bebeğine baka baka maytap geçiyor, mavra yapıyor, yalannn söylüyorlarrr! O iyi insanlar o güzel atlara binip Veli Efendi Hipodromu'na gider iken, geriye kalan insanlığımızın üstünde dart oynuyorlar, onurumuzdan vuruyorlar. Vıcık vıcık her şey... Nolur yapmayın artık ya, en kalbi hislerimle rica ediyorum. Eski Türk filmlerindeki gibi içinizden birileri çıksın artık, "Durun hakim bey, fakir ama gururlu bu halk suçsuzdur aradığınız suçlu benim!" desin, biz de alkışlayalım abi ya...

Zaten ikizler burcuyuz, şizofreniye meyilliyiz, cinnetime yardım ve yataklık ediyorlar cebren ve hile ile. Asosyalleşip hiç olmazsa gözüm görmesin bu mavracıları diyorum. Ama anlıyorum ki, kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz! Cinnet her yerde, evde de olsan kaçamıyorsun. Geçen gün mesela, sakin sakin evde televizyon izliyordum... Bir TV kanalı Şırnak'ta yapılan terörü tel'in mitingiyle ilgili korucubaşı Hazım Babat'ı (bkz.Google) yayına bağladı. Tahir Adıyaman'la kendisinin mitingde konuşma yaptığını söyleyen Babat, İstanbul Türkçesi ile şöyle bir şey dedi:"Bir hırsızlık, bir yolsuzluk, bir de yoksulluk var. Kur'an hakkı için bizim başka hiçbir sorunumuz yok. Ehhehhe..."

Hee, iyi ya biz de ciddi bir şey var sandık. Baba, daha ne olsun! Kulaklarıma inanamayıp o an Amerika gibi birkaç kriz birden geçirdim. O sırada Hazım'dan bihaber, huşu içinde tesbih çeken anneannem, betim benzim atınca dayanamayıp, "Noldu kınalı kuzum?" diye sordu. "Dow Cones endekslerimde yüzde 3'lük kayıp yaşamış gibiyim anneanne, krizim tuttu" deyince "Allah başka dert, tasa vermesin, geçer çocuum" diye sakinleştirmeye çalıştı beni. Anneannem, Amerikan krizinin bizi vuracağına da inanmıyor zaten. "Tayyip'ten iyi mi bilcen, bize bir şey olmaz diyorsa olmaz. Biz doğru yerdeyiz, gerisini yanlış yerde olanlar düşünsün" diyerek innaa a teyna kel kevser okuyup üflüyor yüzüme global global...

Global, yani küresel lafını oldum olası sevmem (bakınız ne kadar globalleşme ya da küreselleşme, o kadar hinlik ve çapanoğlu) Amerika'nın dünyaya çam sakızı çoban armağanı global krizi, Samsun'u çoktan vurdu aslında. Global ekonomik kriz, Samsun'da küçük ve orta ölçekli esnafı dört kolluya bindirdi götürüyor artık. Banka yöneticileri de piyasalarda son bir yıldır para akışının durmasından dolayı global krizle birlikte Samsun'da protesto olan senet ve arkası yazılan çek sayısındaki belirgin artıştan kaygılanmaktalarmış. Bu aralar da en çok, Bertuğ Cemil'in "Bir baktım uzaklardayım /Duygusal tuzaklardayım /Her sokak bir yol ayrımı/ Anlatamam ki ben kaygımı..."şarkısını dinleyip bunalım takılmaktalarmış.

31 bin işsiziyle Türkiye ortalamasının çok üstündeki Samsun'da ekonomik kriz, birçok küçük esnafı batırdı. Samsun'da işsizler ordusu artık öyle bir büyüdü ki, Vali Güzeloğlu'nun masasına kadar dayandı. İl İstihdam ve Meslek Eğitim Kurulu, 7 Kasım'da Vali Güzeloğlu'nun başkanlığında toplanıp, işsizliğin çözümü için bir yol haritası belirleyecekmiş. Valiler illerindeki işsiz gençleri bulacak, KOBİ'lerin ve sanayinin talebine göre eğitip, cebine de para koyacakmış. Ne güzel değil mi? Ailesinden harçlık istemeye utanan işsiz gençlerimizin cebine para koyacak bir valisi var artık. Bu arada bazı ebeveynler, bu gelişmeden sonra kendilerinden harçlık isteyen işsiz çocuklarını "Ne parası ulan, ben Samsun Valisi miyim?" ya da "Bana bak, seni valiye teslim eder, sanayiye ucuz işgücü yaparım!" diye tehdit etmeye başladılar.

Bu gidişle çocuklarını tehdit edecek aile de kalmayacak artık Samsun'da. Çünkü, ekonomik kriz ve işsizlikle birlikte son birkaç yılda boşanmalarda da patlama yaşandı. Birkaç gün önce, iflas ettiği için karısı evi terk eden bir arkadaşım aradı. Arkadaşın adı Hasan, karısını bulmuş, olay mahallini niye terk ettin diye sormuş. Kadın demiş ki Hasan'a, "Krizde battın, batık Hasan oldun, sana dönmem artık şekerim" Hasan da karısına "Sadece ben değil, bütün ülke battı. Madem battım diye beni terk ettin, ülkeyi niye terk etmedin kitapsız!" diye sormuş. Sorunun cüvabını ben de ciddi ciddi düşünüp işin içinden çıkamayınca, Hasan'ı akl-ı selime davet etmeye karar verdim. Arkadaşıma, "Yangına benzin pompasıyla gitme Hasan!" tavsiyesinde bulundum. Fakat, batık Hasan sakinleşeceği yerde pompalı tüfeğiyle ziyaretime geleceğini söyleyince kendisine teessüf edip telefonu kapattım.

Bizim batık Hasan, sen tut, iflas ettikten sonra Samsun Esnaf ve Sanatkarlar Derneği'nin Türkiye Finans Katılım Bankası sponsorluğunda düzenlediği Ahilik Kültürü Haftası ve Esnaf Bayramı kutlamalarına katıl. Öyle şaşaalı bir Esnaf Bayramı olmuş ki, dağıtılan pilav ve şekerler havada kapışılmış. Dernek Başkanı, "Her milletin bir kültürü vardır. Ahilik, ahlak ve sanatın uyumlu bileşimidir"deyip esnafın bayramını kutlamış. Sponsor bankanın Şube Md. Yard. da her zaman KOBİ'lerin finansal sıkıntılarına çözüm üreteceklerini söyleyince dananın kuyruğu kopmuş. Bizim Hasan, pilav tenceresini bir tekmede devirmiş, şekerleri de alıp başlamış törene katılan AKP'lilerin kafasına fırlatmaya... "Ulan vicdansızlar! Samsun'da icralık olmayan esnaf mı kaldı da bayram yapıyorsunuz? Ocağımıza incir ağacı dikip elimize şeker mi veriyorsunuz? Alın bu şekerleri siz yalayın!"

Hasan'ın bu fevri hareketine çok içerleyen AKP'liler, "Sen bizim partimizin bu bölgede yaptığı icraatları küçümseyemezsin. AK Partimiz, 5 yıllık iktidarı içerisinde Türkiye'de devrim niteliğinde icraatlar yapmıştır" demişler. İktidara geldikleri günden bu yana Türkiye'nin siyasi istikrar içinde olduğunu belirterek, "Bunu başaran hükümetimiz, ardından ekonomik istikrarı da sağlamıştır" demişler. İstikrar sözünü duyunca istifrar etmeye başlayan batık Hasan'ı, daha az önce sabunlu sularla yıkadığımız sokaklara nasıl kusarsın deyip hırpalamışlar. O günden sonra bir daha Hasan'ı görmedim. Canım arkadaşım, her şeye kahredip kentten göç etmiş. Hey gidi Hasan!.. Hemşehrimiz Orhan Baba'dan "yazıklar olsun yazıklar olsun/ kaderin böylesine yazıklar olsun/ her şey karanlık nerde insanlık/kula kulluk edene yazıklar olsun" şarkısını çok severdi.

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu'nun, karakollar ile cezaevlerinde incelemelerde bulunmak üzere 4 alt komisyon kurulmasına karar verdiğini okudum gazetede. Kaçak göçmenler konusunda kurulan alt komisyona da AKP Samsun Milletvekili Cemal Yılmaz Demir'i almışlar. Ey Cemal Demir, dışardan göçenlere değil, içerden göçenlere bak! Hasan'ı da bu kentten kaçırdınız, kaçak göçmen yaptınız ya!.. İktidarınızın, haşmetli saltanatınızın, doğduğu ama doymadığı, işsizlikten kırım kırım kırıldığı için Samsun'u terkeden yüzlerce göçmen için hangi şahane projesi var acaba?

Dünyanın ünlü gayrimenkul ve finans şirketi ABD'li Jones Lang LaSalle'ın hazırladığı 'Dünyanın Kazanan Şehirleri' raporunda Samsun da yer almış. Yatırımcılar için cazip bir bölge olduğu vurgulanan Samsun, en cazip şehirler arasında yer almış. Önemli gelişmeler yaşanacağına vurgu yapılan rapora göre Samsun, lojistik bakımdan Türkiye'nin 'yükselen ve parlayan yıldızı' konumundaymış!

Benim gönlüm sarhooştuur/Yıldızların altındaaa /Sevişmek ah ne hoştuur /Yıldızların altındaa
Ne keder ne yas oluur / Yıldızların altındaaa /Çakıllar elmas oluur /Yıldızların altındaaa...

[email protected]

Belma Nur Kartal 'ın Son Yazıları